Sur: '20'si küçük çocuk, 200 sivil mahsur' iddiası

Sur’un 6 mahallesinde devam eden sokağa çıkma yasağı 90. gününe girerken, HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, üç mahallede 20’si çocuk, 200’e yakın sivilin mahsur kaldığını duyurdu.

Diyarbakır Valiliği ise, iddiaları şüpheyle karşıladıklarını söylüyor.

Son bir haftadır Sur’dan çok şiddetli patlama sesleri geliyor.

Operasyon ve çatışmalar Fatih, Savaş ve Hasırlı mahallelerinde yoğunlaşmış durumda.

Milletvekili Yiğitalp, üç mahallede mahsur kaldığını belirledikleri 20 çocuktan bazılarının patlamalarda yaralandığını da söylüyor.

Yiğitalp “Sur’da bulunan aileler telefonla arıyorlar. Aileler üç mahallede dağınık bir şekilde kalıyor. 23 Şubat’ta bize gönderilen bir videoda yaralı çocuklar görülüyor. Yardım istiyorlar” dedi.

Image caption Milletvekili Yiğitalp bu mesajı 27 Şubat Cumartesi günü twitterda paylaştı.

Sibel Yiğitalp kendisine telefonla, mesajla bilgi verenlerden birinin de, yasaklardan önce Sur'daki yakınlarının yanına giden ve yasaklı bölgede mahsur kalan Demokratik Bölgeler Partisi DBP'nin Diyarbakır Bağlar ilçe eş başkanı Reyhan Kavak olduğunu söyledi. Kavak'ın da, Ocak ayı içinde bir şarapnel parçasıyla bacağından hafif yaralandığı ancak iyileştiğini ekledi.

Diyarbakır milletvekili Yiğitalp, Sur'da mahsur kaldıkları bilgisi gelen 11 yaş ve altında olan 11 çocuğun Aslan, Tosun ve Süer ailelerinden olduğunu kaydederek çocukların yaş ve isimlerinden oluşan bir listeyi de verdi:

“Aslan ailesinden Elif Su ( 4 aylık), Özgür (3) Muazzez (4), Rojda(7) , Gülistan(11) ; Tosun ailesinden Beritan (2) ve Şerife (10) ; Süer ailesinden Ruken (4) , Berfin (5), Kadir (11) ve Furkan Dağ (11) adlı çocuklar aileleriyle mahsur kalmış durumdalar. Furkan ve Kadir, yaralı. Ayrıca Seniha Süer (58) yaşındaki bir kadın da onlarla birlikte.”

Süer ailesi

Sur’da mahsur kalanlardan Seniha Süer, Hasırlı Mahallesi sakinlerinden.

Image caption Sur'da mahsur kalan sivillerden Seniha Süer'in kızı endişeli

Kızı Vasfiye Turan, annesiyle en son dün öğleden sonra görüşebildiklerini, çok şiddetli patlama seslerinden dolayı telefonun kesildiğini aktardı.

“Annem hiç bu kadar endişeli konuşmamıştı. ‘Durum hiç iyi değil’ dedi.

"Bir bodrumda 30 kişi kalıyorlarmış ve iki gün önce kaldıkları binaya bir top isabet etmiş. Yiyecek ve içeceğin olduğu bölüm yıkılmış. 90 gündür elektrik yoktu, iki gündür aç ve sussuzlar. Haber alamıyoruz ve hayatlarından endişe duyuyoruz.”

Hasırlı Mahallesi’nde yaşayan Seniha’nın evi de bir süre önce zarar görmüş. O da sivillerin olduğu bir başka eve geçmiş.

'Güvenip çıkamıyorlar'

“Babam hasta olduğu için yasaktan 12 gün sonra çıktı, ama annem evini terk etmek istemedi. Ne annem, ne biz, hiçbirimiz durumun bu hale döneceğini ummamıştık” diyor.

Diyarbakır Valiliği, 17 Şubat’tan beri 6 kez bir buçuk saatlik güvenlik koridoru oluşturduklarını ama Sur’dan kimsenin çıkmadığını duyurmuştu.

Vasfiye, Sur’da kalanların resmi mercilere güven duymadıklarını ve sivil bir heyetin kendilerini karşılamaya gelmelerini istediklerini söyledi.

Image caption Milletvekili Yiğitalp, Sur'da mahsur kalan çocukların listesini ve sivillerin fotoğraflarını da sosyal medyaya koyarak can güvenliklerinin sağlanması çağrısı yaptı.

“Annem çıkmak istediklerini ama her çıktıklarında ateş açıldığını söyledi. 12 yaşında elinde beyaz bayrak olan çocuklara da ateş açıldığını söylüyor. ‘Bizi almaya sivil heyetler gelsin, yoksa güvenmiyoruz, bizi de vurmalarından korkuyoruz’demişti" diye aktarıyor.

Valilik: Koridor açtık çıkmadılar

Valiliğin konuyla ilgili açıklamasında, operasyon bölgesinden çıkmak isteyen vatandaşları karşılamak üzere iki vali yardımcısı başkanlığında, iki ayrı noktada, iki heyet görevlendirildiği, ayrıca bölgede ambulanslar ve diğer görevlilerin de hazır bulundurulduğu, ama kimsenin çıkmadığı kaydedildi.

Çocuklar da dahil sivillerin mahsur kaldığı iddialarının bu nedenle şüpheyle karşılandığını kaydeden valilik açıklamasında şöyle deniyor:

“Koridor taleplerinin, Sur bölgesinde BTÖ mensuplarına yönelik devam eden operasyonu sekteye uğratma amaçlı olduğu şeklinde bir kanaatin hâsıl olmasına, mağdur sivil iddialarının şüpheyle karşılanmasına ve söz konusu iddiaların samimiyetinin sorgulanmasına neden olmaktadır.

"Son on gün içerisinde 6 ayrı günde koridor oluşturularak Valiliğimizce her türlü iyi niyet gösterilmesine ve her türlü hazırlık yapılmasına rağmen operasyon, bölgesinden çıkışların olmaması bu çabaların bundan sonra da sonuçsuz kalacağı şeklinde bir değerlendirmeye neden olmaktadır.”

'Yeterli değil'

HDP Diyarbakır milletvekili Sibel Yiğitalp ise, valiliğin bir-birbuçuk saatlik güvenlik koridorlarının çözüm getirmediğini söyledi.

Yiğitalp, “Yaralılar var, yaşlı ve çocuklar var. Bombardıman durmadan devam ediyor. Her yerde hafriyat var. Fiziki koşullar da sivillerin ve yaralıların çıkmasına müsait değil. Aileler güvenliğin sağlanmasını istiyor. Ayrıca sivil heyet olmadan çıkmayacaklarını söylüyorlar. Abluka kalkmadan, güvenlik sağlanmadan o insanlar oradan nasıl çıkabilir ki?” diye konuştu.

İlgili haberler