1 Kasım: CHP, yeni seçmenleri ikna etmekte neden zorlanıyor?

Telif hakkı AFP

1 Kasım seçimlerine sayılı günler kala tüm kamuoyu yoklamalarında Adalet ve Kalkınma Partisi'yle (AKP) birlikte Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) de oylarını artırdığı görülüyor. AKP, tek başına iktidarı zorlarken, CHP'deki oy artışı onu tek başına iktidar yapmaya yine yetmiyor.

CHP neden tek başına iktidar olamıyor?

BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Sencer Ayata'ya göre, Türkiye'de özgür ve adil bir seçim yapılmıyor. Kendileri de dahil tüm partilerin, 1 Kasım'a giderken hazine yardımı almadığını söyleyen Ayata, birçok ilde valilerin AKP'li gibi çalıştıklarını ileri sürüyor.

TIKLAYIN - BBC TÜRKÇE'NİN 1 KASIM SEÇİMLERİ İÇİN HAZIRLADIĞI TÜM HABER VE ANALİZLER

Ayata, "Bir partiyle değil, aynı zamanda bir devletle de yarış içerisindeyiz. Medya kontrol altında. Şayet bu seçimler özgür ve adil olsa bu sonuçlar bu kadar olmaz. Birinci, ikinci sıra değişir değişmez ama bu kadar açık fark olmaz" diyor.

'İstikrarlı bulurlarsa satın alırlar'

Ayrıca Ayata'ya göre, CHP'nin iktidara gelememesinin nedenlerinden biri de toplumda geçmiş dönemden kalan bir CHP algısı olması.

Bir diğer algı ise 13 yıllık AKP iktidarının özellikle ilk döneminin belirli bir kitlede olumlu olarak karşılanması.

TIKLAYIN - 1 KASIM: KÜÇÜK DEĞİŞİMLERİN BÜYÜK FARK YARATACAĞI SEÇİM

'Camileri ahır yaptı; imam hatipleri kapatacak' benzeri ifadelerin CHP'ye yönelik kara propaganda olduğunu ve bu yanlış algıların bir günde değişmediğini savunan Ayata, şöyle devam ediyor:

"Biz şimdi, bize yönelik olumsuz algıları değiştirmeye çalışıyor, AKP'ye oy veren yüzde 41'lik kitlenin neden verdiğini de sorguluyoruz. Bizim hedefimiz, sürekli çalışarak o kitleye sonraki seçimde uluşmak."

Peki, bu algı nasıl değişecek?

Telif hakkı TWITTER
Image caption CHP Genel Başkan Yardımcısı Sencer Ayata: "Hukuk ve demokrasi çerçevesinde oluşan sınırsız gücün frenlenmesi açısından 1 Kasım, tarihi bir imtihan."

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sencer Ayata, partisinin, gündelik yaşama dair sorunlarına yönelik ekonomik ve sosyal içerikli bir söylemle oy alamadıkları kesimle iletişim kurmaya ve bu seçmenden de oy almaya çalıştıklarını aktarıyor.

Ayata'ya göre bu, "daha uzun dönemde, sabırla, yavaş yavaş ulaşılacak hedefleri."

Ekonomiyi merkezine alan 'Yeni CHP'nin bu söyleminin hemen oya dönüşmeyeceğini 7 Haziran öncesinde de ifade ettiklerini kaydeden Andy-Ar'dan Faruk Acar da CHP'ye yönelik geçmişten gelen algıların kırılmasının kısa vadede çok mümkün olmadığını savunuyor:

"Dün artı dediğinize bugün eksi diyorsanız, seçmenler sizin gibi hemen manevra yapmayabilirler. Dolayısıyla bunu izler, söyleminizi istikrarlı ve sürdürülebilir görürlerse satın alırlar. CHP'nin oy oranındaki yükseliş, onu tek başına iktidar yapabilecek bir oran değil ama bir seçimde bir-iki puan, diğer seçimde bir-iki puan diyerek eski CHP algısının yavaş yavaş kırıldığını söyleyebiliriz."

CHP açısından handikap oluşturur mu?

7 Haziran seçimlerinde CHP, ekonomik vaatlerle seçmenin karşısına çıktı. 13 yıllık iktidarı boyunca gündemi belirleyen parti olarak nitelenen AKP, ilk kez muhalefetin söylemlerini karşılamak için çaba sarfa etti.

AKP dahil tüm partilerin 1 Kasım'a yönelik seçim bildirgelerinde de ekonomi ağırlıklıydı. Ancak PKK ile çatışmasızlık ortamının sona ermesi, Ankara'daki bombalı saldırıda 102 kişinin yaşamını yitirmesi sonrası gündem, terör ve güvenliğe odaklandı.

TIKLAYIN - UZMANLAR CHP'NİN SEÇİM BEYANNAMESİ İÇİN NE DİYOR?

Kamuoyu araştırmacısı Faruk Acar yaptıkları araştırmalarda bugün vatandaşın yüzde 40'ının terörü "birinci sorun" olarak gördüğünü aktarıyor.

Metropoll Araştırma Şirketi Başkanı Prof. Dr. Özer Sencar da Türkiye'nin ekonomi, demokrasi gibi birden çok sorunun şu an hiç konuşulmadığı fikrinde:

"Dolayısıyla CHP'nin ekonomik vaatleri de konuşulmuyor. Bunun, CHP için çok ciddi bir handikap oluşturduğunu sanmıyorum. Çünkü halk, CHP'nin vaatlerini olumlu karşılıyor ama CHP'nin bunu gerçekleştireceği konusunda beklentisi düşük. 'İktidar olmayacak ki neyi yapacak' diyorlar."

CHP Genel Başkan Yardımcısı'na göre de CHP'nin çalışmalarında handikap oluşmuyor çünkü vatandaşın iki temel sorunu var: Can güvenliği ve ekonomik güvenlik.

Ayata, şöyle devam ediyor:

"Onun için biz, ikisine birden seslenmeye çalışıyoruz. Şimdiye kadar bir siyasi süreç yaşadık ve bu, tek adam rejimine yol açtı. Türkiye, 13 yılda büyüyemeyen bir ülke haline geldi. Demek ki bu güç, sorunların çözümü değil, kaynağı. Yüzde 41'in gün geçtikçe bunların bilincinde olup, sorumlusunu arayacağını düşünüyorum. Hukuk ve demokrasi çerçevesinde bu sınırsız gücün frenlenmesi açısından 1 Kasım, tarihi bir imtihan."

İlgili haberler