Samsun'da esnaf sohbetleri ve AKP oylarında çözülme

Samsun şehir merkezindeki o harikulade sahil şeridine kurulmuş Yabancılar Pazarı'ndayım. Eski adıyla Rus Pazarı.

Adı böyle ama vatandaşlığını alabilen birkaç kişi dışında yabancı esnaf kalmamış. Bu kapalı pazar bugün bin dükkanıyla 3-4 bin esnaf ve işçinin ekmek kapısı.

Çamurlu bir alandan, kapalı bir çarşıya geçişte AKPli büyük şehir belediyesi ile birlikte çalışan ve ekmekleri ve gelecekleri belediyenin kira sözleşmelerini yenilemesine bağlı olan esnafın, iktidar partisine önceki seçimlerde yüksek destek vermiş olması şaşırtıcı değil.

Acaba bu kez tercihlerinde değişiklik var mı?

'Bir hırsızı tutup çıkaramadı kimse'

"Ekonomi düzgün. İşsizlik yok, hatta eleman sıkıntısı çekiyoruz. AK Parti'den memnunuz."

30 yıllık ayakkabıcı Turgay Ordulu coşkulu bir AKP seçmeni. Bu seçimde partisinin oy kaybetmek bir yana güçleneceğini düşünüyor. Özellikle de 'paralel' diye adlandırdığı Cemaat ile hükümetin yollarının ayrılmasının çok hayırlı olduğu kanaatinde.

Yanında çalışan Engin Özyıldız söze karışıp "Hırsızlık muhabbeti var, ama bir hırsızı tutup çıkaramadı kimse nedense. Allah başımızdan AK Parti'yi eksik etmesin." diyor.

'Tayyip Bey olmasa AK Parti olmaz'

Ama her ikisi de AKP'nin gücünü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'dan aldığını düşünüyor:

"Tayyip Bey olmasa bu parti olmaz. Cumhurbaşkanı ama ona oy veriyorum. Başkanlık sistemini istemesi de bu yüzden."

Çarşı'nın sürprizleri

O an, "Muhtemelen konuşacağım çoğu esnaftan bunları duyacağım." diye düşündüm. Ama hiç öyle olmadı.

Doğru, görüştüğüm esnafın kabaca yarısı oylarını hep AKP'ye verdiklerini ve vermeye devam edeceklerini söyledi.

Ama bundan önce iki ya da üç seçim AKP'ye oy verdiğini anlatan diğer yarısı, bu defa oylarının yönünün değiştiğini açıkça ifade edip gerekçelerini anlattılar.

'Bu sefer oyum MHP'ye, HDP barajı aşsa iyi olur'

Dükkanlar açılır, yerler silinir, sergiler yerleştirilirken esnaf birbiriyle seçim şakaları yapıyor.

Bir büfe sahibi, AKP zaferi için üç maaşa iddiaya giren komşu esnafa takılıyor. Bana dönüp "Burda bir ben solcuyum, CHP'liyim." diyor.

Az ilerde tuhafiyeci Osman Akkaya ve bakırcı Emin Gedik hararetli bir seçim tartışması içinde.

"Bu seçimde oyların yönünde bir değişiklik olacak mı?" soruma cevap genç tuhafiyeciden.

"Konuşulanlar sandığa yansırsa, kesin değişir. Muhalefet partilerinin oyları artar. HDP barajı aşar. Aslında gıcığım HDP'ye ama ben de aşmasını istiyorum, çok seslilik iyidir."

Şimdiye kadar AKP'ye oy vermiş. Bu seçimde MHP'ye verecek. Yolsuzluk iddialarından "yüzde yüz" etkilenmiş.

Yolsuzluk iddiaları - Tarım politikaları

Geçerken söze karışan esnaf odası yöneticisi Bayram Erdem, Rizeli. O da "İki dönem AK Parti'ye verdim. Bu sefer MHP'ye vereceğim." diyor.

Tuhafiyeci ile sohbetimize geri dönüyoruz. Ailesi Giresun-Tirebolu'da çiftçilik yapan Osman Akkaya, tarım politikalarından çok şikayetçi.

"Tarımı bitirdi. Fındığa, çaya kota koydu. 10 ton çayın varsa 2 tonunu Çay-Kur alıyor, 8 tonunu 'Özel sektöre ver' diyor. O da para yerine kuru çay veriyor. Ne yapayım kuru çayı? Herkes şimdi çayı söküp fındığa dönüyor. Geçen yıl don olduğundan bu yıl fiyat iyi. Ama fındığa dönemeyen sıkıntılı. Fındık fiyatı da her an düşebilir. Sonra Fiskobirlik nakit vermiyor, ödemeleri geciktiriyor, fazla ayıklama yapıyor. 10 ton fındık için 20 işçi çalışacak. Nasıl ödeyeceksin? Sürekli tüccara borçlanıyor insanlar."

Yine de köylünün, şikayet etse de seçim günü gidip iktidar partisine oy verebildiğini, onun için kırsal bölgelerde tahmin yapmanın çok zor olduğunu ekliyor.

TIKLAYIN - BURSA, EMEK: KARADENİZLİ VE KÜRT GÖÇMENİN OYU AKP'YE

'İsterim ki millet bunlara bir ders versin'

Karşıdan Çarşambalı esnaf Muzaffer Memiş söze karışıyor. "Bizim orda, ovalardan tütün söküldü. Düz arazide yasaklandı. Tütün fabrikası da kapandı."

O da iki dönem AKP'ye oy vermiş. "Gene kazanır ama isterim ki bu millet bir ders versin, o da düşünsün." diyor.

Memiş'in ilk eleştirisi "barış süreci" konusunda. "Kürtler dağdan indi dediler, bir kırmızı halı sermedikleri kaldı. Ben de kan dökülmesini istemiyorum. Barış olsun tabii. Ama ne vaatler verdin. O ölen çocukların analarına anlatman lazım." diyor.

Muzaffer Bey için tek sorun bu da değil. "Esnaf bitiyor. Kriz yok diyorlar ama kriz var." diyor.

Muhalefetten ise hiç memnun değil. "Mecliste ilkokul çocukları gibi kavga dövüş yapıyorlar." diyor. Bu seçimde hiçbir partiye oy vermeyecek.

'HDP'iler saldırıları kendileri yapıyor'

AKP'ye yönelen eleştirilerden dolayı biraz küskün duran bakırcı Emin Gedik ise "Daha kötülerini gördük. Bu durumumuza şükürler olsun. Önümüzü görebiliyoruz. Korkmuyoruz. Ticarette atılım yapabiliyoruz. AVM'ler açılıyor, gene de ayaktayız." diyor.

Fakat yine de "Küçük esnafı büyük marketlere karşı koruyan düzenlemeler yapsalar çok iyi olur." diye kaygı notu düşüyor.

Bir de barış sürecinden memnun değil. HDP'nin barajı aşmaması gerektiğini düşünüyor. HDP bürolarına saldırıldığına inanmıyor.

"Gündemde kalmak için kendi içlerinden yapıyorlar." diyor.

'Kontrolsüz güç iyi değil'

Çocuklarla harika iletişim kurarak oyuncaklarını tanıtan ama gazetecilere hiç güvenmediğini belli eden bir esnaf, yine de kendini tutamayarak konuşuyor:

"Devlet kasasından gezip oy istiyor. Bütün medya ona ait. Aşırı gücü var. Bürokrasiden CHP ve MHP'yi de temizlediler. Kontrolsüz güç iyi değil. Babanın oğlu olsa, kimseyi çok fazla sırtına çıkarmayacaksın. AK Parti'ye verdim daha önce. Bu seçimde düşünmüyorum."

Oyuncakçı, MHP ile CHP arasında gidip geldiğini söylüyor.

'Güçlü lider lazım, gelen çalmayacak mı?'

Pazarın az sayıda Gürcistan göçmeni esnafından Naziko Taflan, vatandaşlık hakkını almış; oyu tereddütsüz "Tayyip Bey'e".

Türkiye gibi büyük bir ülkeyi ancak onun gibi güçlü bir liderin idare edebileceğini düşünüyor. "Yoksa kaos olur." diyor.

Kadın esnafın yoğun olduğu bu köşede, aksesuar dükkanı işleten bir esnaf, eşinin "Artık AK Parti'ye değil MHP'ye verelim." diye baskı yaptığını söylüyor.

"Herkes kendi oyundan sorumlu diyorum ona." diyerek gülüyor.

'Demirtaş Trabzonspor gibi'

Çocuk giyim eşyası satan ve eski AKP seçmeni olduğunu söyleyen bir başka kadın esnafın ise sert eleştirileri var.

"Cumhurbaşkanı tarafsız değil. Dört bakan görevden niye alındı, hala bilmiyoruz. Verilen sözler tutulmadı. Elleri kendine uzun olmasın bize uzun olsun. Asgari ücret düşük. İşler durgun. Borç içindeyiz."

Peki muhalefet partileri hakkında ne düşünüyor?

"Hani futbolda üç büyükler var da, bir de Trabzonspor var ya. Demirtaş da Trabzonspor gibi. Dördüncü büyük." demekle yetindi.

Bir yandan müşteriler, bir yandan hanım esnafın eşinin belli ettiği tedirginliğiyle sohbetimiz kesilirken, ben de aldığım son cevabı ve Yabancılar Pazarı'nın verdiği ipuçlarını düşünerek oradan uzaklaştım.

Samsun'da AKPli olmayan seçmenden sıkça duyduğum "Samsun bu seçimde şaşırtabilir" tahmini ne kadar doğru çıkacak bilmek zor; ama Yabancılar Pazarı esnafının beni şaşırttığı bir gerçek.

İlgili haberler