'Türkiye'nin demokratik geriye gidişi görmezden gelinemez'

Avrupa Birliği ile Türkiye arasında bugün yapılacak liderler zirvesinde, Avrupa'ya yönelik mülteci akınının durdurulması amacıyla hazırlanan plan ele alınacak.

Zirveye katılacak 28 AB ülkesinin lideri, Türkiye üzerinden Avrupa'ya yönelen göçün bir an önce durdurulması için çözüm arayacak.

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından temsil edilecek olan Türkiye ise, Avrupa'dan ekonomik yardımın yanısıra, vize kolaylığı ve Türkiye - AB üyelik görüşmelerine yenide başlanmasını isteyecek.

Ancak zirve, basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve insan hakları konularının gölgesinde gerçekleşecek.

Türkiye'de son günlerde yaşanan, Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün gözaltına alınması, Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin öldürülmesi gibi gelişmler, özellikle Avrupa muhalefetinin zirveye olan ilgisini arttırdı.

Ancak, özellikle muhalefet partileri, hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü ve insan hakları ihlalleri konusundaki sorunlar nedeniyle Türkiye - AB ilişkilerinin canlandırılmasına sıcak bakmıyor.

Zirve öncesi birçok Avrupa başkentinden Brüksel'e, "AB, Ankara'ya muhtaç izlenimini vermeyin" uyarısı yapılıyor.

"Demokratik geriye gidiş görmezden gelinemez"

Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Kati Piri, zirvede AB'nin mülteci krizi uğruna "Türkiye'deki demokratik geriye gidişi görmezden gelmesinden" endişe ediyor.

Hollandalı parlamenter, AB liderlerinden, basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve insan hakları sorunları konusunda Avrupa'nın kaygılarını Türk hükümetine iletmesini istiyor.

Can Dündar ve Erdem Gül tarafından yazılan mektubu AB liderlerin ileten Piri, zirvenin ana gündemini bu sorunların oluşturulması gerektiğini savunuyor.

TIKLAYIN: CAN DÜNDAR VE ERDEM GÜL'DEN AB LİDERLERİNE MEKTUP

Avrupa Parlamentosu Liberal Grubu da, zirvenin öncelikli gündeminin insan hakları sorunları olmasından yana. Liberaller, Suriye'ye silah götüren TIR'ları haber yaptığı için gazetecilerin, "casusuluk" suçlamasıyla gözaltına alınmasına tepki gösteriyor.

"Basın özgürlüğü resmi gündem olmalı"

AP Liberal Grup üyesi Marietje Schaake, gazeteciler Dündar ve Gül'ün tutuklanmasını kaygı verici olarak değerlendirdi.

Schaake, Türkiye'de hukuk ve temel özgürlükler konusunda sistematik bir gerileme gördüklerini vurguladı. Basın özgürlüğü konusunun, zirvenin resmi gündemlerinden birisi olması gerektiğini söyledi.

Telif hakkı AP
Image caption Gazeteci Dündar ile Gül, Milli İstihbarat Servisi'nin tırlarıyla Suriye'ye silah sevkiyatı yapıldığına ilişkin görüntü ve haberleri yayınlayarak 'casusluk yapmak ve terör örgütüne yardım ve yataklık etmekle' suçlanıyorlar.

Hristiyan Demokrat gruptan bir üye ise BBC Türkçe'ye, zirvede "mülteci sorununun çözümü için Avrupa değerlerine sırt dönüleceği" endişesi duyduğunu söyledi. Avrupa parlamenteri, temel hak ve özgürlüklere ilişkin sorunların arttığı Türkiye ile üyelik müzakerelerine başlanmasına karşı olduklarını dile getirdi.

Ancak eleştirilere rağmen AB yönetiminin, Ankara ile üyelik müzakerelerine yeniden başlanmasına sıcak baktığı belirtiliyor.

Ankara'da 2 hafta önce temaslarda bulunan AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans da Türkiye ile ilişkilerin canlandırılmasına sıcak bakıyor.

Türkiye ile müzakerelere yeşil ışık

Timmermans, geçen hafta Amsterdam'da yaptığı açıklamada, Türkiye ile müzakerelere başlanması ve böylelikle Ankara'ya reformlara devam etmesi konusunda baskı yapılmasını savunmuştu.

Ancak AB yönetimi, üyelik görüşmelerine başlansa bile, koşullarda yumuşama olmayacağı ve prensiplerden ödün verilmeyeceği mesajının altını çiziyor.

Brüksel'deki zirve, Timmermans'ın "başarılı" Ankara temaslarının sonucu gerçekleştiği belirtiliyor.

TIKLAYIN: 'AVRUPA'YA VİZESİZ SEYAHAT EKİM 2016'DA BAŞLAYABİLİR'

Zirvede, Türkiye'deki 2 milyondan fazla Suriyeli mültecinin yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve Avrupa'ya yönelik göçün önlenmesine yönelik plan ele alınacak.

Brüksel, Suriyeli mültecilerin eğitim, sağlık, barınma gibi ihtiyaçları için Ankara'ya 3 milyar euro verecek. Bu paranın 500 milyon eurosu AB tarafından, geri kalanı da üye ülkelerce sağlanacak.

Zirveye katılan Hollanda Başbakanı Mark Rutte, "bu para Erdoğan'ın cebine girmeyecek" açıklaması yapmıştı.

Rutte'ye göre, 3 milyar euro Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ve diğer ilgili kuruluşlar tarafından son kuruşuna kadar sığınmacılar için harcanacak.

Brüksel'deki kaynaklar, Türkiye tarafından tanınmayan Kıbrıs'ın da zirvede olacağını anımsatıyor. Rum hükümetinin, "resmi tanınma" koşulunu masaya getirebileceğini belirtiyorlar.

İlgili haberler