Silopi-Cizre yolu: Tırlar, yolcular, hastalar bekliyor

Telif hakkı HATICE KAMER

38. günde yasağın kısmi olarak kalktığı Silopi'ye doğru gidiyoruz.

Geçici yasak sadece 05.00-16.00 arasında kalkıyor. Cizre’de ise yasak devam ediyor.

Silopi’den ilk görüntüler medyaya dün yansıdı. Yasak boyunca 26 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

10 gündür kontrollü geçiş ile Habur’dan Kürdistan bölgesine geçmeyi bekleyen iki bini aşkın tır, Cizre'ye yaklaşık 60 km kala uzun bir kuyruk oluşturmuş durumda.

Gaziantep, Şanlıurfa ve Adana gibi şehirlerden mal yükleyen tırların oluşturduğu kuyruk 15 kilometreye varıyor.

Sabahın erken saatleri. Hava soğuk ama güneşli. Şoförler piknik tüpünde çay demleyip kahvaltı hazırlıyor. Kamyoncular, araçlarının kasasınındaki küçük bir bölümü gıda dolabı olarak kullanıyor. Beni, yolun kenarında yere serdikleri kahvaltı sofrasına davet ediyorlar.

Mardin Kızıltepeli bir şoförle konuşuyoruz. İki gün önce Adana’dan yükünü almış gelmiş. “Memleketimizde tıkılıp kaldık, ne ileriye gidebiliyoruz ne de geri dönebiliyoruz. Beklemekten başka çare yok” diyor. Bir-buçuk aydır sınırın Kürdistan tarafında bekleyen arkadaşlarının olduğunu söylüyor.

“1200 lira maaş alıyoruz, sigortamız var. Çoluğumuz,çocuğumuz için katlanıyoruz yoksa çekilir dert değil” diyor. En az on gün kuyrukta beklemeyi göze aldığını söylüyor.

Telif hakkı DHA

Antep’ten gelen bir diğer şoför de yaklaşık on gün önce kontrollü olarak sınır kapısının açıldığını, Kuzey Irak tarafından gelen araçların geçişine izin verildiğini anlatıyor.

“Dün sabah Silopi’de yasağın kısmi olarak kaldırıldığını duyunca Antep’ten yükü aldım, dün öğleden sonra buraya geldim, bekliyorum. Hava soğuk, kaç gün bekleyeceğimizi de bilmiyorum” diyor.

Cizre’ye 13 km kala Katran Karakolu kavşağında yolda göçük olduğu söylenerek araçlar bekletiliyor. Karakol komutanı, Şırnak Valiliği tarafından oluşturulan kriz masasına bildirilen plakaların geçmesine izin verebileceğini söylüyor.

'Altı çocukla ortada kaldım'

Burada daha çok sivilleri taşıyan araçlar bekliyor. Araçlarda bulunan yolcuların çoğu yasaktan önce ilçeden çıkan ya da yasak boyunca çıkmak zorunda kalan Silopililer.

Altı küçük çocuğu ile Behiye Yağarcık da bekleyenler arasında.

25 yaşındaki Yağarcık’ın Silopi Nuh mahallesinde bulunan evi, yasağın ilk günlerinde isabet eden bir bomba ile yanmış. Yasaktan önce İdil’in bir köyünde akrabalarının yanına sığınmış. En büyüğü 10, en küçüğü üç yaşında altı çocuğuyla araçta bekliyor.

Kocasının nerde olduğunu soruyorum, bir süre önce üzerine kuma getirdiğini ve başka şehirde yaşadığını, çocuklarına da sahip çıkmadığını anlatıyor.

“Kocam bizi terk etti, Evim de yandı, başımızı sokacağımız bir evimiz de yok, çocuklarımla ortada kalıverdik. Silopi’nin bir köyünde yaşayan diğer akrabalarıma haber saldım, bize sahip çıksınlar diye. Oradan oraya sefil, perişan olduk” diyor.

Telif hakkı Hatice Kamer

Silopi’ye gitmek üzere bekleyen gençlerin yanına gidiyorum. Emir, Mersin’de üniversite okuduğunu söylüyor. O da ilçeye gitmeye çalışıyor. Ailesiyle sürekli görüştüğünü, durumlarının iyi olduğunu ancak evlerinin hasar gördüğünü anlatıyor.

Kalabalığın içinde bekleyen gençlerden biri de Silopi’de uygulanan ilk yasakta yaralılardan birini hastaneye götürdüğü için darp edildiğini anlatıyor. Güvenlik nedeniyle ismini vermek istemiyor.

“İnsanlık görevimi yaptım, yaralıyı götürdüm, darp edildim. Yine yaralı götüren başka birini aracında vurdular. Yasak uygulanınca ilçeden çıkmak zorunda kaldım, şimdi de dönemiyoruz”

Hamit de Silopi’nin Şehir Harun mahallesinden. 40 gün önce Mersin’e gittiğini ve yasaktan dolayı dönemediğini anlatıyor:

Medyaya tepki

“On kişilik ailem şu an darmadağın. Her birimiz bir yerde. Evlerimizin ne durumda olduğunu bilmiyoruz, tek bildiğim şey yaşadıklarımızın büyük bir zulüm olduğu.”

Diğer yerlerde olduğu gibi burada da medyaya tepki yüksek. Gençlerden biri “Bir şey söylemeye gerek var mı, şu durumun fotoğrafını çekin, yeter” diyor.

Arkadaşı daha öfkeli. “Neredesiniz bu güne kadar? 38 gündür yasak var, 25 insan katledildi, bir sürü sivil yaralandı ama medya bunu görmedi. Şimdi de yasak kalktı gelip evimizi başımıza nasıl yıktıklarını mı göstereceksiniz? Zor günümüzde bizi görmeyen medyayı istemiyoruz.”

Yaklaşık bir buçuk saat bekledikten sonra bir hareketlilik oluyor ve bazı sivil araçların geçişine izin veriliyor. Cizre’nin girişinde kontrol noktasında bekleyen yüzlerce araçla karşılaşıyoruz.

Küçük Hatice ve kardeşleri de sıra bekleyen arabadan çıkmış, dışarıyı izliyorlar.

Bir ay önce terk etmek zorunda kaldıkları evlerine gitmek üzere sabah Nusaybin’den yola çıktıklarını söylüyor.

Hatice’ye kaçıncı sınıfa gittiğini soruyorum, “ Okul yok ki, ben üçüncü sınıfa gidiyordum ama bu olaylardan dolayı okula gidemedim” diyor.

Telif hakkı EPA

Annesi, dört aile Nusaybin’de akrabalarının evinde kaldıklarını anlatıyor. “İnşallah bugün geçişimize izin verirler, akrabaların evinde çoluk-çocuk perişan olduk” diyor.

Kuyrukta bekleyen araçların içinde hastalar da var. Gelawej Hıdır onlardan biri. Diyabet hastası olan Gelawej, üç ay önce tedavi için Erbil’den Konya’ya gitmiş. Durumu ağır, yürüyemiyor:

“Böyle olacağını bilsem gelir miydim? Yürüyemediğim için beni taşıyorlar."

Burada hem araçlar hem de yolcular aranıyor. Kontrol noktasında beklerken Cizre’den şiddetli patlama ve silah sesleri duyuluyor. Ölenler ve yaralananların olduğu haberi geliyor.

Birkaç yaralıyı almaya giden kalabalığın üzerine ateş açıldığı ve İMC TV kameramanı Refik Tekin’in de aralarında olduğu birkaç kişinin yaralandığı söyleniyor.

Cizre’de yaralanan Serhat Altun’un hayatını kaybettiğini de öğreniyoruz. Serhat Altun ve Hüseyin Paksoy adlı bir başka gencin hastaneye götürülmesi için avukatlar aracılığıyla AİHM’ye başvuru yapılmıştı. AİHM’nin uyarısına rağmen, bu kişilerin tedavi edilemedikleri için kan kaybından öldükleri belirtiliyor.

Cizre girişindeyiz. Beklemeye devam ediyoruz ve iki saatte en çok 15 aracın geçişine izin verildiğini görüyoruz. Kuyrukta yüzlerce araç var. Yasağın başlamasına iki saat var. Silopi’ye gitmek için bekleyen yüzlerce kişinin geceyi burada geçirmek zorunda kalacağı anlaşılıyor.

İlgili haberler