Got a TV Licence?

You need one to watch live TV on any channel or device, and BBC programmes on iPlayer. It’s the law.

Find out more
I don’t have a TV Licence.

Canlı anlatım

time_stated_uk

  1. YSK’nın ara karar metni: İlçe seçim kurullarına beş gün verildi

    YSK

    Yüksek Seçim Kurulu’nun AKP’nin İstanbul’daki yerel seçime dair itirazları hakkında verdiği ara karar metnine BBC Türkçe ulaştı.

    Metinde YSK’nın ilçe seçim kurullarına iddiaları araştırıp tutanakla bildirmeleri için 5 gün verdiği görülüyor.

    Karar metninde ilçe seçim kurullarının;

    • 1.229 ölen kişi,
    • 10.290 ceza infaz kurumlarında tutulu ve taksirli suçlardan hükümlü,
    • 5.287 kasıtlı suçlardan hükümlünün yerine oy kullanıp kullanılmadığının tutanakla tespit edilerek YSK'ya gönderilmesi talep ediliyor.

    YSK ayrıca;

    • 2.732 kısıtlı seçmen,
    • 236 yerleşim yeri cezaevi olarak görünen tutuklu ve hükümlü,
    • 21.358 zihinsel engeli nedeniyle kısıtlı seçmenin oy kullanıp kullanılmadığının da ilçe seçim kurulları tarafından tutanakla tespit edilip gönderilmesini istedi.

    Sandık kurul başkan ve üyelerinin nasıl seçildiği bildirilecek

    Böylece araştırılması istenen seçmen, tutuklu, zihinsel engelli ve ölü sayısı 41.132 oldu. İstanbul’un ilçelerinde yapılan tekrar sayımların ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu 13.729 farkla mazbatasını almıştı.

    YSK ayrıca ilçe seçim kurullarından 6.539 sandıkta sandık kurulu başkanının ve 13.084 sandıkta sandık kurulu üyelerinin kamu görevlisi olmadığı iddiaları üzerine ilçe seçim kurullarından bu kişilerin nasıl seçildiğini bildirmelerini talep etti.

    YSK aynı kararda KHK ile kamu görevinden çıkarılan kişilerin oy hakkının bulunduğuna da karara bağladı.

  2. Cumhurbaşkanı Erdoğan: Birileri istedi diye kabine değişikliği yoluna gidecek olursak bu ülkede istikrar diye bir şey kalmaz

    Erdoğan

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de düzenlenen 23 Nisan resepsiyonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Erdoğan, kabine revizyonu hakkındaki bir soruya "Ben hiç bir zaman bununla ilgili bir açıklama yapmadım” diye yanıt verdi.

    Erdoğan “Anayasa değişikliğini yaptıktan sonra kurmuş olduğumuz bu hükümette, medya istedi diye veya birileri istedi diye eğer kabine değişikliği yoluna gidecek olursak, bu ülkede istikrar diye bir şey kalmaz. İstikrar ve güven, bir ülkenin kalkınmasında en önemli iki başlıktır” dedi ve ekledi:

    “Bugüne kadar hiçbir zaman bu yola tevessül etmedik. Eğer bir değişme gerekiyorsa, gerektiği zaman yaparız; ama birilerinin sipariş üzerine kabine değişikliğine hiçbir zaman gitmedim, böyle bir adetim yok.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde kullandığı Türkiye İttifakı kavramı hakkında ise şunları söyledi:

    “'Türkiye İttifakı'ndan kastım; 'cumhur'dan kastım nedir? Tüm Türkiye'dir. Türkiye İttifakı da Cumhur İttifakı'nın farklı bir versiyonudur. Şu anda 82 milyonu farklı farklı şehirlere ayırarak konuşamayız. Ama 82 milyonu biz bir ittifak içerisinde tek millet, tek bayrak, tek devlet olarak topluyoruz, kastımız da budur."

    Erdoğan, önümüzdeki günlerde ABD Başkanı Donald Trump ile görüşme ihtimalinin bulunduğunu, kendisinden randevu talep ettiklerini de söyledi.

  3. Çavuşoğlu'ndan Suriye açıklaması: ABD'nin net bir stratejisi yok, biz ne istediğimizi biliyoruz

    Çavuşoğlu

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Savunma Bakanı Didier Reynders ile görüşmesinin ardından ortak bir basın açıklaması düzenledi.

    ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının sadece Türkiye’yi ilgilendiren bir konu olmadığını belirten Çavuşoğlu, “Biz yaptırımların her türlüsüne karşıyız” dedi ve ekledi:

    “Yaptırımlardan bir sonuç alınamayacağını gördük. ABD'nin yaptırımına, AB karşı olduğunu söyledi. Şu anda bu yaptırımlardan etkilenen birçok ülke var. Biz, hukuk kuralları üzerinde kurulan bir uluslararası sistemi ve çok taraflılığı destekliyoruz. Bir ülkenin bunu tek başına bozarak aldığı kararlara herkesin uyması yönünde baskı yapması, uluslararası hukuk sistemini zedeliyor ve tehlikeye atıyor. Bu hem tehlikeli hem gerçekten uluslararası diplomatik olgunluğa yakışmayan bir hareket. Neden tüm ülkeler senin tek taraflı aldığın kararlara uymak zorunda. AB ülkelerine hatta NATO müttefiklerine yönelik de buna benzer baskıların geldiğini görüyoruz. ABD'nin yaptırım kararlarına karşıyız."

    Akşam saatlerinde ise TBMM’deki 23 Nisan resepsiyonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çavuşoğlu, ABD’nin Suriye’den çekilmesiyle ilgili bir soruya şöyle yanıt verdi:

    “Amerika’dan kaynaklı bir durumu söylüyorum, net bir şey yok. Onların net bir stratejisi yok. Önce tamamen çekileceğiz diyorlardı, sonrasında 100-200 asker bırakılması konuşuldu. Herhalde onu da güneyde bırakacaklar. Deyrizor bölgesinde bazı çalışmalar var, görüyoruz. Onlar da İran’a karşı burada asker bırakmak istiyorlar. Onları eleştirmek için söylemiyorum, tam belirgin bir kararları yok henüz. Biz ise ne istediğimizi biliyoruz ve söylüyoruz.”

  4. HDP Eş Genel Başkanı Buldan: Egemenlik kayıtsız şartsız halkın ise, halkın seçtiği belediye başkanlarının mazbataları neden gasp edildi? Egemenlik kimde?

    Buldan

    HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, TBMM’deki 23 Nisan özel oturumunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın salonu terk ettiği konuşmasında cezaevinde bulunan siyasetçilere dikkat çekti.

    “Hukuksuz bir biçimde cezaevinde tutulan Sevgili Selahattin Demirtaş, Sevgili Figen Yüksekdağ, Sevgili İdris Baluken, Sevgili Sırrı Süreyya Önder, Sevgili Selma Irmak, Sevgili Sebahat Tuncel ve Sevgili Gültan Kışanak başta olmak üzere ismini sayamadığım binlerce arkadaşımızı da bu vesileyle saygı ve sevgiyle selamlıyorum” diyen Buldan, 23 Nisan’da Meclis’te temsil edilmesi gereken halk iradesinin cezaevlerinde tutulduğunu ve gasp edildiğini söyledi.

    1920’de kurulan meclisin çoğulculuk esasına dayandığını fakat “Farklılıkların reddi üzerine kurulan otoriter sistemle birlikte halka ait olması gereken egemenlik devletin eline geçtiğini” belirten Buldan, “Çoğulculuk esasına kapalı bu sistemde Kürtler, Türkler, Aleviler, Sünniler, Ermeniler, Süryaniler, Araplar, Çerkesler, Lazlar, kadınlar, gençler, emekçiler kendi geleceğini güvende hissetmiyor. Yarınlarına umutla bakamıyor” ifadelerini kullandı.

    Rabia Naz’ın ölümünün ardından yürütülen soruşturmaya da dikkat çeken Buldan “Milyonlarca öğrencinin geleceğini çalanlar serbest bırakılırken, “çocuklar ölmesin” diyen bir eğitimci anne, Ayşe Öğretmen bu 23 Nisan’da bebeğiyle cezaevine konuldu. Bu mudur adalet? Bir el Rabia yaparken, diğer el Rabia Naz’ın ölüm gerçeğini gizlemeye çalışıyorsa hangi adaletten söz edebiliriz?” diye konuştu.

    Buldan sözlerine şöyle devam etti:

    “Sayın Cumhurbaşkanı “kucaklaşalım” derken aynı saatlerde Gebze’de ve Kızıltepe’de adalet arayan beyaz tülbentli anneler insanlıktan nasibini almamış resmi görevlilerin saldırısına uğradı, itilip kakıldılar, yerlerde sürüklendiler.

    “’İstanbul’da usulsüzlük var’ diyenlere sormak istiyorum: İstanbul’da usulsüzlük değil halk iradesi var. Asıl usulsüzlük bölgede yapıldı. Buna neden sessiz kalıyorsunuz? Anlamakta zorluk çekiyoruz. Bitlis’te, Şırnak’ta, Siirt’te, Hakkâri’de ve daha birçok yerde ahırlara, boş binalara, milletvekili binalarına seçmen yazdırıldı. On binlerce güvenlik görevlisi bu kentlere seçim sonuçlarını değiştirmek için seçmen olarak kaydırıldı.

    “Parlamentoya sormak istiyorum: Egemenlik kayıtsız şartsız halkın ise, halkın seçtiği belediye başkanlarının mazbataları neden gasp edildi? Egemenlik kimde? Bunun sorgulanması gerekir.”

  5. CHP’liler Çubuk Adliyesi'nde ifade verdi, şikayetçi oldu: 'Öldürülmek istendik'

    chp heyeti

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun saldırıya uğradığı sırada yanında bulunan Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, milletvekili Murat Emir ve partili Kenan Nohut, bugün avukat Celal Çelik ile birlikte Çubuk Adliyesi'ne giderek şikayetçi oldu.

    İfade veren Kaya ve beraberindekiler daha sonra adliye önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, sürecin hukuki olarak ortaya çıkarılmasını istediklerini belirterek, "Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşunun 99’uncu yılı. Türkiye parlamenter sisteme kavuştuğu bir günde, Türkiye’nin çok büyük bir olayı atlattığı günün ifadelerini ve sanıklarını gün yüzünü çıkarmak için ne yazık ki, çocuklarımızla mutluluğu paylaşacakken, burada Türkiye’nin acılı bir gününü yaratanların kanun önünde hesap vermesi için buradayız” dedi.

    DHA’nın haberine göre Kaya, olayla ilgili 9 şüphelinin gözaltına alındığını hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Yakalanan ve gözaltına alınanlar değil, bu oyunu kuranlar ve yönetenlerin açığa çıkarılması gerekiyor. Mesele 9 kişi ile çözülecek bir mesele değildir. Orada dünya kamuoyunun gözleri önünde cereyan eden yüzlerce güruhun, vatan haininin bir şehit cenazesinin namazını kılanlara bile saygı göstermediği, ne dini geleneklere, ne örf ve adetlerimize, ne de insanlığa sığmayacak bir davranışla karşı karşıya kaldık. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu linç etmek üzere kurgulanmış bir tezgahı el birliği ile bozmaya çalıştık. Türkiye’ye bir kez daha geçmiş olsun. Bu oyunu kuranlar, tezgahı kuranlar ve linç girişiminde bulunanları tahrik edenlerin mutlaka yargı önünde hesap vereceği günü takip edeceğiz.

    CHP Ankara milletvekili Murat Emir ise gerçeğin ortaya çıkması ve adaletin yerini bulması için Çubuk Adliyesi'ne geldiklerini ifade ederek, şunları söyledi:

    "Pazar günü burada tezgahlanan bu olaylar Türkiye’nin barışına, kardeşliğine, demokrasisine yapılmış ağır bir saldırıdır. Hep beraber Türkiye’nin ve dünyanın önünde önce provokatörler görev başındaydılar. Sonrasında vatandaşlarımız galeyana getirildi. Akkuzulu olmayan, Çubuklu olmayan birçok saldırgan bize saldırmaya başladı. Bunu da oradaki başta Milli Savunma Bakanı olmak üzere yetkiler izlemekle yetindiler. Arkasında kimler var, kimler azmettirdi, kimler tezgahladı, kimler bu olaylardan hoşnuttu, kimler etkili müdahale de bulunmadı, kimler bu işlenen ağır suçu hafif göstermeye çalışıyorlar? İşte biz bunu ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Bizim başta genel başkanımız olmak üzere canımıza kast edilmiştir. Öldürülmek istendik. Çiğnenmek istendik.”

  6. İçişleri Bakanı Soylu: Yalan rüzgarıyla karşı karşıyayız

    soylu

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun uğradığı saldırı sonrası yaptığı açıklamalar hakkında “Yalan rüzgarıyla karşı karşıyayız” dedi.

    TBMM’de düzenlenen 23 Nisan resepsiyonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Soylu, “Muhtarın bilgisi ve haberi olduğunu söylüyor, muhtar açıklama yapıyor 'Haber yok.' diyor. Ailenin bilgisi olduğu söyleniyor, aile açıklama yapıyor, 'Bizim bilgimiz yoktur, artık bizi rahat bıraksın, biz dua etmek istiyoruz.' diyor. Elde sopalar vardı diyor, sopalarla ilgili kimsenin bir bilgisi, görgüsü veya böyle bir değerlendirme yok” dedi ve ekledi:

    “Ben bu yalan rüzgarından yoruldum. Adli soruşturma devam ediyor. Şu ana kadar yürütülen soruşturmalar kapsamında hiçbir provokasyon bulgusuna rastlamadım. Bana sorsalardı gitmemelerini tavsiye ederdim.

    “CHP'lilerin şehit cenazelerinde protokole alınmamalarını tedbir olarak söyledim. İki ay sonra şehit cenazelerine gidebilirler dedim çünkü tehdit kalkmıştı."

    Soruşturmanın devam ettiğini söyleyen Soylu, “Bizim bulgularımızda şu ana kadar provokasyonu veya dışarıdan gelerek provokasyonu sağlayan tespitimiz söz konusu değildir” dedi.

  7. Yıldırım ve Kılıçdaroğlu'ndan YSK'nın KHK kararı hakkında açıklamalar

    Yıldırım ve Kılıçdaroğlu

    Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) bugün açıkladığı ve KHK ile ihraç edilen kişilerin seçimlerde oy kullanabileceğine dair karara siyasetçilerden de yorum geldi.

    AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, YSK’nın kararına yorum yapmasının doğru olmayacağını söyledi ve ekledi:

    “Süreç tamamlanmış değil, kanaat belirtmem doğru olmaz. Çünkü işin konusu benim.”

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise kararı doğru bulduğunu söyledi.

    Kılıçdaroğlu “Daha önce de benzer kararlar var” dedi.

  8. Savunma Bakanı Akar, Kılıçdaroğlu'na saldırı sırasındaki "Mesajı verdiniz" şeklindeki sözlerim çarpıtıldı

    Hulusi Akar

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na saldırı sırasında kalabalığa söylediği olarak "Mesajınızı verdiniz" şeklindeki sözlerinin çarpıtıldığını savundu.

    Akar, "Amacımız Kılıçdaroğlu'nun güvenliğini sağlamaktı. Kılıçdaroğlu'nun uzunca bir süredir kaldığı evden bir an önce, sağ salim ayrılmasına sağlamak, halkı dağıtmaktı" diye konuştu.

    Niyetimizi sorgulamak en hafif tabiriyle ahlaki sorun, şiddeti hoş görmek asla sözkonusu değildir. Yargı mutlaka gerekeni yapacaktır. Ne amacımız olabilr ki.?" diyen Savunma Bakanı "Yani biz sayın Kılıçdaroğlu'na vurulmasını tasvip mi ediyoruz? Bunu mesaj mı kabul ediyoruz? Böyle bir şey olabilir mi? " ifadelerini kullandı.

    Akar, Mesaj', 'tepki' dediğim şey, insanların söylediği, şehitlerin kanı yerde kalmasın', 'terörü bitirin' ve benzer terör aleyhindeki ifadelerdir". dedi.

  9. 4 yaşındaki Furkan'ı arama çalışmaları sürüyor, ailenin sorgusu devam ediyor

    Karaçoban'daki arama çalışmaları

    Erzurum'un Karaçoban ilçesine bağlı, Budaklı Mahallesi'nde 17 Nisan'da kaybolan 4 yaşındaki Furkan Yiğit'in 'kasten öldürme' şüphesi üzerine gözaltına alınan babası, dedesi, babaannesi ve amcasının jandarmadaki sorgusunun sürdüğü bildirildi.

    Dün gece ara verilen Furkan'ı arama çalışmaları ise sabah saatlerinde yeniden başladı.

    Gülperi- Fehim Yiğit çiftinin, 3 çocuğundan en küçüğü olan Furkan, Çarşamba günü saat 13.30 sıralarında kaybolmuştu.

    Aile, jandarmaya başvurarak çocukları Furkan'ın kaybolduğunu söyledi.

    Bunun üzerine köye jandarma ve AFAD ekipleri ile korucular sevk edildi. Yaklaşık 100 jandarma, 20 köy korucusu ve 22 AFAD personeli köyde arama yaptı.

    Arama çalışmaları sürürken, baba Fehim Yiğit önceki gün jandarmaya "Çocuğumu öldürüp mezara gömdüm" dedi.

    Bunun üzerine olay yeri inceleme ekipleri tarafından şüphelenilen bir mezar açıldı. Ancak mezarlıktan 3 yıl önce ölen bir çocuğa ait kemiklere ulaşıldı.

    Mezar yerinin çocuğun ailesince teşhis edildiği ve bu kemiklerin Furkan'a ait olmadığı belirtildi. Mezar açıldıktan sonra ise Furkan'ın babası Fehim Yiğit jandarmaya verdiği ifadeyi kabul etmedi.

    Olayla ilgili Hınıs Cumhuriyet Başsavcısı Olcay Aksoy tarafından dün yapılan yazılı açıklama şöyle;

    "Budaklı Mahallesi'nde Furkan Yiğit'i arama çalışmaların sürdüğü bildirildi. Açıklamada, "Olayın haber alınmasından itibaren Cumhuriyet Başsavcılığımızca da soruşturma başlatılmış ve gelişmeler doğrultusunda 'kasten öldürme' suçu şüphesine istinaden, 21 Nisan 2019 tarihinde şüpheliler E.Y., H.S.Y., Y.Y. ve F.Y. gözaltına alınmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan soruşturma işlemlerine etkin ve hızlı bir şekilde titizlikle devam edilmekte olup, soruşturma kapsamında soruşturmayla ilintili değişen gelişmelerin olması durumunda kamuoyu bilgilendirilecektir".

    Vali: Ailenin çelişkili beyanları var

    Erzurum Valisi Okay Memiş ise dün yaptığı açıklamada ailenin çelişkili beyanları bulunduğunu söyledi.

    Henüz bulunamayan çocukla ilgili bir istismarın söz konusu olmadığını, ellerinde bu yönde bir bulgu bulunmadığını belirten Vali Memiş, "Ailenin kayıp olup olmadığı konusunda, vefat etmiş olabileceği konusunda ifadeleri oldu. Soruşturma devam ediyor. Bu bizim açımızdan şüphe uyandırır oldu. İnfiale uğratacak bir konu olduğu için suhuletle ve ciddiyetle yürütmek durumundayız. Bütün safahatlarını bizzat kendim takip ediyorum. İl Emniyet Müdürü, Jandarma Alay Komutanlığı, İlçe Kaymakamlığı gibi bütün birimlerle konuyu takip ediyor. Bugün yarın netleşeceğini düşünüyorum" diye konuştu.

  10. Kılıçdaroğlu: Cenaze öncesi herkesle görüşüldü

    Kılıçdaroğlu

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, saldırıya uğradığı cenaze töreni öncesinde herkesle görüştüğünü söyledi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün TBMM çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada Kılıçdaroğlu’nu "Ben bile bir Cumhurbaşkanı olarak, herhangi bir şehit evi ziyaretinde, öncelikle soruyorum; 'Gidişim orayı rahatsız eder mi" sözleriyle eleştirmişti.

    Erdoğan’a yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Aileyle, muhtarla görüşüldü. Kiminle görüşülecek, herkesle görüşüldü. Daha kiminle görüşülsün arkadaşlar?” dedi.

    Anadolu Ajansı’na göre Erdoğan'ın telefonla geçmiş olsun dileğinde bulunup bulunmadığı sorusuna Kılıçdaroğlu, "Etmeyebilir. Herhangi bir beklentim yok" karşılığını verdi.

  11. Beşiktaş Başkanı Fikret Orman: Burak Yılmaz’ın erken gelmemesinin pişmanlığını yaşıyoruz

    Burak Yılmaz

    Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, takımının golcüsü Burak Yılmaz’ın siyah beyazlı ekibe daha erken katılmamasının pişmanlığını yaşadıklarını söyledi.

    İstanbul Ispartakule Beşiktaş Futbol Okulu’nda düzenlenen 23 Nisan turnuvasının ardından konuşan Orman, "Futbol böyle bir şey. Şimdi de eleştiriyorlar zamanında neden almadın diye. Bizim yaptığımız iş eleştiriye açık bir iş” dedi ve ekledi:

    “Burak için ilk günden beri söylüyorum. Burak iyi bir Beşiktaşlı. Her zaman bunu telaffuz eden bir çocuk. Babası Fikret Ağabey, düzgün bir aileden yetişmiş. Beşiktaş'ta da iyi işler yapıyor. Taraftarlarla zaten yıldızı barışıktı. Siz bakmayın, arada öyle şeyler olur. Çok faydalı oldu. Şu anda tabii ki zamanında, erken gelmemesinin pişmanlığını da yaşıyoruz. İnşallah o golleri attıkça biz daha fazla pişman oluruz."

    Burak Yılmaz Pazartesi günü Sivasspor’a karşı attığı frikik golüyle takımının 1-2’lik galibiyetinde önemli bir rol oynamıştı.

    Orman, Şenol Güneş’in ardından takımın başına geçecek teknik direktörle ilgili açıklamalarda da bulundu.

    Aynı zamanda ulusal futbol takımının teknik direktörlüğünün yürüten Güneş’in Beşiktaş’la sözleşmesi sezon sonunda bitiyor.

    Orman, teknik direktörün 12 Mayıs’taki kongrenin ardından belli olacağını söyledi:

    "Beşiktaş'ın 12 Mayıs'ta kongresi var. Daha evvel de açıklamıştık. Şu anda adaylar tam olarak netleşmedi. Bu netleştikten sonra, Beşiktaş yönetimini seçecek. Beşiktaş yönetimini seçtikten sonra yeni yönetim kendi hocasını seçer. Bizim çalışmalarımız devam ediyor.Kimse bizden 12 Mayıs öncesinde bir şey beklemesin. Önemli olan Beşiktaş'ta istikrar. Şenol Hoca ile de birçok şeyler konuşuldu. Görüyorsunuz başarılar geliyor. İstikrar önemli. 4 senelik bir birlikteliğimiz var. Hocamız ile hep güzel günler yaşadık, yaşamaya da devam ediyoruz. Futbol inişi-çıkışı olan bir şey. Çizginizde devam ettiğiniz sürece her zaman başarı gelir.”

  12. Sri Lanka’daki saldırıda yaşamını yitiren iki mühendisin cenazeleri Adıyaman’a ulaştı

    Adıyaman'da uçaktan indirilen cenaze

    Sri Lanka’da Pazar günü otel ve kiliseleri hedef alan saldırılarda yaşamını yitiren mühendisler Serhan Selçuk Nariçi ve Yiğit Ali Çavuş'un cenazeleri Adıyaman’a ulaştı.

    İkisi de Adıyamanlı olan ve Sri Lanka’nın başkenti Kolombo’da bir otelde kahvaltı yaparken hayatlarını kaybeden mühendislerin cenazeleri önce İstanbul’a, ardında da uçakla Adıyaman Havalimanı’na götürüldü.

    Havalimanında protokol üyeleri ve yakınlarının karşıladığı Selçuk Nariçi'nin cenazesi Gölbaşı ilçesine, Yiğit Ali Çavuş'un cenazesi ise Yeni Mezarlık Cami'ne götürüldü.

    DHA’nın haberine göre Yiğit Ali Çavuş'un babası Mehmet Çavuş, "Bir gün öncesinde kendisiyle görüştüm. Pazar günü patlama haberleri görünce tedirgin olmaya başladım. Dışişleri Bakanlığı'nı ve çalıştığı şirketin yetkililerini aradım. Saat 13.30 gibi bana acı haberi verdiler. Oğlum çok temiz, pırıl pırıl donanımlı bir çocuktu. Ben onun şehit olduğuna inanıyorum, mekanı cennet olsun" dedi.

  13. Son dakikaYSK KHK'lıların oy kullanamayacağı itirazını reddetti

    YSK

    Yüksek Seçim Kurulu (YSK) AKP'nin KHK'lıların oy kullanamayacağı yönündeki itirazını reddetti.

    YSK ayrıca yerel seçimde görev alan ve memur olmayan sandık kurulu başkan ve üyelerinin araştırılmasına karar verdi.

  14. Cumhurbaşkanı Erdoğan: Şehit cenazesine giderken dikkat etmemiz gerekiyor

    erdoğan salonu terk ederken

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pazar günü Ankara Çubuk'taki asker cenazesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırıyla ilgili "cenazeye giderken dikkat etmemiz gerekiyor" yorumunu yaptı.

    Erdoğan "Şehit cenazesine giderken ben de soruyorum. Burada artık bir gaz sıkışması var. Bunları istismar şeyine dönüştürmenin de bir anlamı yok. Dikkat etmek gerekiyor. Ben de bir cenazeye giderken soruyorum gidişim orayı rahatsız eder mi diye" ifadelerini kullandı.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki 23 Nisan Özel Oturumu'na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan kürsüye çıkınca tepki olarak Genel Kurul'u terk etti.

    Erdoğan "İstiklal Marşı'nı söylemeyenleri, Mehmetçiği şehit edenleri, onlarla omuz omuza verenleri neden dinleyeyim?" diyerek tepki verdi.

    TBMM Genel Kurulu, TBMM'nin açılışının 99. yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplanıyor.

    Erdoğan geçen yıl da 23 Nisan'da OHAL ve Kürtçe illerin isimlerinin değiştirilmesi tartışmaları üstüne Genel Kurul'u terk etmişti.

  15. Kılıçdaroğlu: Son anayasa değişikliğiyle TBMM'nin yetkileri kısıtlandı, denetimsiz bir yürütme organı yaratıldı

    Kemal Kılıçdaroğlu

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu TBMM'nin 23 Nisan oturumunda yaptığı konuşmada, cumhurbaşkanlığı başkanlık sistemine karşı eleştirilerini dile getirdi. Kılıçadaroğlu "Partili cumhurbaşkanı devleti ve milleti temsil etmek yerine belli siyasi görüşün temsilcisi haline dönmüştür. Tek kişiye parlamentoyu fesih yetkisi verilmiştir. Meclis’in bütçe hakkı fiilen elinden alınmıştır.dedi.

    Quote Message: Son anayasa değişikliği ile TBMM kendi yetkilerini kısıtlamış kuvvetler ayrılığı ilkesi fiilen ortadan kalkmıştır. TBMM’nin yetkileri kısıtlanmış denetimsiz bir yürütme organı yaratılmıştır. Cumhurbaşkanı kararnameler yoluyla Meclis’in yasama yetkisine ortak olmuştur.
    Quote Message: Partili cumhurbaşkanı devleti ve milleti temsil etmek yerine belli siyasi görüşün temsilcisi haline dönmüştür. Tek kişiye parlamentoyu fesih yetkisi verilmiştir. Meclis’in bütçe hakkı fiilen elinden alınmıştır.
  16. Bostancı: Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın bu ülkenin başka bir evladı olacak'

    Naci Bostancı

    TBMM Genel Kurulu, Meclisin açılışının 99. yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da izlediği Genel Kurul'da konuşan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un açıklamalarından satır başları "CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na ve bazı milletvekili arkadaşlarımıza yönelik saldırı gerçekleşmiştir bu müessif saldırıyı kınıyorum. Bir daha bu tür hadiselerin yaşanmaması en büyük temennimizdir.'' dedi.

    Şentop'tan sonra söz alan AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’ ise "Unutulmasın ki Meclis’in sözü, milletin nihai sözüdür. " derken, Cumhuriyet ve demokrasilerde kurallar bellidir. Yöneticileri halk seçer ve geri çağırır. Makamlar kimseye mülk değildir. Seçim sonuçlarına hukukun imkanları yönünde itiraz yolları elbette vardır. Şüphesiz ki altın oy yoktur. Kural her bir oyun hakkını korumak ahlakında kayıtlıdır. Siyasi rekabet tartışmalarını, diktatörlük kavramlarında yürütmek kendi içinde çelişkilidir." ifadelerini kullandı.

    'Bugün cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın bu ülkenin başka bir evladı olacak'

    Bostancı ayrıca "Diktatörlükte makamlar el değiştiremez, bizde değişir. Diktatörlükte göstermelik seçimde hukuka ihtiyaç yoktur, bizde her türlü ihtiyaçtır. Diktatörlükte muhalefetin iktidar tasavvuru olmaz. Bizde her zaman böyle bir yol haritası olmuştur. Türkiye 16 Nisan referandumu ile sistemi değiştirmiştir. Artık Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi vardır. Bu sistem toplumsal açıdan bütünleştiricidir." diye konuştu.

    "Bugün sayın Erdoğan Cumhurbaşkanıdır" diyen AKP Grup Başkanvkekili "Yarın bu ülkenin başka evlatları göreve gelecektir. Berat gecesi 4 evladımızın teröristler tarafından şehit edilmesi bizi milletçe üzmüştür. Çubuk’ta şehidimizin cenazesinde gelen olay kabul edilemez. Sayın genel başkana ve CHP temsilcilerine bir kez daha geçmiş olsun "diliyorum." diye konuştu.

  17. Sözcü gazetesi: Kılıçdaroğlu'nun saldırıya uğradığı köyün muhtarı özür ziyaretine gidecek

    Halil Kökmen

    Sözcü gazetesinin haberine göre CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yumruklu saldırının yapıldığı Akkuzulu Köyü Muhtarı Halil Kökmen, “Köyümüzde yaşanan olaydan utanç duyuyoruz. Genel Başkan’a köyümüz adına bir özür ziyaretinde bulunacağız” dedi.

    Muhtar Kökmen gazeteye yaptığı açıklamada, bulunanlardan birisinin kendi köylüleri olduğunu dile getirdi ve “Çoğu bizim köylü değildi. Halk galeyana getirildi. Evden çıkarken Kılıçdaroğlu'na ben yardımcı oldum. Yoksa olay daha da büyüyecekti. Çubuk'tan, Akyurt'tan, Ankara'dan köye doğru yürüyüş başlamıştı” diye konuştu.

    Evin sahibi Rahim Doruk ise cenaze namazı sonrası kalabalık bir grubun evine doğru geldiğini vurguladı ve “Türk İslam âdetinde misafiri kapıdan kovmak olmaz. Biz doğru olanı yaptık. İnsanlar bilmese de rabbim biliyor.'' ifadelerini kullandı.

  18. 23 Nisan Cumhurbaşkanı Ozan: Kılıçdaroğlu'nun telefonu yok, arayamayacağım ama her türlü şiddete karşıyız

    Onur Sözeyataroğlu ve Erdoğan

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yerine, 23 Nisan'da Cumhurbaşkanı olan 6. sınıf öğrencisi Ozan Sözeyataroğlu, saldırıya uğrayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu arayıp aramayacağı sorulduğunda, "Telefonu bende yok." dedi.

    12 yaşındaki Sözeyataroğlu, "Telefonu bende yok arayamayacağım ama her türlü şiddete karşıyız." dedi.

  19. CHP, TBMM'ye Kılıçdaroğlu'na saldırıyla ilgili araştırma önergesi verdi

    Gözaltına alınanlar

    CHP, Ankara'nın Çubuk ilçesindeki cenazede Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırıyla ilgili araştırma önergesi verdi.

    CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç, Sözleşmeli Er Yener Kırıkcı’nın Ankara’nın Çubuk ilçesine bağlı Akkuzulu Mahallesindeki cenaze töreninde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik linç girişimi ile ilgili araştırma önergesini Meclis'e sundu.

  20. Eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun sosyal medyada Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla gözaltına alındı

    Sabri Uzun

    Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun, "Cumhurbaşkanına hakaret, terör örgütü propagandası yapmak ve örgüte yardım" suçlarından gözaltına alındı.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada "Eski istihbarat daire başkanı Sabri Uzun, Cumhurbaşkanına hakaret, terör örgütü propagandası yapmak ve örgüte yardım suçlarından gözaltına alınmış olup, Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Şube Müdürlüğünde işlemleri devam etmektedir" ifadeleri kullanıldı.

    Anadolu Ajansı'na göre Uzunsosyal medya hesabındaki paylaşımlarıyla "Cumhurbaşkanına hakaret, terör örgütü propagandası yapmak ve örgüte yardım" suçunu işlediği iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, evinde gözaltına alındı.

    Sabri Uzun, İN-Baykal Kaseti Dink Cinayeti ve Diğer Komplolar kitaplarının yazarıydı.