DERGİ - Yeni yıl kararlarına nasıl sadık kalınır?

Telif hakkı Getty

Yıl boyunca daha sağlıklı ve daha verimli bir yaşam sürdürmek mümkünken hayatımızı değiştirmeye yönelik kararları neden yılbaşında alırız?

Çoğumuz 2016’da daha sağlıklı olmak için spora başlama, sağlıklı beslenme, yeni bir beceri öğrenme gibi kararlar almışızdır. Bunları gerçekten yapmak istiyorsak yıl boyunca zamanımız vardır, ama neden belli bir tarihi bekleyerek karar alırız. Bunun yanıtı motivasyon psikolojisi ne dair önemli ipuçları içeriyor.

İstediğimiz şeyler net değildir. Yatarken sabah erken kalkıp koşmayı düşünebilirsiniz, ama çalar saat çaldığında aslında yataktan çıkmak istemediğinize karar verirsiniz. Ya da sınav tarihi yaklaşırken her gün düzenli ders çalışma kararı alır, ama o günlerde bunu uygulamaz, zamanınızı arkadaşlarınızla geçirmeyi tercih edersiniz.

Bu çelişkileri iradenin yenilgisi olarak görmek mümkün olabilir. Geçici zevkler bazen uzun vadeli çıkarların önüne geçebiliyor. İradeyle ilgili gözde teorilerden biri Florida Devlet Üniversitesi’nden Roy Baumeister’a ait. Ona göre, irade kas gibidir; kısa dönemli olarak onu tüketmek mümkündür; yani direndiğiniz her cazip şey, bir sonraki cazip şeye karşı pes etme ihtimalini güçlendirir.

İrade kas gibi midir?

Laboratuvarlarda yapılan deneyler de bu teoriyi destekleyen sonuçlar verdi. Çikolata yemeye direnen denekler, daha sonra konsantre olmalarını gerektiren bir bulmacayı çözmede daha az başarı gösterdiler. Ayrıca mahkeme kayıtları da öğle yemeği arası verilmeden önce alınan mahkeme kararlarının, daha ayrıntılı düşünmek için gereken iradi kontrolden mahrum olarak fazla düşünülmeden alındığını ve daha katı olduğunu ortaya koydu.

Kas benzetmesine göre, uzun vadede pratik yaparak bu iradeyi güçlendirmek mümkün. Örneğin, Baumeister, iki hafta boyunca mümkün olduğunca dik bir şekilde dolaşma görevi verilen kişiler laboratuvara gittiğinde daha güçlü bir irade göstermişti.

Fakat bu teoriyi eleştirenler de var. Örneğin ben bu teoride iradenin yakıt deposundaki petrole benzetilmesini doğru bulmuyorum. Sorunu basite indirgediği gibi, iradi kontrolün temel sorununu, kimin ya da neyin kimi ya da neyi kontrol ettiği sorununu bir kenara itiyor.

Bu teori ayrıca irademizi kullanmak için neden yılbaşını seçtiğimizi de açıklamıyor. Eğer irade bir kas gibiyse, onu güçlendirmeye belli bir tarihi beklemek yerine hemen başlanabilir.

İrade savaşı

Daha az bilinen bir teoriyi de George Ainslie “İradenin Kırılması” adlı kitabında dile getiriyor. Buna göre, içimizde farklı zamanlarda var olan çok sayıda güdü rekabet halindedir. Yapmayı planladığımız şey yaklaştıkça bu güdülerin gücü azalmaya başlar. Tercihlerimiz dengesiz ve tutarsızdır. İyi ile kötü, kısa ve uzun vadeli olanlar bir arada olabilir. Yılbaşı kararları ise rekabet halindeki bu motivasyonların ittifak halinde olması anlamına gelir ve her ittifak gibi her an çökebilir.

Bağımlılık durumları buna iyi bir örnektir. Uzun vadeli hedefin gerçekleşmesi için çok sayıda kısa vadeli hedefin koordine halinde olması gerekir. Örneğin sağlıklı olmak için ille de 1 Ocak’ta ya da 2 Ocak’ta koşuya çıkmak gerekmez. Ama ileriki günlerde de çıkılmadığında bu hedef başarısızlığa uğramış demektir.

Ainslie’ye göre, irade, içimizdeki güçler arasındaki bir pazarlık oyunu gibidir. Çıkar çatışmaları içeren her durumda olduğu gibi, eğer kabul edilebilir olanla kabul edilemez olan arasındaki sınırlar net olarak çizilmezse ufak ihlaller hemen kendisini gösterir.

Net sınırlar

Telif hakkı Thinkstock

Bu nedenle, alınan kararların sınırlarının net çizgiler halinde belirlenmesi gerekir. Örneğin içki içmek ile alkolik olmak arasındaki çizgi belirsizdir; oysa içki içme ile alkole tümüyle karşı olma arasındaki çizgi çok nettir.

İyi alışkanlıklarla ilgili tavsiyeler işte bu nedenle “her gün yapılması gereken”dir. Diyetler bu nedenle “glütensiz”, “tatlısız”, “Salı ve Perşembe günleri oruç tutmak” gibi kesin ifadeler içerir. Herhangi bir şey yoruma açık olduğu andan itibaren, ne kadar iyi niyetli olsak da, o an için kendini daha acil olarak dayatan güdünün etkisiyle, aldığımız kararları ihlal etmemiz söz konusu olabilir.

Kısacası Ainslie, değişim kararlarımızın neden 1 Ocak’ta başladığının yanıtını veriyor. Bu tarih tümüyle keyfi olsa da eski halimizle yeni halimiz arasında kesin bir çizgi koymaktadır.

Fakat böyle bir karar alırken onun sınırlarını öyle net belirlemelisiniz ki, her an bu karara uyup uymadığınızı görmeniz mümkün olsun. Belirlenen bu sınırlar keyfidir elbette, ama çatışan güdüler arasında uyuşma olanağı sunarlar.

Bu makalenin İngilizce aslını BBC Future sayfasında okuyabilirsiniz.

Dergideki diğer makalelere buradan ulaşabilirsiniz.