İspanya: Yeni partilerin yükselişi ve koalisyon arayışı

Telif hakkı AP
Image caption Başbakan Rajoy'un liderliğindeki sağcı Halk Partisi birinci oldu ama çoğunluğu sağlayamadı

İspanya'da dün yapılan seçimlerde sandıktan, Franco diktatörlüğü sonrası döneme damgasını vuran iki parti sisteminin sonu ve koalisyon zorunluluğu çıktı.

Koalisyon olasılıklarını değerlendiren yorumcular arayışların aylar sürebileceğini ve tüm koalisyon ihtimallerinin zorlu bir dört yıla işaret ettiğini söylüyorlar.

Daha iki yıl önce resmen partileşen, kemer sıkma politikaları karşıtı popüler sol hareket Podemos (Yapabiliriz) üçüncü, ayrılıkçı Katalan siyasetine karşı liberal demokrat birlikçi bir duruşla yine iki yıl önce İspanya çapında siyasete atılan Ciudadanos (Yurttaşlar Hareketi) ise dördüncü parti oldu.

Sağcı Halk Partisi PP (Partido Popular) birinci olmasına rağmen çoğunluğu sağlayamadı, Sosyalist parti PSOE de ikinciliği aldı ama büyük kayıplara uğradı.

TIKLAYIN: Seçim sonuçları ve koalisyon olasılıkları

Bu durumda bütün yorumcular ülkeyi bekleyen koalisyon arayışının anahtarının Podemos ve Ciudadanos partilerinde olduğu konusunda hemfikir.

Sonuçların belli olmasından sonra Podemos lideri Iglesias "Bugün İspanya için tarihi bir gün. Her bir seçimde, değişim güçleri ilerliyor" dedi. Ciudadanos hareketi lideri Albert Rivera ise "Milyonlar değişime karar verdi" diye konuştu.

'Öfkeliler'in devamı

Podemos 2014 yılının Ocak ayında genç lideri Pablo Iglesias ve çevresindeki bir grup akademisyen tarafından kuruldu, ama aslında köklerini 2011 yılında İspanya'yı sarsan ve Öfkeliler (Indignados) hareketinden alıyor.

Öfkeliler, 2008 mali krizi ardından, sert kemer sıkma politikalarına yönelen Batı hükümetlerine karşı patlak veren sokak hareketlerinin öncülü olmuş ve milyonlarca insanı sokağa döken protesto gösterilerini yerel meclisler kurarak sürdürmüştü.

Telif hakkı Reuters

Hareket 2011 yılında Madrid'in Puerta del Sol meydanında sosyal harcamalardaki kesintilerin geri alınması talebiyle başlattığı oturma eylemiyle, New York ve Londra başta olmak üzere İşgal (Occupy) hareketlerine ilham vermişti.

Bu hareketin devamı olan Podemos da politikalarını kamu harcamalarındaki kesintilere ve yolsuzluklara karşı olmak üzerine oturtuyor.

Ülke durgunluktan çıkmış görünsede ekonomi hala bir çok seçmen için en önemli konu. İşsizlik hala yüzde 21'lerde ve gençlik içindeki işsizlik ise yüzde 50'yi buluyor.

'Parti bir katılım aracı'

Hareket 2012 yılında İspanya tarihinin rekorunu kıran işsizlik karşısında, işsizler ve ailelerine sosyal yardım talepleriyle öne çıkıyor, hükümetin şeffaflaşmasını ve önemli hükümet icraatlarının halk oyuna sunulması gibi demokratikleşme adımları öneriyor.

Podemos'un baş siyasi danışmanı Carolina Bescansa, "Podemos'u Sosyalist Parti ya da Halk Partisi gibi çocuklarımız ve torunlarımızın devralacağı bir miras olsun diye kurmadık. Bizim fikrimiz halkın karar verme süreçlerine katılmasını sağlayacak bir mekanizma yaratmaktı" diyor.

Kuruluşundan sadece dört ay sonra Podemos ilk sınavını verdi ve geçen Mayıs ayında katıldığı Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oyların yüzde 8'ini alarak beş vekillik kazandı.

O günden itibaren de kemer sıkma ve yolsuzlukla mücadele konusundaki tavizsiz mesajlarıyla kamuoyu yoklamalarında puanını sürekli yükseltti.

Syriza faktörü

Yunanistan'da 2015 yılı Ocak ayında yapılan seçimlerden radikal sol Syriza hareketi birinci parti olarak çıktığında, Podemos'un lideri Pablo Iglesias "Avrupa'da değişim rüzgarları esmeye başladı" demişti.

Telif hakkı Getty
Image caption İspanya seçimlerinin 'kazananı' yeni partiler Podemos ve Ciudadanos

Podemos, İspanya'nın içinde olduğu ekonomik krizin, ülkeyi yöneten mali ve siyasi elit tarafından halkın çoğunluğunu dolandırmanın bir yolu olduğunu savunuyor ve hükümete girerse, ülkenin dış borç ödemelerini tıpkı Yunanistan'da Syriza'nın söz vermiş olduğu gibi yeniden pazarlık konusu yapacağını söylüyor.

Parti politik duruşuyla hem sağdan hem soldan eleştiri alıyor ve bazı yorumcular reel politikanın içinde boğuşurken, Podemos'un hızlı tırmanışının önünün kesilebileceği görüşünü dile getiriyorlar.

Podemos, oylarının ülke çapında dağılımına bakıldığında da yerel koalisyon hükümetinde Barcelona en Comu hareketiyle ortak olduğu Katalonya bölgesi ile Bask bölgesinde birinci parti çıktı.

Bu sonuçta Katalonya'nın bağımsızlığı referandumuna destek sözü vermiş olmasının önemli rol oynadığı düşünülüyor.

Seçim tablosu

Merkez sağ Halk Partisi PP yüzde 29 ve 123 sandalye ile 350 sandalyelik parlamento çoğunluğunun çok altında kaldı ve Başbakan Mariano Rajoy liderliğindeki partinin istikrarlı bir koalisyon hükümeti kurabilme imkanları pek sınırlı görünüyor.

Sosyalistler gerçi geleneksel ana muhalefet konumunu korumayı başardılar ama tıpkı PP gibi diğer iki partiye milyonlarca oy kaybederek yüzde 22 ile 90 sandalyede kaldılar.

Bundan önce bu iki partinin oy toplamı hep yüzde 70-80 civarında olurdu, ilk kez yaklaşık yüzde 50'de kalıyor.

Çok az farkla Sosyalistlerin ardından üçüncü parti olan Podemos yüzde 21 ile 69 sandalye alırken, liberal merkez parti Ciudadanos yüzde 14 ile dördüncü olup 40 sandalye kazandı.

Şimdi iki küçük parti hükümet kuruluşunda kilit rol ve dolayısıyla siyasette söz sahibi olacağa benziyor.

Koalisyon ihtimalleri

Başbakan Rajoy sonuçlar geldikten sonra "Hükümet kurmayı deneyeceğim, ama kolay olmayacak" dedi.

Rajoy bir şekilde hükümeti kurabilse bile dört yıl boyunca her konuda küçük partilerle pazarlık etmek zorunda kalacak ve siyasi süreçler sürekli kilitlenecek.

Bir çok senaryodan söz ediliyor.

Telif hakkı AFP
Image caption Katalanca adı Ciudatans olan Yurttaşlar hareketi 2006'da kurulmasına rağmen son iki yıldır ulusal düzeyde politika yapıyor

Seçimden önce bir çok gözlemci sağcı Halk Partisi ile Ciudadanos'un koalisyon oluşturabileceğini söylüyordu. Fakat şu anda bu iki partinin meclis çoğunluğu yok.

Böyle bir ittifak üçüncü bir ortağa ihtiyaç duyuyor. Bu teorik olarak, Katalonya ve Bask bölgesel partilerinden parça parça destek alarak sağlanabilir. Ama gerek Halk Partisi gerek Ciudadanos Katalonya'nın bağımsızlığına karşıyken ve Ciudadanos Bask bölgesinin vergi indirimlerinin kaldırılmasında ısrarlıyken bu ittifakların kurulması büyük ödünler verilmesine bağlı.

Eğer Halk Partisi hükümete güvenoyu alabilecek bir dışardan destek sağlayabilirse, azınlık hükümetiyle de yönetebilir. Bu da aynı şekilde istikrarsızlıklara gebe bir formül.

Bir çok yorumcu şimdi sağcı Halk Partisi ile Sosyalistler arasında bir işbirliği ihtimalinden söz ediyor. Her iki parti de seçim sırasında bu olasılığa sıcak yaklaşmamıştı. Bu gerçekleşirse muhtemelen zayıf partner olarak Sosyalist Parti'nin oylarını daha da eritici bir etki yapması beklenebilir.

Bir başka alternatif Portekiz'de gerçekleşen koalisyonun bir benzeri yani Sosyalistler, Podemos ve Ciudadanos ortaklığı olabilir. Fakat, Ciudadanos lideri bu hafta, "Kaybedenler gruplaşmasına destek olmayız" demişti. Yine de gerçekleşirse bu koalisyon özellikle Katalonya'nın bağımsızlığı konusunda ciddi iç çatışmalar yaşayacak ve Podemos'un eski rejimden kurtulma vaadlerinden geri adım atması anlamına gelecek.

Sosyalistler Podemos ve Katalonya Sol Partisi gibi küçük partilerle bir ittifak oluşturarak hükümet kurmayı deneyebilir. Ama bu durumda da gündeminde olan anayasa değişikliklerini İspanya parlamentosunun alt meclisinden geçirse bile sağcıların çoğunlukta olduğu senatodan geçirmesi mümkün olmaz.

Bu sıkışıklıklar bazı yorumculara göre koalisyon arayışlarının aylar sürmesine yol açabilir.