Gaziantep: İhracat kentine 'Arap baharı' freni

Gaziantep Havaalanı'na indikten sonra otele gitmek için bindiğim taksinin şoförü "İşler nasıl" soruma, "Durgundu ama son bir kaç gündür hareketli" diye yanıt verdi.

"Seçim kampanyasından herhalde" diye konuyu siyasete getirme girişimimi ise, "Yok beyefendi" diye savuşturdu taksici: "Uluslararası halı fuarı açıldı ya."

Anadolu'da ihracatın kalbine tam da bunun için gelmiştim. Türkiye'de 'ihracat mucizesi' olarak görülen kentlerden Gaziantep'ten son dönemde gelen haberler ihracatta yavaşlamaya işaret ediyor.

Bunda Suriye başta olmak üzere Orta Doğu'daki gelişmeler ne kadar etkili?

Kaplan Kardeşler, Gaziantep'te halıcılık sektörünün önde gelen firmalarından.

Fuar alanında sorularımı yanıtlayan şirketin genel müdürü Hakan Dinç, yaklaşık 30 yıldır sektörde olan firmanın aralarında ABD, Irak, Rusya, Suudi Arabistan, Dubai, Kuveyt, AB üyeleri, Libya, Japonya'nın da bulunduğu 100'den fazla ülkeye ihracat yaptığını, ihracat cirosunun da 80 milyon dolar civarında olduğunu söylüyor.

İhracat yavaşlamış, nedenleri ise Türkiye dışında.

Halıcılık hem ihracat hem de istihdam açısından değerli bir sektör. Halıcılar Odası Başkanı Mehmet Törer'e göre, 1,5 milyar doların üzerinde ihracat cirosu yaratan sektörde doğrudan istihdam edilen edilen 25 bin kişi var.

Yan sektörlerle 50 bine yaklaşıyor bu sayı. Kentte istihdam sayısının 200 bini bulduğu dikkate alındığında sektörün kent ekonomisi açısından önemi de ortaya çıkıyor.

Telif hakkı BBC World Service

Sektörün önde gelen firmaları ve temsilcilerine göre, yavaşlamanın nedeni Türkiye'nin yakın çevresinde yaşanan istikrarsızlıklar. Halıcılık sektörü açısından bu istikrarsızlıklarda iki bölge öne çıkıyor. Orta Doğu, ikincisi de Ukrayna ve Rusya.

2009'daki küresel ekonomik yavaşlama özellikle de euro bölgesindeki kriz Orta Doğu'da da ciddi bir pazarı olan Gaziantep'i pek etkilememişti. Ancak euro bölgesi krizine Arap Baharı'nın yarattığı istikrarsızlık eklenince Gaziantep ekonomisi krizi hissetmeye başlamış.

Libyalılar ürünlerde Türk bayrağı istemiyor

Durumu daha da zorlaştıran da, her ikisi de halı ihracatında Gaziantep'in kilit pazarlarından Ukrayna'da yaşanan kriz ve krizdeki sorumluluğu nedeniyle Rusya'nın hedef olduğu yaptırımların da etkili olduğu bir devalüasyon krizi.

Türkiye'nin Orta Doğu'da izlediği dış politikanın geldiği nokta da ihracata pek yardımcı olmamış. Bir işadamı, "Örneğin beş yıl önce Libya'da ithalatçılar ürünlerin üzerinde Türk bayrağı isterlerdi" diyor, ve şöyle devam ediyor:

"Tüketicinin güvenini güçlendiren, markanın bir parçası olarak görülürdü Türk bayrağı. Geçenlerde Libyalılar, ürünlerin üzerindeki bayrakları kaldırın demeye başlamışlar Türkiye'ye olan tepki nedeniyle."

Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin iktidara geldikten sonra önemli stratejilerinden biri de Orta Asya, Rusya, Afrika ve Orta Doğu coğrafyasında ticaret ve yatırımı özendirecek adımlar atmaktı.

Gaziantep bu stratejiyi lehine çevirebilen kentlerden biri oldu.

2015'e kadar yükselişte

2002'de 619 milyon dolar civarında olan ihracat hacmi 2008'de 3 milyar 500 milyon, 2013'te de 6 milyar 470 dolara ulaşmış. İstikrarlı ve güçlü bir artış var.

Telif hakkı BBC World Service

2014 yılında ise, artış geçmiş yıllardaki hızda olmasa da artıda, yüzde 2'nin biraz üzerinde.

Ancak 2015 yılındaki tablo, Gaziantep'te ihracatta gerilemeye işaret ediyor.

Şehrin ihracatı 2015'in başından bu yana daralıyor. Son olarak Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin açıkladığı Mayıs ayı verilerine göre Gaziantep ihracatı Mayıs'ta yıllık bazda yüzde 5,9 daralarak 523 milyon dolar oldu. Nisan'da daralma yüzde 9 seviyesindeydi.

İhracatçılar bunun dönemsel olduğunda ısrarlı olsa da ortaya çıkan tablo, son 5 aydır peş peşe ihracat daralması yaşandığını gösteriyor.

Çocuk bezlerinden sargı bezi

Hükümetin ihracatta sıçrama yaratan dış politikasının yaşadığı sıkıntılar da, şimdi bu coğrafyada engel haline gelmiş durumda.

Irak en büyük ihracat ortaklarından, ancak iş çevrelerinden bir isim, Türk firmalarının Irak'ta ihale almakta zorlandıklarını söylüyor.

Suriye'yle savaşın başlamasının ardından gerileyen ticari ilişkilerde son dönemde az da olsa hareketlilik görülüyor. Bunu 'arızi' olarak niteliyor iş çevreleri. Nedeni ise, yaşananın normal bir ihracat-ithalat faaliyeti çerçevesinin dışında gerçekleşmesi.

Suriye'yle ihracat rakamlarının artışında yardım kuruluşlarının Suriye'deki yardım faaliyetleri kapsamında kullandıkları malzemeleri ve özellikle gıda tedarikini Gaziantep'te yapıyor olmaları da etkili.

Kargo şirketi sahibi, gümrük müşaviri Muammer Türkkan, Suriye'de bir yandan çatışma olduğunu, ama diğer yandan da yaşamın devam ettiğini aktarırken, özellikle un, makarna, bir litrelik ayçiçek yağları ile çocuk bezinin Suriye tarafında alıcı bulduğunu söylüyor.

Çocuk bezleri asıl işlevlerinin yanısıra çatışma ortamında sargı bezi olarak da kullanılıyormuş.

Çocuk bezi sektöründe faaliyet gösteren Pakten, 15 yıldan uzun bir geçmişi olan bir firma. Şirketin yönetim kurulu üyesi Vedat Tepe, Anadolu'nun ilk çocuk bezi üreticisi olduklarını söylüyor.

Kentte temel ihtiyaçlarda, sağlık ve hijyen malzemelerindeki talebin patlaması nedeniyle örneğin çocuk bezi sektöründe son 3-4 yılda 10'a yakın firmanın doğduğunu aktarıyor.

Image caption Çocuk bezi üreten şirketin yönetim kurulu üyesi Vedat Tepe: "Suriye ile ticaret sekteye uğradı."

Suriye'yle ticaret Pakten'in ihracat portföylerinde ciddi bir paya sahip değil, bunun nedeni ise Suriye'nin istikrarlı bir pazar olmaması.

Asıl olarak bir dönem İran, şimdi Türkmenistan ve Irak başta olmak üzere Orta Asya ve Orta Doğu ülkeleri, ve Afrika ülkelerine ihracat yapıyorlar. Peki sektörde Suriye'yle ticaret nasıl işliyor? Vedat Tepe'nin yanıtı şöyle:

"Suriye'yle ticaret sekteye uğradı, ama gıda ve hijyen sağlık sektöründe bir akıştan söz edilebilir. Orada ticareti canlandıran, yardım kuruluşlarının mülteciler için satın almaları. Ayrıca Suriye'den Gaziantep'e taşınan bir sürü tüccar var, bu tarz ürünleri satın alıyorlar, gönderiyorlar. Yardım kuruluşları belli bir noktaya kadar yardım edebiliyor. Tüccarlar gelip satın alıyorlar. Biz de stok durumumuza göre onlara veriyoruz. Ama Suriye'nin bütün ihracatımızdaki payı yüzde 4'ün altındadır en fazla."

'Sorunlar 5 yıla çözülür'

İhracatçılar, genel olarak iyimser görünüyorlar. Krizin, ihracat pazarı bölgelerdeki jeopolitik sorunlara bağlı konjönktürel sıkıntılar olduğu görüşü yaygın.

Eski Sanayi Odası Başkanı, AKP Milletvekili Nejat Koçer, ihracattaki gerilemenin de mayıs ayında durduğuna ilişkin işaretler olduğunu, dolayısıyla sorunların aşılmakta olduğunu söylüyor.

Telif hakkı Bekir Sahin
Image caption Sanayi Odası Genel Sekreteri Kürşat Göncü krizi fırsata çevirmeyi bildiklerini söylüyor.

Sanayi Odası Genel Sekreteri Kürşat Göncü ise, kentin geleceğini parlak gördüklerini, Suriye ve Irak'taki sorunların 5 yıl içinde çözülmesini umduklarını vurgularken, Gaziantep'in bu ülkelerin yeniden inşaasında rol oynayacağını savunuyor.

Göncü, "1983'te serbest piyasaya geçiş sırasında, ardından Körfez krizi, 1990'ların başında Körfez Krizi, 1990'ların sonunda Rusya krizi ve Avrupa Birliği krizleri. Bunları fırsata çevirmeyi bildik. Şimdi Orta Doğu patladı. Hammadde ve aramamul ürettiğimiz için bütün dünya sanayisini karşılayacak potansiyelimiz var. Tek endişemiz küresel bir kriz olur'' diyor.

Sokaklarda arada geçen seçim arabalarından duyulan parti müzikleri ve anonslar dışında yoğun bir seçim kampanyasının yaşandığını söylemek pek mümkün değil. Kişisel sohbetlerde ise durum farklı.

CHP'nin vaatlerine tepki var mı?

Dikkatler 8 Haziran sabahına yönelmiş durumda.

AKP ile 'paralel yapı' olarak adlandırdığı Gülen cemaati arasındaki mücadelenin seyri dikkatle izleniyor. İş çevrelerinden bir isim, hükümetin bu mücadelede, bağımsız olması gereken kurumları kullanıyor olmasınının kaygı yarattığını söylüyor.

Image caption Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Eyip Bartık muhalefetin asgari ücreti vergi dışında bırakma önerisini sorguluyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın merkez bankasına ilişkin bir kaç ay önce dile getirdiği söylemlerin yine kurumların siyasi baskıya hedef oldukları kaygısını güçlendirdiğini söylüyor aynı isim.

İşverenler arasında muhalefetin asgari ücreti arttırma vaatleri ise negatif bir tepki yaratmış görünmüyor.

Bu soruyu yönelttiğim iş çevrelerinden bir isim, "Asgari ücreti vergi dışı bırakmaktan bahsediyor, kayıtdışı istihdamı önlemekten söz ediyor, dolayısıyla bizi tedirgin edecek bir şey değil" diyor.

Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Eyüp Bartık ise farklı düşünüyor, "vergi dışı bırakacak olsalar bile devlet bütçesinde bu kalemde oluşacak açığı nasıl gidereceklerinin ikna edici bir açıklaması olmadığı" görüşünde. "Muhtemelen nasıl olsa yapamazlar diye düşündükleri için tepki gelmemiştir" diyor.

Kısacası Gaziantep'te görünen tablo, iş çevrelerinin desteğinin bu seçimde de AKP'ye yönelmesinin şaşırtıcı olmayacağı.

Ancak bu kez bu desteğin eskisi kadar güçlü olmaması muhtemel.

İlgili haberler