HDP'li Yiğitalp: Diyarbakır'ın dörtte biri abluka altında

Telif hakkı Reuters

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde ilan edilen son sokağa çıkma yasağı, güvenlik güçleri ile PKK'lılar arasındaki çatışmalar ve patlamalar eşliğinde üçüncü gününe girdi. İlçedeki son çatışmalarda biri ağır olmak üzere 4 polis yaralanırken, HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp "Kentin dörtte biri abluka altında" dedi.

BBC Türkçe'ye konuşan Sibel Yiğitalp bugün sabah saatlerinde 15-16 yaşlarında bir çocuğun cenazesini almak için Sur'a girdiklerini ve cenazeyi otopsi için hastaneye götürdüklerini söyledi.

"Diyarbakır'da bir şehir savaşı yaşanıyor" diyen Yiğitalp, kent dışından gelen ve kente yığılmış binlerce kolluk kuvveti olduğunu belirtti. Yüzü maskeli güvenlik güçlerini gördüğünü de ekledi.

HDP Diyarbakır Milletvekili sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hava burada çok ağır. Sur'a girdiğimde sokaklarda yüzlerce çocuk gördüm. Bu sorun çatışmayla, savaşla çözülemez. 90'lı yıllardaki travmaları tekrar yaşamak istemiyoruz. Seçilmiş biri olarak biz bu kadar kaygılıysak, oradaki halkın kaygısını siz düşünün.

"Burada neler olduğunu anlamak için BM ya da Avrupa Konseyi gibi kuruluşlardan gözlemciler gelmeli. Bu iş artık Türkiye'yi aştı."

Telif hakkı HATICE KAMER

'Ekmek için dışarı çıkanlara ateş ediliyor'

Demokrat Bölgeler Partisi Eş Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erbey de eylemcilere fazlasıyla sert bir yanıt verildiğini söyledi.

"Şu anda Sur'da yoğun top atışları duyuyorum ve karşımda dumanlar yükseliyor. Düzenli aralıklarla bomba sesleri duyuluyor" diyen Erbey, son dönemde halkın mahalleleri akın akın terk ettiğini, ilçede kalanların çoğunun yoksul kesimden olduğunu aktardı.

Ekmek için dışarı çıkanlara ateş edildiğini iddia eden Erbey, devletin kaybettiği otoritesini tesis etmek için kontrolsüz şiddet uyguladığını savundu.

'Sur'daki yasak, ticarete büyük darbe vurdu'

Sur ilçesinde eczacılık yapan ve aynı zamanda Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi Başkanı olan Mehmet Kaya da, Sur'da 7 Haziran'daki seçimden bu yana beşinci kez sokağa çıkma yasağı uygulandığını hatırlattı.

Telif hakkı Reuters

Diyarbakır'ın ticaretinin yüzde 90'unun Sur ilçesinde gerçekleştiğini belirten Kaya, yasakların ilde ticarete büyük darbe vurduğunu kaydetti:

"Ben bunun kazılan hendekleri engellemeye yönelik bir operasyon olduğuna inanmıyorum. Bu sokaklar zaten belli. 3-4 sokaktan söz ediyoruz. Bunun arkasında halkı korkutmaya ve sindirmeye çalışan güvenlik endeksli bir politika var. Devlet halkın öz yönetim taleplerini şiddetle bastırmaya çalışıyor. Diyarbakır'ın ticaret hayatı durdu. Kent kitlenmiş durumda."

Sur'da, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin Cumartesi günü öldürülmesinin ardından gerginlik artmış, polis ilçede hendek kazan gruplara karşı operasyonlarını yoğunlaştırmıştı.

AKP'li Akar: PKK, Sur'da fiili bir durum yaratmış

BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan AKP Diyarbakır İl Başkanı Muhammed Akar ise kente darbeyi güvenlik operasyonunun değil kazılan hendeklerin vurduğunu söyledi.

Hendeği kazanların 18 yaş altında çocuklar olduğunu ve onları bundan vazgeçirmeye çalıştıklarını ifade eden Akar, "Ancak ortada yasal olmayan bir durum var. Hangi ülkede olursa olsun devlet silah ya da patlayıcı kullananlara karşı halkın can ve mal güvenliği korumakla görevlidir" dedi.

"Son çare olarak operasyona karar verdik" diye konuşan Akar, Sur'da yaşayan 40 bin kişinin yarıdan fazlasının ilçeyi terk ettiğini belirtti.

Telif hakkı Reuters

Akar'a göre Surlular, operasyonlar yüzünden değil kazılan hendekler nedeniyle kaçıyor:

"Profesyonel eğitim almış silahlı unsurlar Sur'un içine sızdı. Bir kısmı çoluk çocuk ama orada yetişkin, profesyonel silah kullanan ve mahalleyi kontrol altında tutan unsurlar var" diyor Akar.

Akar'ın tahminlerine göre Sur'da 'onlarca silahlı unsur' bulunuyor.

'Operasyon dışında başka seçeneklerinin kalmadığını' vurgulayan Akar, "PKK orada fiili bir durum yaratmış, oradaki insanlar eziyet çekiyor" dedi.

Akar, Sur'daki operasyonların yakında sona ereceğini ve sokağa çıkma yasağının kalkacağını belirtip, ekledi:

"Kimsenin ölmesini istemiyoruz. Öne sürülen bu çocukları birilerinin kullanmasına izin vermeyeceğiz".

İlgili haberler