Got a TV Licence?

You need one to watch live TV on any channel or device, and BBC programmes on iPlayer. It’s the law.

Find out more
I don’t have a TV Licence.

Özet

  1. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Kudüs gündemiyle İstanbul'da gerçekleştirdiği olağanüstü toplantıda Doğu Kudüs Filistin'in başkenti ilan edildi
  2. İstanbul'da IŞİD'e yönelik operasyonda 22 kişi gözaltına alındı
  3. Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail bir işgal ve terör devletidir
  4. Filistin lideri Abbas: ABD sözünü tutmadı, biz de verdiğimiz sözü tutmayacağız

Canlı anlatım

Yazan Onur Erem

time_stated_uk

Canlı anlatım sayfamızın sonuna geldik.

New York'taki davanın bugünlük sona ermesiyle beraber biz de canlı anlatım sayfamızın sonuna geldik.

Bizi takip ettiğiniz için teşekkürler.

Yarın yine görüşmek üzere, hoşçakalın!

Korkmaz ifadesinde verildiği iddia edilen rüşvetlerden bahsediyor

Korkmaz ifadesinde Süleyman Aslan, Egemen Bağış ve Muammer Güler'e verildiği iddia edilen rüşvetlerden bahsediyor.

"Recep Tayyip Erdoğan" adını tam olarak kullanarak 'yolsuzluk soruşturması' iddialarını gündeme getiriyor.

View more on twitter
View more on twitter

Korkmaz: Gülen organizasyonunun bir üyesi değilim

Atilla'nın avukatlarının Gülen cemaatinin bir üyesi olduğuna yönelik suçlamalarına Korkmaz, "Gülen organizasyonunun bir üyesi olmadığını, bir polis memuru olduğunu" söyleyerek yanıt verdi.

View more on twitter
View more on twitter

Korkmaz: Atilla ile Zarrab'ın yüz yüze buluştuğuna dair bir şey hatırlamıyorum

Atilla'nın avukatları çapraz sorguda mahkemeye sunulan fotoğraf ve video kayıtlarının Atilla ile ilişkili olmadığını ispatlamaya çalışıyor.

Eski polis Korkmaz ise eski kayıtlarda Atilla ile Zarrab'ın yüz yüze tanıştığına dair bilgi olup olmadığını hatırlamadığını söylüyor.

Korkmaz aynı zamanda Atilla'nın hiç rüşvet almadığını da aktarıyor.

View more on twitter
View more on twitter
View more on twitter

Eski polis Korkmaz: Darbe girişimi bir felaketti, Gülencileri suçlamam için soruşturmanın bir parçası olmam gerekir

Atilla'nın avukatları, Korkmaz'ın darbe teşebbüsüyle suçlanmasından bir ay sonra Türkiye'de bir darbe girişimi olduğunu dile getiriyor.

Korkmaz ise 'bu olayın bir felaket olduğunu' ve Temmuz 2016'dan sonra Türkiye'yi terk ettiğini anlatıyor.

Atilla'nın avukatlarının darbeye 'Gülencilerin kalkıştığını' söylemesi üzerine Korkmaz, "Bunu bilebilmem için soruşturmaların bir parçası olmam gerekirdi" cevabını veriyor.

View more on twitter
View more on twitter
View more on twitter
View more on twitter

Atilla'nın avukatları eski polis Korkmaz'ı çapraz sorguya aldı

Tekrar tanık kürsüsüne dönen eski polis Hüseyin Korkmaz'ı Hakan Atilla'nın avukatları çapraz sorguya alıyor.

Atilla'yı şimdiye kadar görmediğini ve kendisiyle tanışmadığını belirten Korkmaz, Atilla'nın avukatlarının 'polislikten istifa ettiği' iddiasını reddederek Hakkari'ye sürüldüğünü öne sürüyor.

Korkmaz, 2013 yılında kendisine dinlemesi için izin verilen telefon konuşmalarını hatırladığını söylüyor.

Atilla'nın avukatları ise 2013 yılından beri çok fazla şeyin gerçekleştiğini aktarıyor.

Korkmaz hakkında yürütülen soruşturmalar hakkında detaylar vererek gözaltına alınmasının sebebini darbe teşebbüsü olarak gösteriyor.

View more on twitter
View more on twitter
View more on twitter
View more on twitter
View more on twitter
View more on twitter

Hakan Atilla'nın avukatlarından eski polis Hüseyin Korkmaz'ın ifadesine itiraz

Hakan Atilla'nın avukatları, eski polis Hüseyin Korkmaz'ın ifadesinin hükümsüz sayılması için tanıklığına itirazda bulundu.

İtirazın gerekçesi olarak ise Korkmaz'ın 2012-2013 yılları arasında Türk yetkililer tarafından yürütülen ve Hakan Atilla'nın dahil olmadığı bir soruşturmayala ilişkili 'önyargılı ve kafa karışıklığı yaratan' bulguları ortaya atması gösterildi.

Diğer yandan duruşmada şimdilik Korkmaz'ın ifadesine sonradan devam etmek üzere son verildi.

Şu an Citibank'tan bir yetkili ifade veriyor.

View more on twitter
View more on twitter
View more on twitter
View more on twitter

Hüseyin Korkmaz: Halkbank ile böylesi bir ticareti yapan tek kişi Zarrab değildi

Eski polis Hüseyin Korkmaz, New York'ta Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'nın yargılandığı davada ifade vermeye devam ediyor.

Duruşmayı takip eden gazeteci Adam Klasfeld'in aktardığına göre Korkmaz, Halkbank ile bu tarz ticaret yapan tek kişinin iş adamı Reza Zarrab olmadığını söyledi.

Aynı zamanda davada Zarrab ve yardımcısı Happani arasındaki bir konuşma da kanıt olarak kamu açıldı.

View more on twitter
View more on twitter

Varlık Fonu Başkan Vekili Himmet Karadağ: Babayiğit Fund kurmak istiyoruz

Yerli otomobil için imzalar törenle atılmıştı
DHA
Yerli otomobil için imzalar törenle atılmıştı

Türkiye Varlık Fonu (TVF) Başkan Vekili Himmet Karadağ, fonun yol haritası niteliğindeki stratejik planın Başbakanlık'a gönderildiğini, ancak üzerinde güncellemeler yapılacağını söyledi.

Reuters'ın haberine göre Karadağ; TVF olarak yerli oto projesinin finansmanında da yer almak istediklerini söyledi. Bu doğrultuda "Babayiğit Fund" (Babayiğit Fonu) kurmak istediklerini kaydeden Karadağ, bununla ilgili bir görevlendirme almadıklarını ancak Sanayi Bakanı ile stratejiyi konuştuklarını belirtti.

'Bana denirse 1 milyar dolar fon lazım, hemen çıkarırız'

Karadağ, Babayiğit Fund ile ilgili şunları söyledi:

"TVF tarafında görev verilirse finansmanda yer almak istiyoruz. Babayiğit Fund kuralım. Bilim ve Sanayi Bakanı'na söyledik, bize görev düşerse hemen fon kurarız. Babayiğit Fund kurarsak katılma belgeleri kapış kapış gider... Stratejisini konuştuk, görev verilmedi. Bana denirse 1 milyar dolar fon lazım, hemen çıkarırız... Çalışılıyor konsorsiyumda. Fon tarafında, finansman tarafında pasifi nasıl şekillendiririz diye söyledim, bu mümkün."

Türkiye'nin ekonomik büyümesine katkı sağlamak, uluslararası kurumsal yatırımcıların ilgisini çekmek ve büyük projelere kaynak yaratmak amacıyla geçen yıl Ağustos ayında kurulan TVF'ye çeşitli banka ve şirketlerdeki kamu hisseleri, bazı KİT'ler ile at yarışları ve şans oyunlarına dair lisanslar 49 yıllığına devredilmişti. TVF'ye devredilen şirketler arasında Ziraat Bankası, BOTAŞ, TPAO, PTT, Borsa İstanbul, Türksat ve Türk Telekom'un sermayelerinde bulunan Hazine hisselerinin yanı sıra THY ve Halkbank'taki Özelleştirme İdaresi hisseleri bulunuyor.

Aynı zamanda Borsa İstanbul yönetim kurulu başkanı olan Karadağ Reuters ile yaptığı söyleşide TVF'nin çalışmaları ile ilgili değerlendirmede bulunarak, "Stratejik Plan Başbakanlık'a gönderildi, üzerinde güncellemeler yapılacak, bakanlar kurulu ve başbakanın gündemine göre çalışmalarımızı sunacağız" dedi. Bu stratejik plan doğrultusunda TVF bünyesindeki varlıkları yönetip geliştireceklerini belirten Karadağ, kamuya ait varlıkları daha etkin yöneterek varlıkların değerini yükseltmeyi hedeflediklerini söyledi.

Karadağ, "TVF'ye iki lisans devredildi. Milli Piyango ve Türkiye Jokey Kulübü'nün değerleme çalışmaları taslak olarak yapıldı. Doğru şekilde yönettiğimizde ikisinden bile 1 milyar lira üzeri yıllık likit kazanabiliyoruz. Diğer şirketler de profesyonel şekilde yönetilerek mevcut portföyümüzün değeri iki katına çıkarılabilir" diye konuştu.

Karadağ'ın verdiği bilgiye göre TVF portföyünde yaklaşık 50 milyar dolarlık varlık bulunuyor. TVF'de uluslararası işbirlikleri için görüşmeler yürüttüklerini belirten Karadağ, "Uluslararası yatırım bankaları ile görüşüyoruz ama kapı kapı dolaşıp Varlık Fonu için kredi arıyor değiliz" dedi.

İstanbul Üniversitesi'nin cezalandırdığı Kürtçe ders isteyen öğrenciler, AİHM'de tazminat kazandı

İstanbul Üniversitesi
Getty Images

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) İstanbul Üniversitesi’nde seçmeli Kürtçe dersi talep edince haklarında disiplin soruşturması başlatılan öğrencilerin eğitim hakkının ihlal edildiğine hükmetti.

İstanbul Üniversitesi’nin farklı fakültelerinde öğrenim gören sekiz öğrenci 2001 yılında rektörlüğe ayrı ayrı başvurarak seçmeli Kürtçe dersi açılmasını talep etmişti.

Başvurular üzerine 2002 yılında öğrenciler hakkında soruşturma başlatan üniversitenin disiplin kurulu, iki öğrenci hakkında iki dönem uzaklaştırma cezası, altı öğrenci hakkında da üniversiteden atılma cezası vermişti.

Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Birinci Ek Protokolü

Diken'in haberine göre öğrenciler idare mahkemesinde dava açmış, mahkeme ise öğrencilerin verdikleri dilekçenin ya da fikirlerini ifade etmelerinin, disiplin cezasının mazereti olamayacağını ifade ederek yürütmeyi durdurma kararı vermişti.

Bu karardan sonra öğrencilerin okula devam etmelerine ve bütünleme sınavlarına girmelerine izin verilirken, tazminat talebi reddedilmişti.

Öğrenciler tazminat taleplerini 2007 yılında yapılan sekiz bireysel başvuruyla AİHM’ye taşımıştı.

Başvurular hakkındaki kararını dün açıklayan mahkeme öğrencilerin seçmeli Kürtçe ders talep ettikleri gerekçesiyle disiplin cezalarına çarptırılmasının hak ihlali olduğuna karar verdi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) göre eğitim hakkının ihlal edildiğine hükmeden mahkeme, öğrencilerin her birine 1.500 euro manevi tazminat verilmesine karar verdi.

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek: Bitcoin fiyatları aniden çökebilir

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek bugün Twitter hesabından açıklamalarda bulundu.

Bitcoin fiyatlarına değinen Şimşek, “Bu spekülasyondan uzak durmalı. Bitcoin fiyatı aniden aşırı derecede yükselebileceği gibi daha sonra çöküşe de geçebilir” ifadelerini kullandı.

View more on twitter

Hüseyin Korkmaz: Türk hükümeti, Halkbank ve İran hükümeti arasında Zarrab'ın katıldığı toplantılar yapıldı

Eski polis Hüseyin Korkmaz, New York'ta Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'nın yargılandığı davada ifade vermeye devam ediyor.

Duruşmayı takip eden gazeteci Adam Klasfeld'in aktardığına göre Korkmaz, Halkbank yetkililerinin İran hükümetinden temsilcilerle buluştuğunu söyledi. Savcının sorusu üzerine Korkmaz, Reza Zarrab ve Türk hükümetinden yetkililerin de toplantılara katıldığını belirtti.

İfadeye göre toplantılar 3 Ekim ve 8 Kasım 2012'de gerçekleşti.

View more on twitter

Milletvekili Tuncay Özkan: Dört MİT daire başkanı PKK'nın elinde rehin

Tuncay Özkan
DHA

CHP İzmir Milletvekili ve TBMM Güvenlik-İstihbarat Komisyonu üyesi Tuncay Özkan, PKK’ya operasyon yapmak isteyen MİT’ten 4 daire başkanının PKK tarafından rehin alındığını ve halen de örgütün elinde "esir" olduklarını söyledi.

TBMM'de görüşülen MİT'in 2018 bütçesiyle ilgili söz alan CHP'li Özkan, TBMM çatısı altında Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu kurulmasına rağmen MİT Müsteşarı'nın Meclis'e bilgi vermeye gelmediğini belirtti.

Özkan sözlerine şöyle devam etti:

PKK'nın 4 üst düzey MİT daire başkanı, onların elinde esir düştü. Yazılı olarak da sorduk cevap vermediler. Bütün çalışmalar boyunca bunları dile getirdik. İstihbarat elemanlarımızın hangi operasyonla, nasıl ele geçirildiğini öğrenmek istiyoruz. MİT hangi yanlışları yapmış da bu durumdadır? Abdullah Öcalan'ı getiren MİT, 16 yıl sonra 4 daire başkanını terör örgütüne kaptırdı. Bunlar nasıl ele geçirildi. MİT hangi amaçla, hangi operasyona girdi öğrenmek istiyoruz. MİT hangi yanlışı yaptı da bu durumdadır. Takas yetkisi neden verildi? PKK'nın elinde olan daire başkanları için mi? Bu konu susularak, örtbas edilecek bir konu değildir. Sağlık Bakanlığı'nda yaşanan musibet MİT'te de yaşanıyorsa vah geldi devletin başına.

AYM: Diyanet personeline siyaset yasağı Anayasa'ya uygun

aym
anayasa.gov.tr

Anayasa Mahkemesi (AYM), imamların da aralarında bulunduğu Diyanet personeline siyaset yapma yasağını Anayasaya uygun buldu. AYM yasak getiren maddenin iptali istemini oybirliğiyle reddetti.

Eskişehir 2’nci İdare Mahkemesi, Diyanet İşleri Başkanlığı personel yasasının 25’nci maddesinin iptali için AYM’ye başvurmuştu.

AYM'nin kararının ardından imamlar, müftüler ve tüm Diyanet personeli siyasi faaliyette bulunması ve herhangi bir partiyi övmesine yönelik yasak olduğu gibi sürecek.

Yasa ne diyor?

Diyanet İşleri Başkanlığı kuruluşunun her derecesinde görev alan personel, Memurin Kanununun hizmetliler için yasak ettiği siyasi faaliyetten başka, dini görevi içinde veya bu görevin dışında, her ne suretle olursa olsun, siyasi partilerden herhangi birini veya onların tutum ve davranışını övemez ve yeremez. Bu gibi hareketleri tahkikatla sabit olanların, ilgili ve yetkili mercilerce işine son verilir”

"İkinci eş bulma" sitesine Türkiye'den erişim yasağı

Türkiye'de kurulmasının ardından haberleri çıkan ikinci eş bulma sitesi evlilikci.com'a erişim yasağı getirildi.

View more on twitter

Ancak siteye yurtdışından veya Türkiye içinde VPN kullanarak erişilebiliyor.

Site, kadın örgütlerinin tepkisini çekmişti.

Sitenin "hakkımızda" bölümünde şu ifadeler yer alıyor:

"Türkiye'nin ilk, dünyanın üçüncü (İngiltere ve Endonezya'dan sonra), ikinci eş bulma sitesine hoşgeldiniz... Tüm semavi dinlerin izin verdiği ve ülkemiz kültürüne uygun ikinci eş kurumu bazı sorunların çözümüdür."

Site, Nisa suresinin şu bölümüne de yer veriyor:

"Nisa-3: Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin."

Diyarbakır Barosu'ndan işkence çağrısı yapan Cem Küçük hakkında suç duyurusu

Diyarbakır Barosu, TGRT Haber kanalındaki Medya Kritik programında tutuklu ve hükümlülere işkence uygulanmasına yönelik çağrıda bulunan Cem Küçük ve Fuat Uğur hakkında suç duyurusunda bulundu.

"Suç işlemeye tahrik ve suçu övme" gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusunda Cem Küçük'ün programda sarf ettiği şu ifadelere yer verildi ve soruşturma açılması talep edildi:

17/25 oldu diyelim İsrail'e yaptılar, olabilir. Dünyanın her yerinde her gün 15-20 toplu ölüm duyardık: Trafik kazası, intihar etti, toplu intihar etti, uyuşturucuyu fazla bastı, aşırı alkolden gitti, danayamadı köprüden atladı... Bir sürü gerekçe bulurlar. Burada da şimdi bunlara acıma. Bütün yöntemleri düşünmelisin. Ya elimizde çok kritik üç-dört tane FETÖ'cü var. Ali Fuat Yılmazer, Mehmet Partigöç, Alaaddin Kaya. Ya şu adamları bir konuştursanıza. Bunlar bir sürü şey biliyor. Bizim savcı şöyle: Oturuyor, 'Fuatçığım hoşgeldin, adın, soyadın...' mesela diyor. Nerede görev yaptın, bu işi sen mi yaptın? Hayır diyor. Kardeşim başka türlü de konuşturma teknikleri var. Sallandır ayağından camdan aşağıya. Bak sana bir tane MOSSAD tekniği anlatayım, Gideon'un Casusları kitabında vardı. Ajan yapmak istiyor mesela Filistinlilerden birini. Ajan olmuyor adam, kabul etmiyor. Gidiyor ailesinden birini tak diye öldürüyor. Gene yapmıyor, gene öldürüyor. Ondan sonra mecburen. Kaç tane bölye ajanı var. Adam canı pahasına... Havlu tekniği var biliyorsun. Yüze havluyu atıyor yukardan aşağıya suyu döküyor bu arada boğuyor. Ya bir sürü şey denersin

Baro, suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişinin altı aydan beş yıla kadar hapisle cezalandırılacağını, suçun basın yayın yoluyla işlenmesi durumunda yarı oranına artırılacağını belirtti.

Cem Küçük'ün açıklaması sosyal medyada da tepki çekmişti.

View more on twitter
View more on twitter
View more on twitter
View more on twitter

Aralarında Kılıçdaroğlu'nun da olduğu CHP'li ve HDP'li vekillere yeni fezleke

Kılıçdaroğlu
Getty Images

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, muhalefet partilerinden milletvekilleri hakkında hazırlanan yeni fezlekeleri paylaştı.

Açıklamaya göre haklarında fezleke hazırlanan milletvekilleri ve gerekçeleri şöyle:

  • Yüksek Seçim Kurulu'nun şikayeti üzerine CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 12 Eylül 2017'de FOX TV'de referandum süreci ile ilgili değerlendirmelerindeki beyanları hakkında fezleke hazırlandı. Kılıçdaroğlu konuşmasında Hakkari'de silahlı insansız hava aracıyla öldürülen kişilerin yanında silah bulunmadığını söylemişti.
  • CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun silahlı insansız hava araçlarıyla yapılan operasyonlarda sivillerin vurulduğuna ilişkin iddiaları nedeniyle fezleke hazırlandı.
  • CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel hakkında TBMM personelinin bilgisayar kasasını birim kapısını kırmak suretiyle yerinden sökerek genel kurul salonunda teşhir etmesi nedeniyle fezleke hazırlanarak Adalet Bakanlığı'na gönderildi.
  • HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp'ın Twitter'da yaptığı "Kürt var ama siyaseti yasak, siyasetçisi yasak. Kürt var ama, dili yasak, tarihi, okulu yasak. Bir de bu vardı. Kürtlüğünüzle gurur duyun" ve "Besime Koca açlık grevinde" paylaşımları hakkında fezleke hazırlandı.
  • HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran'ın 27 Ağustos 2017 tarihinde HDP Antalya İl Başkanlığı binasında yaptığı konuşma hakkında TCK'nın 301/4 maddesi uyarınca soruşturma izni talebinde bulunuldu.

Emrah Serbes hakkında 22,5 yıla kadar hapis istemi

Emrah Serbes
Hürriyet

İzmir-Aydın otoyolunda, arkadan otomobillerine çarptığı Ayhan Özçelik (59), eşi Nilgün Özçelik (51) ve kızı Zeynep Özçelik'in (16) ölümüne neden olan ve kazadan 6 gün sonra suçunu itiraf ederek, teslim olan senarist, yazar Emrah Serbes hakkında Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma sonrasında hazırlanan fezleke, İzmir'de iddianameye dönüştürüldü.

Serbes, bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olmaktan 22.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakim karşısına çıkacak. Serbes ile aynı araçta bulunan ve ilk aşamada otomobili kendisinin kullandığını iddia eden arkadaşı Kenan Doğru için de suç üstlenmekten 2 yıla kadar hapis cezası istendi.

DHA'ya göre davanın hangi mahkemede görüleceğinin daha sonra belli olacak.

İstanbul'da şüpheli araçta bomba bulundu

şüpheli araç
DHA

İstanbul Bahçelievler'de polisi alarma geçiren şüpheli bir araçtan bomba çıktığı ve bir kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

DHA'nın haberine göre kapalı kasa minibüste patlayıcı madde olduğu yönünde ihbar üzerine polis alarma geçti. Aracın bulunduğu sokak emniyet şeridiyle kapatıldı. Olay yerine çok sayıda polis ekibi sevkedildi.

Terörle Mücadele Şubesi ve Bahçelievler Emniyet Müdürlüğü ekipleri de geniş güvenlik önlemleri aldı. Olay yerine gelen bomba uzmanı polis, özel kıyafetini giyerek araçta inceleme yaptı. Araçta zaman zaman fünye ile kontrollü patlatma yapıldı. Araçta bulunan malzemeler indirilerek incelemeden geçirildi. Yaklaşık 2,5 saat incelenen şüpheli araçta bomba bulunduğu öğrenildi. Bir kişi gözaltına alınırken şüpheli araç çekiciyle olay yerinden götürüldü.

Haaretz: İsrail İstihbarat Bakanı Suudi Arabistan'ın yeni arabulucu olmasını teklif ediyor

Yisrael Katz
Getty Images

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sonuç bildirgesi, liderler tarafından canlı yayında açıklanıyor.

Filistin lideri Mahmud Abbas, “Ben bu zirveyi başarıyla tamamlanan ender zirvelerden biri olarak görüyorum” derken Cumhurbaşkanı Erdoğan ise İsrail-Filistin barış görüşmelerinde artık ABD’nin arabulucu olamayacağını, yeni bir arabulucuya ihtiyaç olduğunu belirtti.

Zirveyi takip eden BBC Türkiye Muhabiri Mark Lowen’a göre toplantıya katılan bazı Müslüman liderleri diğerlerine göre Trump’ı daha çok destekliyor.

Lowen, toplantıdan çıkan bildirinin Beyaz Saray politikasına etki etmesinin beklenmediğini de vurguluyor.

Öte yandan İsrail’de yayınlanan Haaretz gazetesi, İsrail İstihbarat Bakanı Yisrael Katz’ın Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı İsrail’e davet ettiğini yazdı.

Suudi Arabistan’ın İsrail ile diplomatik ilişkisi bulunmuyor.

Haaretz’e göre Katz, Suudi Arabistan’ın İsrail-Filistin barış görüşmelerinde arabulucu olmasını önerdiğini, İsrail’in böyle bir barış sürecinin içinde yer alacağını söyledi.

Katz, Suudi Arabistan'ı "Arap dünyasının lideri" olarak tanımladı

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz el-Suud, İstanbul’da bugün düzenlenen zirveye katılmamıştı.

Dışişleri Bakanlığı: ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster'ın açıklaması hayret verici

mcmaster
Getty Images

Dışişleri Bakanlığı, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Herbert Raymon McMaster'ın "Türkiye ve Katar'ın radikal ideolojilerin yeni sponsorları olduğu" yönündeki sözlerine 'hayret verici, temelsiz ve kabul edilemez" diyerek tepki gösterdi.

Oğuz Atay ölümünün 40. yıldönümünde anılıyor

OĞUZ ATAY
OLRIC PRESS

Türk edebiyatının sıradışı yazarlarından Oğuz Atay, ölümünün 40. yılında anılıyor. Twitter'da #OğuzAtay etiketi Türkiye gündeminin ikinci sırasına yerleşti.

Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar kitabı bu yıl İngilizce'ye de çevrilmişti.

BBC Türkçe'den Fırat Ergene, kitabın İngilizce çevirisine kısa bir giriş yazısı yazan Maurice Whitby ile konuşmuştu:

İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'nde Doğu Kudüs Filistin'in başkent ilan edildi

İstanbul'da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Olağanüstü Zirvesi'nin karar bildirgesinde, Doğu Kudüs "Filistin Devleti'nin işgal altındaki başkenti" olarak tanındı ve "Filistin'i tanıyoruz" denildi.

Bildirgede ayrıca bütün devletlere de bu tanıma kararını almaları için çağrı yapıldı.

Kudüs
Getty Images

Erdal Eren idamının 37. yıldönümünde anılıyor

Erdal Eren
-

12 Eylül döneminde idam cezası için yaşı tutmamasına rağmen Kenan Evren'in onayıyla idam edilen Erdal Eren, 37. ölüm yıldönümünde Türkiye'de çeşitli etkinliklerle anılıyor.

Twitter'da da #ErdalEren etiketi Türkiye gündeminde ikinci sıraya yerleşti.

Erdal Eren kimdir?

Erdal Eren, 25 Eylül 1961 tarihinde Giresun'un Şebinkarahisar ilçesinde dünyaya geldi. Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisi olan Erdal Eren, 30 Ocak 1980 tarihinde MHP'li Bakan Cengiz Gökçek'in koruması Süleyman Ezendemir tarafından vurularak öldürülmesi olayını protesto etmek için 2 Şubat 1980 günü yapılan gösteride gözaltına alındı.

Gösteri esnasında çıkan arbede ve çatışmada askeri inzibat eri Zekeriya Önge vurularak öldürüldü ve Zekeriya Önge'yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Erdal Eren, yargılandı ve suçu sabit bulundu.

Erdal Eren 13 Aralık 1980 günü Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde idam edildi.

Erdal Eren'in kimlikteki yaşı 18'den büyük olmasına rağmen ailesi nüfusa büyük yazdırdıklarını, gerçek yaşının 18'den küçük olduğunu söylemiş, fakat askeri yaş tespiti talebini reddetmişti.

Erdal Eren'in avukatı, yaş tartışmasına ilişkin şunları söylemişti:

Dosyadaki belgelere göre doğumu 25 Eylül 1961, evde doğmuştur. Nüfus kaydı memleketi Şebinkarahisar’dan telgrafla sorulmuştur. Telgrafta ne bir imza ne de tanık olabilecek bir isim vardır. Babası Ahmet Eren, Erdal dünyaya geldiğinde Şebinkarahisar kazasının bir dağ köyünde öğretmendir. Okulların açık olması ve ulaşım güçlüğü nedeniyle öğretmen babanın şehre inip nüfusa yazdırması mümkün olmamıştır. Şehre indiğinde oğlunu okula ve askere erken gitmesi için 6 ay kadar büyük yazdırmıştır. Erdal Eren’in doğumu 1962 Mart ayıdır. Yargıtay kararlarına göre ceza davasında yaş konusunda itirazlar varsa kemik grafilerinin çekilmesi, sonra anne-babanın dinlenmesi gerekmektedir. Ayrıca dosyanın adli tıbba gönderilerek yaşının tespiti gereklidir. Sıkıyönetim 1 No’lu Askeri Mahkemesi bu talebimizi, “Sanığın dış görünümü ve tahsil durumu dikkate alındığında” gerekçesi ile reddetmiştir, yaşı konusunda tek bir işlem yapılmamıştır.

View more on twitter

Kudüs Twitter Türkiye gündeminde bir numarada

Kudüs
Getty Images

İslam İşbirliği Teşkilatı İstanbul'da Kudüs gündemiyle olağanüstü toplanırken Kudüs etiketleri Twitter Türkiye gündeminde ilk sıralara yükseldi.

Türkiye gündeminin birinci sırasında #IslamicUnityforQuds etiketi yer alırken #KudüsFilistininBaşkentidir ve #KudüsBizimdir etiketleri de gündeme girdi.

Osman Baydemir'e "Kürdistan" sözü nedeniyle Meclis'ten çıkarma cezası

Baydemir
Getty Images

Meclis bütçe görüşmelerinde ''Ben Kürdistan'dan gelen bir temsilci olarak benim şu isteğim bu çatı Türk'ün ve Kürt'ün ortak çatısı olmalıdır'' diyen HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir'e iki günlük Meclis'ten çıkarma cezası verildi.

Baydemir, ''Kürdistan'' ifadesini kullandığı sırada AKP'li vekillerden tepki gelmişti.

TBMM Başkan Vekili Ayşenur Bahçekapılı Baydemir'e, ''Kürdistan neresi?'' diye sormuş, Baydemir de elini kalbine koyarak, ''Kürdistan şurası'' demişti.

Oturumun ardından Bahçekapılı, Baydemir'in "Kürdistan" ifadesini kullandığı gerekçesiyle içtüzük gereği 'Genel Kuruldan 2 gün çıkarma' cezası verildi.

Ermenistan Dışişleri Bakanı Nalbandiyan: Türkiye ile protokoller iptal edilecek

Ermenistan yazısı üstünde Türk bayrağı
Getty Images

Ermenistan Dışişleri Bakanı Eduard Nalbandiyan, Türkiye ile 2009 yılında imzalanan ilişkileri normalleştirme protokollerinin iptal edeceklerini söyledi.

Nalbandiyan, "Şimdiye kadar protokoller onaylanmadı. Zira Türkiye protokollerin ruhuna aykırı ön koşullar sundu. Ermenistan Devlet Başkanı (Serj Sarkisyan) eylül ayında Erivan'ın protokolleri geçersiz sayacağını söyledi. O zamandan beri yürürlüğe girmeleri yönünde olumlu bir adım olmadı. Bu nedenle 2018 baharını bu protokoller olmadan karşılayacağız" ifadelerini kullandı.

Ermenistan Devlet Başkanı Sarkisyan da Eylül ayında BM Genel Kurulu'nda yaptığı açıklamada “Türkiye yıllar önce aramızda imzalanan normalleşme protokollerini sonsuza dek rehin olarak elinde tutacağını düşünüyorsa yanılıyor" demiş ve 2018 baharında protokollerin iptal edileceğini söylemişti.

Peki iptal edileceği söylenen protokollerde neler yer alıyor?

Trabzon'da 650 dönüm deniz dolgusu üzerine golf sahası yapılacak

Trabzon Yomra
DHA

Trabzon'un Yomra ilçesinin belediye başkanı İbrahim Sağıroğlu, 650 dönümlük deniz dolgusu üzerine golf sahası ve sosyal donatı projesi yapılacağını açıkladı.

Sağıroğlu 50 milyon liraya mal olacak dolgu çalışmalarına 2018'de başlanacağını duyurdu.

DHA'nın haberine göre golf sahası 18 çukurlu olacak.

'Biraz pahalı ama Trabzonlular golfe yatkın'

Ajansa konuşan Sağıroğlu, projeyle ilgili şunları söyledi:

"Bölgemiz son zamanlarda Arap turistlerin ilgi odağı haline gelmiştir. Trabzon'un parlayan yıldızı, incisi Yomra ilçemiz Arap turizminin merkezi olarak değerlendirilmektedir. İlçemizde yoğun bir yerleşim ve yatırım turizm manasında ciddi bir hareketlilik yaşamaktayız. Bizlerde turistlerimizin kalıcı olabilmesi için projeler geliştirmekteyiz.

"Biz turistlerimizi burada ağırlarken 3 aylık olan bu sezonu 6-7 aya çıkartmamız gerekir. Bu anlamda başka çalışmalarımız da var. Bu projeyle ilçemizin adını hem yurt içinde hem de yurt dışında özellikle Arap ülkelerinde duyuracağız. Yeni yılda dolgu çalışmalarına başlayacağız. 1 buçuk 2 yılda dolgu çalışmalarının bitiririz diye tahmin ediyorum

"Golf sporu dünyada yaygın ama ülkemizde pek yaygın değil. Bu şehrim insanlarının özelikle gençlerinin bu spor dalına yatkınlığı olduğunu düşünüyorum. Bilindiği gibi Trabzon'da geçmişten beri tenisinden tutun da yelkenlisine kadar birçok dalda spor yapılıyordu. Kent insanının golf hususunda önemli yetenekleri olduğunu düşünüyorum. Proje son derece turizme de katkısı olur. Biraz pahalı bir spor ama kulüpleşme kurularak, kentte futbolun dışında da golf sporu bölgemize çok önemli katkı vereceğini düşünüyorum."

View more on twitter

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nde 473 öğrenci zehirlendi

hastane girişi
DHA

Rize'de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi kampüsünde dün yedikleri öğlen yemeğinden zehirlenen 473 öğrenci hastanelerde tedavi altına alındı. Öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilirken, yemeklerden alınan numuneler tahlile gönderildi.

DHA'nın haberine göre Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nde öğrenim gören öğrenciler dün kampüs yemekhanesinde çorba, köfte, patates ve makarnadan oluşan menüden yedi.

Üniversiteden ayrıldıktan sonra ev ve kaldıkları yurtlara giden öğrencilerden bazıları akşam saatlerinde rahatsızlandı. Mide bulantısı, ateş ve kusma gibi şikayetler görülen öğrenciler, özel araç ve ambulanslarla Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Rize Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Olayla ilgili Rize Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

CPJ 2017 raporu: Türkiye bu yıl da en fazla gazetecinin cezaevinde olduğu ülke

ülkelere göre hapisteki gazeteciler
BBC

Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Aralık 2017 itibariyle Türkiye'nin en fazla gazetecinin hapiste olduğu ülke olduğunu açıkladı.

Örgüt dünya çapında 262 gazetecinin hapiste olduğunu açıkladı.

Yargıtay, Ethem Sarısülük'ü öldüren polisin cezasını az buldu

Ethem Sarısülük, öldürülmeden önce eylemde
Getty Images

Yargıtay, Ankara’daki Gezi eylemlerinde Ethem Sarısülük’ü vurarak öldüren polis Ahmet Şahbaz’ın bir yıl dört ay 20 günlük hapis cezasını az bularak kararı bozdu.

"Güvenlik gerekçesiyle" Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne alınan davada Şahbaz’a "taksirle öldürmek" suçundan bir yıl dört ay 20 gün hapis cezası verilmişti. Ceza, 10 bin lira para cezasına çevrilmişti.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi mahkemenin verdiği bu kararı bozdu.

Kararda “Taksire dayalı kusurunun ağırlığı nedeniyle taksirle ölüme neden olma suçundan, teşdiden ceza tayini gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan ceza belirlenmesi bozmayı gerektirmiştir” ifadeleri yer aldı.

İlk olarak Ankara 6. ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Şahbaz’a ilk olarak yedi yıl dokuz ay hapis cezası verilmişti. Yargıtay cezayı bazı usul hataları nedeniyle bozmuştu.

Hürriyet gazetesine konuşan Sarısülük Ailesi’nin avukatı Murat Yılmaz “Biz hem yerel mahkeme hem Yargıtay’ın kararını doğru bulmuyoruz. Biz burada kasten öldürme olduğunu görüyoruz. Ancak bütün bu hukuksuzluklara rağmen, Yargıtay 1. Ceza Dairesi dahi, ölüm gerçekleştiği için üst sınırdan ceza verilmesini belirtmiştir. Yargıtay kararına uyulması durumunda sanık polis memuru Şahbaz’ın alacağı ceza mahkeme uygulamasına göre dört yıl iki ay olacaktır" ifadelerini kullandı.

Berkin Elvan davası 28 Şubat'a ertelendi

berkin elvan anması
Getty Images

Gezi eylemlerinde polisin attığı gaz kapsülünün başına gelmesi nedeniyle yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede 269 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan'ın ölümüne ilişkin davanın 4. duruşması, bugün İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Duruşmada Elvan ailesinin avukatlarından Çiğdem Akbulut "14'ündeki Filistinli çocuğu gözleri bağlı sürükleyen İsrailli askerler terörist ise tutuklanmaları gerekmez mi? 14'ünde Berkin'i vurup öldüren polis neden tutuksuz yargılanıyor ve üstelik halen görevde, halen elinde silah var?" dedi.

Mahkeme, sanık polis hakkındaki tutuklama talebini reddetti ve bir sonraki duruşmanın 27 Şubat 2018'de yapılmasına karar verdi.

“Okmeydanı’nı Champs-Élysées yapma” projesi ikinci kere iptal edildi

Proje görseli
BEYOĞLU BELEDİYESİ
Belediye projeyle ilgili bu görselleri basınla paylaşmıştı

İstanbul 3. İdare Mahkemesi, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın, “Okmeydanı’nı Champs-Élysées yapacağız” dediği projeye ilişkin kentsel dönüşüm planının yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.

Mahkeme projeye ilişkin planın şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığına hükmetti.

Plan, 18 Mart 2016 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi'nde AKP’li üyelerin oyları ile kabul edilmişti.

BirGün'ün haberine göre kararda şu ifadeler yer aldı:

"Kentsel dönüşüm niteliğindeki dava konusu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın, kentsel dönüşün tasarım, sosyal, fiziksel, ekonomik ve yasal yönetsel boyutlarını besleyen araştırmalar, plan karaları ve plan uygulama araçları ve özellikle planlama sürecine katılımın niteliğine yönelik argümanlar açısından eksik kaldığı görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir."

Proje görseli
BEYOĞLU BELEDİYESİ

Projenin yer aldığı 1/5000 ölçekli plan daha önce de 2015 yılında İstanbul 6. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmişti.

Okmeydanı Çevre Koruma Derneği'nin açtığı davanın sonucunda projenin iptal edilmesinin ardından 18 Mart 2016 yeni plan hazırlanmıştı.

İstanbul’da IŞİD operasyonu: 22 yabancı gözaltında

Polis
Getty Images

İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) ekipleri, 4 ilçede 9 adrese IŞİD’e yönelik operasyon düzenledi.

DHA’nın haberine göre polisler Fatih, Bayrampaşa, Başakşehir ve Esenyurt'ta bulunan adreslere yaptığı baskınlarda, daha önce çatışma bölgelerine gitmiş ve yakın zamanda gitmeyi bekleyen 22 yabancı uyruklu şüpheliyi gözaltına aldı.

Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital malzeme, örgütsel doküman ele geçirildi. Gözaltına alınan yabancı uyruklu şüpheliler hakkında sınır dışı işlemleri başlatıldı.

Kökeni 1969'da Kudüs'teki Mescid-i Aksa'nın kundaklanmasına uzanan İslam İşbirliği Teşkilatı

ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıması sonrası bugün Türkiye'nin çağrısıyla İstanbul'da olağanüstü gündem ile toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı'nın 4 kıtada 57 üyesi bulunuyor. Birleşmiş Milletler'in ardından en büyük hükümetlerarası kuruluş olan teşkilatın dönem başkanı Nisan 2019'a dek Türkiye.

Filistin lideri Abbas: ABD’ye verdiğimiz sözleri tutmayacağız, Oslo ve sonrasındaki anlaşmaları artık kabul etmiyoruz

abbas
Getty Images

İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ardından Filistin lideri Mahmud Abbas konuştu.

Abbas, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’e hediye olarak takdim etmek istediğini söyledi.

“Büyün dünyanın özgürleri olarak bu zaferi elde edeceğiz” diyen Abbas, bu adıma karşı güçlü bir direniş sergilemek gerektiğini söyledi.

Kudüs’ün eskiden olduğu gibi gelecekte de Filistin’in başkenti olacağını belirten Mahmud Abbas, zirveden sağlam kararların çıkması gerektiğini vurguladı.

'Bize yüzyılın tokadını vurdular'

Abbas konuşmasına şöyle devam etti:

“Maalesef şu an işgal ve sömürge eylemleri durmadan devam etmekte. Zorla işyerlerinin kapatılması, insanlara taşıyamayacakları vergilerin yüklenmesi ve canları istendiğinde canlarına kast etmeleri, ulusal kurumların kapatılması, Müslüman ve Hıristiyanların kendi mabetlerinde ibadet etmelerine engel olmalarını görmekteyiz.

“Bize yüzyılın tokadını vurdular.

“ABD artık barış sürecinde arabulucu olma vasfını yitirmiştir, asla ama asla ABD’nin barış sürecinde yer almasına izin vermeyeceğiz. Bu kararımızı desteklemenizi bekliyoruz.

“Birkaç masum soru sormak istiyorum: Dünyada din savaşından fayda görecek kimdir? Dünyada din savaşını hareket ettiren kim? Dünyada terör örgütlerini oluşturan ve kullanan kim? İşte bu soruları ben burada sormak istiyorum.

“İsrail’in ve ABD’nin Filistin Kurtuluş Örgütü’nü bir terör örgütü olarak kabul etmesini de kınıyoruz. ABD yönetimi bizimle işbirliği yapıyor, öte yandan bizi terör örgütü ilan ediyor. Anlaşılan onlar bizi terör örgütü yapmak istiyor ama biz olmayacağız. Terör örgütlerini ortaya çıkaranlar kendileri.

“ABD ile bir anlaşma yaptık, bu anlaşma kapsamında bazı uluslararası örgütlere üye olmamaya söz verdik, karşılığında elçiliği taşımamaya söz verdiler. Sözlerini bozdularsa biz de bozuyoruz.

“Güney Afrika’da apartheidın ortadan kalkmasından 30 yıl sonra Filistin’de böyle bir uygulama kabul edilebilir mi?

“Bir devletin uluslararası anlamda tanınabilmesi için yönetim, halk ve sınır şartlarının olması lazım.

“İsrail’in yönetimi var, halkı var ama sınırları yok. Sınırları olmayan bir devlet nasıl tanınabilir? Sınırları olmayan bir ülke tanınamaz. Buradan İsrail’e meydan okuyorum, sınırlarını göstersinler.

“Birleşmiş Milletler’de şikayete konu ülkenin şikayet konusu üzerinde oy kullanılmasına izin verilmiyor. ABD de bundan sonra Kudüs konusunda oy veremeyecek.

“ABD arabuluculuğunu kaybetmiştir, biz uluslararası bir mekanizma istiyoruz.

“Bizi tanıyan devlet sayısı İsrail’i tanıyan devlet sayısından daha fazla.

“Artık Oslo anlaşmasını ve o tarihten günümüze kadar imzalanan hiçbir anlaşmayı kabul etmiyoruz.

“İsrail’le de hiçbir konuda işbirliği yapmayıp ‘biz devlet değiliz, işgal altındaki toprağız, hizmetleri sizin sağlamanız gerek’ diyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail bir işgal ve terör devletidir

Erdogan
Getty Images

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın İstanbul’da düzenlediği Kudüs konusu olağanüstü zirve başladı.

Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kudüs’te birkaç dakika dolaşan herkes oranın işgal altında olduğunu anlayacaktır” dedi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu’nun 1980 tarihli ve 478 sayılı kararına göre hiçbir ülkenin Kudüs’te büyükelçilik bulunduramayacağını belirten Erdoğan, “Bu karar şiddet yerine barış isteyen taraf olan Filistinlilerin cezalandırılmaları anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:

“1947’de İsrail ne ise şimdi Filistin o hale geldi. Böyle bir taksimi inanın kurt kuzu mücadelesinde kurt bile yapmaz.

“Bu şunu gösteriyor: İsrail bir işgal devletidir. Bunun yanında İsrail aynı zamanda bir terör devletidir.

“Bu kararla işgal, abluka, yasadışı yerleşimler, yerinden etme, orantısız şiddet, cinayet suçlarının faili İsrail tüm terör eylemleri için ödüllendirilmiştir. Bu ödülü veren Trump’tır.

“Ben yaptım oldu demekle hiçbir şey olmuyor bu dünyada. ABD olarak askeri açıdan güçlü bir ülke olabilirsiniz ama bunlar sizin güçlü olduğunuzu ifade etmez. Eğer haklıysanız güçlüsünüz, haklı değilseniz hiçbir zaman güçlü olamazsınız.

“Hukuku çiğneyen ve vicdanları yaralayan bu tür adımlar, uluslararası sisteme ve BM’ye yönelik güveni zedeliyor.

“Ecdadımız hiçbir ayrım gözetmeden tüm Kudüs halkının refahını garanti altına almıştır.

“Bugün Kudüs’ün mahremiyetini hiçe sayanların Kudüs’ten alacakları çok dersler vardır. Kudüs’ün tüm inançlar için taşıdığı öneme saygı duyan Papa’ya, barış için mücadele eden Musevilere ve Kıptilere şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.

“İşgali devam ettiren devlet kabul görürken 1967 sınırında, yani tarihi Filistin topraklarının beşte birinde yaşamayı kabul eden Filistin’in kabul edilmemesinin hiçbir açıklaması yoktur.

“İslam işbirliği teşkilatı dönem başkanı sıfatıyla ABD’yi bu adımı geri çekmeye davet ediyorum.”