Hollanda: 'Daha az Faslı' çağrısından sonra cami basıldı

Telif hakkı Twitter

Hollanda'da iktidar ve muhalefet partisi yetkilileri mülteci karşı söylemiyle bilinen aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) taraftarlarının şiddet eylemleri nedeniyle kaygılı olduklarını açıkladı.

PVV lideri Geert Wilders'in çağrısı üzerine yüzlerce aşırı sağcı, hafta içinde sığınmacı merkezi kurulmasına olumlu bakan Geldermalsen kentindeki belediye meclisi toplantısını bastı.

Aşırı sağcılar, hafta sonunda da kentindeki El Fetih Camii'ni işgal ederek, Wilders'e destek pankartı açtı.

PVV, kamuoyu yoklamalarına göre en büyük parti konumunda ve olası bir seçimde en yakın rakibinden 19 milletvekili daha fazla çıkaracak.

Direniş çağrısı

Geldermalsen Belediyesi'nin, bin 500 kişilik mülteci kampına önerisini desteklediği açıklamaları üzerine Wilders, taraftarlarına direniş çağrısı yaptı.

Belediye meclisi toplantısı Wilders yandaşlarınca basıldı.

Belediye meclisi üyelerine havai fişek ve bira şişeleri ile saldırıda bulunuldu. Bazı meclis üyelerinin de telefonda tehdit edildiği belirtildi. Bunun üzerine mülteci kampıyla ilgili toplantı yapılamadı.

Wilders taraftarları, Cumartesi günü de Dordrecht kentinde daha çok Faslıların devam ettiği El Fetih Camii'ni işgal etti. Aşırı sağcı grup caminin çatısına çıkarak "İslamlaşma durdurulsun" ve "Daha az, daha az" yazılı pankartlar açtı.

"Daha az", Wilders taraftarlarının Hollanda'nın Faslılardan arındırılması için kullandığı bir slogan.

Aşırı sağcı liderin geçen seçimler sonrası PVV'lilere, "Hollanda'da daha çok mu, daha az mı Faslı istiyorsunuz?" sorusu üzerine, yandaşları "daha az, daha az" diye tempo tutmuştu.

Bu olay nedeniyle Wilders hakkında, "kin ve nefrete teşvik ve ayrımcılık" suçlamasıyla dava açıldı. Lahey Mahkemesi, Cuma günü Wilders'in yargılanmasına 18 Mart 2016'da başlanacağını açıkladı.

Aşırı sağcı lider, mahkemeyi tarafsız davranmamakla suçluyor.

Cami işgalinin, dava konusunda Wilders'e destek amacıyla gerçekleştirildiği belirtiliyor.

Güvenlik ve Adalet Bakan Yardımcısı Klaas Dijkhoff, yaşanan şiddet eylemlerinin demokratik tepki olaraka kabul edilemeyeceğini belirterek, "Her şeyin bir sınırı var" dedi.

Muhafazakâr eğilimli Hristiyan Birliği (CU) Partisi lideri Gert - Jan Segers, şiddet olaylarından Wilders'i sorumlu tuttu.

Segers, Wilders'ten taraftarlarına yönelik barışçıl protesto ve şiddetten uzak durma çağrısı yapmasını istedi.

CU lideri, Wilders'in meclise yönelik "sahte parlamento" suçlaması ve "hakimler tarafsız değil" açıklamalarını anımsattı. Wilders'in bu söyleme mülteci merkezlerine karşı dile getirdiği sert açıklamaları da eklediğini belirtti.

İlgili haberler