ABD Büyükelçisi: Hükümet eleştirisi ihanete eş değildir

ABD Ankara Büyükelçisi John Bass, bugün yazılı bir açıklama yaparak, 'Barış için Akademisyenler' girişimine imza atan akademisyenler hakkındaki soruşturma ve cezalardan endişe duyduğunu bildirdi.

TIKLAYIN - ERDOĞAN: ZALİMLE BERABER OLAN ZALİMDİR

TIKLAYIN - 14 AKADEMİSYEN GÖZALTINDA

TIKLAYIN - DAVUTOĞLU: HERKES SAFLARINI BELİRLEMEK DURUMUNDA

"Hükümet eleştirisi ihanet ile eşdeğer değildir" ifadesini kullanan Büyükelçi Bass, "Güneydoğu'da yaşanan çatışmalarla ilgili görüşlerini ifade ettikleri için akademisyenler hakkında soruşturmalar açıldığı ve cezalar verildiğine dair haberler görmekteyiz. Söz konusu akademisyenler tarafından dile getirilen görüşlere katılmamamız durumunda bile, bu baskının, süregelen şiddetin sebepleri ve çözüm yollarıyla ilgili Türk toplumu içindeki meşru siyasi tartışmalar üzerinde dondurucu bir etkisi olmasından endişe ediyoruz" dedi.

DHA'nın haberine göre, ABD büyükelçisi, "Türk demokrasisi rahatsız edici fikirlerin serbestçe ifade edilmesini kucaklayacak kadar güçlü ve dirençlidir" dedi.

Melik Gökçek'ten ABD büyükelçisine: Ülkene dön

Twitter üzerinden ABD Büyükelçisi John Bass'a 10 mesajlık bir cevap yazan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, "Türkiye için de ABD için yanlış tercihsin... Bence ülkene dön...Bizi tanıyan bir ABD'li yeni bir büyükelçi gelsin..." dedi.

"Sayın Bass... Biz ABD-Türkiye ilişkilerini en iyi düzeye getirmek isterken, sen Türkiye de şahsi hataların ile Türk halkını ABD'ye düşman etmeye çalışıyorsun. Hiç olmassa susmasını öğren... Lütfen Türk ABD ilişkilerini bozmaya çalışma..." diyen Gökçek, akademisyenlerin cinayetleri sahiplendiğini ileri sürerek büyükelçiyi Türkiye'den özür dilemeye çağırıyor.

AB sözcüsü: İfade özgürlüğü kısıtlanıyor

AB Komisyonu sözcülerinden Maja Kocijancic, bugün konuyla ilgili bir soruyu yanıtlarken, "Türkiye’de gözdağı atmosferinin oto-sansür yoluyla ifade özgürlüğünü kısıtladığını" söyledi.

Cihan Haber Ajansına göre, Türkiye’de tüm siyasi liderlerin, ülkede hukukun üstünlüğünü hakim kılmak için bir araya gelerek acil ateşkes çağrısı yapması ve Kürt barış sürecine acilen dönülmesini isteyen AB sözcüsü, bu konuda son iki yılda kat edilen önemli mesafenin ziyan edilmemesi gerektiğini belirtti.

Almanya'dan akademisyen tepkisi

Almanya’daki üniversite ve yüksekokullardaki akademisyenler, Türkiye’de 'Barış için Akademisyenler' bildirisini imzalayan meslektaşlarına destek için imza kampanyası başlattı.

Köln'den gazeteci Hülya Topcu'nun haberine göre, bildiride, "Kürt meselesinin barışçıl yollardan çözümlenmesini ve Türkiye’de barış çağrısında bulunan akademisyenlere baskı yapılmamasını talep ediyoruz" deniliyor.

Prof. Dr Gazi Çağlar ve Prof. Dr. Christine Huth-Hildebrandt imzasıyla internet üzerinden imzaya açılan bildiriye şimdiye dek 155 akademisyen destek verdi.

Bildiride, Almanya‘daki üniversite ve yüksekokullarda görev yapan akademisyenlerin 'Türkiye’de çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi, Kürt kentlerinin ise Suriye gibi yıkılmasıyla' ilgili gelişmeleri korkuyla izlediği belirtildi.

Telif hakkı hurriyet.com.tr

Bildiride, "Barış çağrısı yaparak, Türk hükümetinden Kürt meselesinde yeniden müzakere masasına dönmesi için çaba göstermesini talep eden meslektaşlarımızı destekliyoruz“ ifadeleri yer alıyor.

Türkiye’deki bildiriyi imzalayan akademisyenlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 'vatan haini‘ ilan edildiği ve Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından istifaya zorlandıkları belirtilen açıklamada, "Akademisyenler hakkında hukuki soruşturma başlatıldı, bazıları işten çıkarıldı“ deniliyor.

Sedat Peker’in tehditlerine tepki

Organize suç örgütü liderliğinden hüküm giymiş olan Sedat Peker’in akademisyenlere yönelik tehdidine de değinilen açıklamada, "Sedat Peker hiçbir sorunla karşılaşmaksızın kamuoyunda akademisyenlere, oluk oluk kanınızı akıtıp, kanınızla duş alacağız' tehdidini savurabilmiştir. Türk yetkililerin bilim insanlarına yönelik böylesine korkutma ve tehditlere karşı harekete geçmemesi, inanılmaz“ denildi.

'Türk üniversitelerle işbirliği zorlaştı‘

Akademisyenler, "İnsanların barış içinde bir arada yaşamasına çabalamak ve barış için çözüm yolları göstermek, bilimin görevidir. Kürt halkına karşı savaş devam ettiği muhalefet suskun hale getirildiği, medya korkutulduğu ve akademisyenlere baskı yapıldığı sürece, araştırma ve öğretimin özgür olmasıyla yükümlü olan bizler açısından Türkiye’deki üniversitelerle işbirliği yapmak imkansız hale gelecektir“ ifadelerine yer verdi.

Bildiride, "Federal Hükümet ve Avrupa Birliği’nden yetkililer kendilerini İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi konusunda sorumlu hissediyorlarsa, her fırsatta Kürt meselesinin barışcıl yollardan çözümü için çalışmalarını, bilimsel düşüncenin ve siyasi muhalefetin özgür olması için çabalamalarını ve Türkiye’de akademisyenlere yönelik baskılara karşı tavır almalarını istiyoruz" deniyor.

Hollanda'dan akademisyenlere destek

Lahey'den Yusuf Özkan, Hollandalı bir grup akademisyenin, "Barış İçin Akademisyenler" girişimine destek vermek amacıyla bir imza kampanyası başlattığını aktarıyor.

Kampanya kapsamında, imzaladıkları bildiri nedeniyle soruşturma ve gözaltılarla karşı karşıya kalan 1128 akademisyenle dayanışma çağrısı yapıldı.

Türkiye'deki gelişmeleri kaygıyla izlediklerini belirten Hollandalı akademisyenlerin imza metninde, Avrupalı akademisyenlerin Türk meslektaşlarına yönelik tehditler karşısında suskun kalmayacağı vurgulandı.

Metinde ayrıca, Başbakan Mark Rutte'ye de AB dönem başkanı olarak, konuyu Avrupa gündemine taşıması çağrısı yapıldı.

İlgili haberler