Orlando: ABD’nin fay hatlarını vuran saldırı

Telif hakkı Reuters

ABD, şahane bir pazar gününe Florida’nın Orlando şehrinden gelen saldırı haberiyle başladı.

Eşcinsellerin gittiği bir gece kulübüne düzenlenen silahlı saldırıda 50 kişi hayatını kaybetti ve bu olay kayıtlara, ülke tarihinin en çok can kaybına yol açan silahlı saldırısı olarak geçti.

Bu saldırı, sadece can kaybı ve yaralı sayısının ötesinde ABD toplumunun en önemli fay hatlarını, en ciddi dinamiklerini hedef almasıyla da hatırlanmaya ve uzun süre tartışılmaya aday.

Bir yanda, eşcinsel hakları ve bu hakların kutlandığı LGBT Onur Haftası etkinlikleri. Diğer yanda, silah alımının kolaylığıyla ilgili sıkıntılar. Öteki tarafta ise radikal İslam üzerinden yapılan terörizm tartışmaları.

Olayın duyulması ve katliamın boyutlarının ortaya çıkmasıyla birlikte başlayan tartışmalar, ülkenin özellikle başkanlık seçimleri yaklaşırken giderek derinleşen kutuplaşmasını da ortaya koyar nitelikte.

Derinleşen kutuplaşma

Muhafazakarlar, hiç vakit kaybetmeden yorumlarını saldırganın kimliğinin ortaya çıkmasıyla birlikte (saldırganın 911’i arayan IŞİD’e bağlılık bildirdiği iddialarından bile önce) ‘İslami terör’ temeline oturtmaya başladı.

Telif hakkı EPA

Cumhuriyetçilerin başkan adayı Donald Trump attığı tweetle Müslümanların ABD’ye girişinin yasaklanması çağrısını yineledi ve ‘radikal İslamcı terör’ konusunda haklı çıktığı için tebrikleri kabul edeceğini söyledi.

Oysa aynı Trump, kampanya döneminde eşcinseller hakkında da olumsuz bir dil kullanmış ve eşcinsel evliliği de yasaklayacağını açıklamıştı.

Liberaller ise konunun terörizm bağlamında değerlendirilmesinden rahatsız. Onlara göre, esas mesele ABD’de silaha erişimin ve silah satın almanın çok kolay olması. Nitekim, Orlando’dan birkaç saat sonra Los Angeles’ta bu kez Hıristiyan, beyaz bir ABD’li üzerinde çok sayıda silahla yakalanmış ve LGBT Onur Yürüyüşü’ne gittiğini söylemişti.

Telif hakkı AP

Türkiye asıllı bir ABD vatandaşı, “Şimdi herkes konuyu teröre, terörizme, radikal İslam’a bağlayacak. Ama esas mesele, bu ülkede silah alımının çok ama çok kolay olması. Ne yazık ki, tartışmaların esas meseleden uzaklaşması seçimlerde en çok Trump’ın işine yarar” sözleriyle duyduğu kaygıyı dile getirdi.

Buruk gurur haftası

Trump’ın açıklamaları ve Twitter üzerinden mesajlarına yapılan yorumlar, muhafazakarların Orlando saldırısını başkanlık seçimleri sırasında sık sık gündeme getireceğinin de işaretlerini veriyor. Zira, bu saldırı bir kez daha Müslümanlar ve İslam’la ilgili tartışmaları alevlendirecek gibi görünüyor.

Telif hakkı Reuters

Tartışmaların muhafazakarlar tarafından böyle bir yola sokulması, bir diğer önemli toplumsal meselenin, yani nefret suçlarının ve eşcinsel haklarının da gölgede kalmasına neden oluyor.

‘Terör’ odaklı yorumlar, onlarca insanın sadece cinsel yönelimleri nedeniyle hedef olduğu gerçeğini ikinci plana iterken, katliam nedeniyle LGBT Onur Haftası kapsamındaki etkinlikler de anma törenlerine dönüşmeye başladı bile.

New York’ta eşcinsellerin hak mücadelesinin en önemli sembolü olan Stonewall Inn adlı barın önünde akşam saatlerinde bir anma töreni düzenlendi. Yüzlerce kişinin katıldığı törende, Orlando’da hayatını kaybedenler için mumlar yakıldı, karanfiller bırakıldı. Benzer anma törenleri Washington DC ve Los Angeles gibi kentlerde de düzenlendi.

Telif hakkı Reuters

New York’ta 26 Haziran Pazar günü düzenlenecek olan Onur Yürüyüşü için de güvenlik önlemlerinin artırılacağı açıklandı.

New Jersey eyaletinde yaşayan Funda Esen de din, dil, ırktan bağımsız olarak nefret suçlarının tarih boyunca var olduğu görüşünde. Esen’e göre, “Geçmişte Ku Klux Klan ne yaptıysa, bugün de aynısı eşcinsellere oldu. Aynı şey, nedeni ne olursa olsun, faili kim olursa olsun, sonuçla insanlar ölüyor. En kötüsü bu.”

Orlando katliamı, sadece terör, güvenlik ve silah kontrolü tartışmalarıyla başkanlık yarışına damga vurmakla kalmayacak, aynı zamanda eşcinsellerin hak mücadelesinde ve nefret suçları tarihinde önemli bir kilometre taşını da oluşturacak.