Almanya'nın tropik geceleri

İşim var.

Sabah 6’da kalkıyorum.

Termometre 32 dereceyi gösteriyor.

Bugün sıcaklık yine 37–38 dereceyi bulacak demek ki.

Bir Afrika ülkesinde değilim.

Almanya’da, Berlin’deyim.

Gece de zaten o kadar sıcaktı ki, zaman zaman nefes almakta zorlandığım hissine kapıldım.

Alman Meteoroloji Enstitüsü böyle gecelere “tropik gece” adını veriyor.

Berlin’de ısı istatistikleri tutulmaya 250 yıl önce başlanmış.

O zamandan beri ilk defa bu kadar çok “tropik gece” ardı ardına yaşanıyormuş.

Bisikletimle yola düşüyorum.

Pedal basmak zor geliyor.

Yine de diğer bisikletlilerden hızlıyım.

Birini solluyorum.

'Sıcaktan herkes sinirli'

Arkamdan bas bas bağırıyor.

Hayretle dönüp bakıyorum.

Yine oradan geçen bir başka bisikletli, “dert etme” diyor, hava sıcak, ondan herkes sinirli.

Söylediği doğru.

Nereye gitsem, birileri tersleniyor.

Belki her yaz 40’ın üzerinde sıcaklıklar gören Diyarbakır veya Gaziantep gibi kentlerin sakinleri alışık olabilir, ama Almanlar 38–39 dereceye dayanamıyor.

Berlin polisi, memurların şapka giyme zorunluluğunu kaldırıyor, kentin vergi dairelerinden birinde müdür, çalışanlarının işi erken bırakıp eve gitmesine izin veriyor.

Bunun üzerine bu vergi dairesinin bağlı olduğu Maliye Senatosu’nun sözcüsü Daniel Abbou, “biz çalışanlarımıza, tren işletmelerinin yolcularına davrandığından daha iyi davranıyoruz” diyor.

Kastettiği, geçtiğimiz hafta sonu yaşanan bir olay.

Anormal sağanaklar

1900 yılından beri tüm ülkede en sıcak gün olan Pazar günü, sıcağa dayanamayan bu defa trenlerin klima cihazları oldu.

Tren işletmesi birçok seferi durdurmak zorunda kaldı.

Berlin’den Köln’e giden bir trende 27 öğrenci sıcaktan fenalık geçirip, tedavi altına alındı.

Görgü tanıkları, sadece öğrencilerin değil, birçok başka yolcunun da bayıldığını ya da fenalaşarak yerlere yığıldığını anlatıyor.

Olay meclise bile yansıdı.

Önümüzdeki günlerde görevini ihmal eden biri olup olmadığını araştıracak bir meclis araştırma komisyonu kurulacak.

Bu arada, gündüzleri yaşanan aşırı sıcaktan akşamları da yine bugüne kadar görülmemiş fırtınalar kopuyor.

İki gün önce, eskiden Almanya’da hiç görülmeyen bir tornado yaşandı.

Ölenler, yaralananlar oldu.

Anormal yoğunlukta sağanak yağışlarına da rastlanıyor.

Ama yine de, yağmur her yere değil, noktasal ve çok kısa yağdığı için kuraklık da baş gösterdi.

Tabii havanın bu kadar ısınması, zaten doğal çevre konusunda çok hassas olan Almanlar arasında iklim değişikliği ve atmosferin ısındığı tartışmalarını da yoğunlaştırdı.

İnternet’te bu tartışmalardan birini görünce kısaca göz atıyorum.

Karbondioksit salınımının çok artmasından, bunun sonuçlarının sıcaklar olduğundan, derhal bir şeyler yapmak gerektiğinden dem vuranlara, kış aylarının da aşırı soğuk geçtiğini ve kışın bir türlü bitmek

bilmediğini hatırlatan yanıtlar geliyor.

Kendini WoKo olarak adlandıran biriyse, tartışmayı şu sözlerle bağlıyor:

“Hey, yaz geldi, sıcak bir yaz. Ama tabii bunun sorumlusunu bulmamız lazım, yoksa bize Alman demezler. Herkese güzel bir hafta sonu dilerim.”