Almanya'da neo-Nazi davasının tek sanığı: Suçsuzum

Telif hakkı Reuters
Image caption Beate Zschaepe bugün mahkemede ilk kez konuştu

Almanya'da sekizi Türkiyeli on kişiyi öldüren neo-Nazi hücresi davasının tek sanığı Beate Zschaepe 2,5 yıldır ilk kez sessizliğini bozdu ve cinayetlerle ilgisi olmadığını söyledi.

Sanık Zschaepe Milliyetçi Sosyalist Yeraltı (NSU) adıyla anılan neo-Nazi örgütün üyesi olduğu suçlamalarını da inkar etti.

Grup on yılı aşkın bir süre içinde ırkçı sebeplerle sekiz Türkiye, bir Yunanistan kökenli kişi ile bir Alman kadın polisi öldürmüş, bir dizi bombalı saldırı ve soyguna karışmıştı.

Savcılar, Zschaepe'yi örgüte üyelik ve delilleri yok etme, para ve saklanacak yerler bulma suretiyle, 10 cinayet, 15 banka soygunu, 2 bombalama eylemini gerçekleştiren iki kişiye yardımla suçluyor.

Zschaepe suçlu bulunursa müebbet hapse mahkum edilebilecek.

Çocukluğundan başladı

Bugün verdiği ifadede sanık Beate Zschaepe, örgütün şu anda hayatta olmayan iki üyesi Uwe Mundlos ve Uwe Boehnhardt ile ilişkisini açıkladı.

Image caption Uwe Boehnhardt ve Beate Zschaepe

40 yaşındaki sanık, çok genç yaşta önce Uwe Mundlos'a aşık olduğunu fakat 19 yaşında Uwe Boehnhardt ile ve çok daha milliyetçi arkadaşlarıyla tanıştığını söyledi.

Mundlos ve Boehnhardt'ın 2011 yılında bir intihar anlaşması yapıp birbirini öldürdüğünün açıklanmasından kısa süre sonra Zschaepe polise teslim olmuştu.

Neo-Nazi grup 2000 ile 2007 yılları arasında on kişiyi öldürmesine rağmen on yılı aşkın süre izi bulunamadı.

Polis ve güvenlik örgütleri bu konuda ciddi hatalar yapmakla suçlanıyor.

Beate Zschaepe'nin avukatının sesli olarak mahkeme salonunda okuduğu 53 sayfalık ifadesi, sanığın eski Doğu Almanya'da geçen çocukluğundan başladı.

Sanık ifadesinde, Zschaepe grubun saldırıları ve işlediği cinayetlerde rolü olduğu iddialarını yalanladı ama saldırılara engel olamadığı için ölenlerin ailelerinden özür diledi.

'Kedilerimi ihmal ettim'

Zschaepe, örgütün ilk cinayetinden, işlendikten üç ay sonra haberdar olduğunu söyledi.

Grubun ilk hedefi olan çiçekçi Enver Şimşek 9 Eylül 2000 tarihinde Nüremberg'de öldürülmüştü.

Sanık, hayatta olmayan örgüt üyeleri Mundlos ve Boehnhardt'a, polise teslim olmak istediğini söylediğini ama ikilinin kendisini "İntihar ederiz" diye tehdit ettiklerini de kaydetti.

Beate Zschaepe cinayetlerin sebebini hala bilmediğini de iddia etti.

Bunun istisnası 2007'de öldürülen kadın polis Michele Kiesewetter. Sanık, polisin silahını almak için öldürüldüğünü söyledi.

Beate Zschaepe iki sevgilisinin sürekli cinayet işlemesinin kendisini sürüklediği "hayalkırıklığı" yüzünden günde üç-dört şişe şarap içtiğini ve kedilerini ihmal ettiğini kaydetti.

"Birlikte yaşadığım iki adamın insan hayatına hiç bir değer vermediğini anlamıştım" dedi.

Polisin haberi bile yoktu

Polis 2011 yılı Kasım ayında Mundlos ve Boehnhardt'ın cesetlerinin bir karavanda bulunması ve hemen ardından Beate Zschaepe'nin teslim oluşuna kadar örgütün varlığından haberdar değildi.

Beate Zschaepe iki erkekle birlikte yaşadığı Zwickau'daki apartman dairesini de ateşe vermekle suçlanıyor.

Savcılar cinayetlerin göçmen nüfusu Almanya'yı terk etmeye zorlayacak bir korku ortamı yaratmak amacıyla işlendiğini söylüyorlar.

Fakat, Beate Zschaepe'nin 2,5 yıl sonra bugün verdiği ilk ifade bu konuda bilinenlere yeni bir şey katmadı.

Image caption Grubun öldürdüğü 10 kişiden 8'i Türkiyeli

NSU adını alan örgüt:

  • 2000 yılında Nüremberg'de Enver Şimşek,
  • 2001 yılında yine Nüremberg'de Abdurrahim Özüdoğru, Hamburg'da Süleyman Taşköprü ve Münih'de Habil Kılıç,
  • 2004 yılında Rostock'da Mehmet Turgut, 2005 yılında Nüremberg'de İsmail Yaşar ve Münih'de Teodoros Boulgarides,
  • 2006 yılında Dortmund'da Mehmet Kubaşık, Kassel'de Halil Yozgat ve
  • 2007 yılında Heilbronn'da kadın polis Michele Kiesewetter'i öldürmüştü.

İlgili haberler