Got a TV Licence?

You need one to watch live TV on any channel or device, and BBC programmes on iPlayer. It’s the law.

Find out more
I don’t have a TV Licence.

Canlı anlatım

time_stated_uk

  1. Son dakikaOsman Kavala 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında tutuklandı

    Salı günü Gezi Davası'nda hakkında beraat kararı verilen Osman Kavala, 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında "Türkiye Cumhuriyeti devletinin anayasal düzenini cebir, şiddet kullanarak değiştirmeye teşebbüs etme" suçlamasıyla tutuklandı.

    Osman Kavala
    Quote Message: Yaklaşık 2 yıl 4 aydır hukuksuz bir şekilde tutuklanmış bulunuyorum. Dün 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nin beraat kararının tescil etmiş olduğu gibi ve daha önce AİHM kararının açıkça belirttiği gibi maruz kaldığım sıradışı vahimlikte bir hak ihlalini dünkü gözaltı kararı ve bu akşam gördüğünüz savcının sevk yazısı bu hak ihlalinin devam ettirilmekte olduğunu göstermektedir. Daha önceki ifademde belirtmiş olduğum gibi 15 temmuz darbe girişimine destek olmak ile ilgili tüm iddialar asılsızdır. from Osman Kavala Mahkemedeki ifadesinden
    Osman KavalaMahkemedeki ifadesinden

    Osman Kavala dün Gezi Davası'ndan beraat etmişti. Beraat kararından hemen sonra ise Kavala hakkında 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili soruşturmadan gözaltı kararı verildi.

    Kavala, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde ifadesinin alınmasının ardından Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na götürüldü ve tutuklanma talebiyle Nöbetçi 8. Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilmişti.

    Savcılık, tutuklanma talebine gerekçe olarak 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Amerikalı akademisyen Henri Barkey ile görüşmesini gösterdi.

    Metinde "Kavala'nın darbe teşebbüsünün karar sürecine katıldığına dair bulgulara ulaşıldığı" ifadeleri yer aldı.

    Savcılık, Kavala'nın 'kaçma şüphesi bulunduğunu' öne sürüp "Türkiye Cumhuriyeti devletinin anayasal düzenini cebir, şiddet kullanarak değiştirmeye teşebbüs (darbe teşebbüsü) suçu yönünden CMK 100 maddesi gereğince sorgusu yapılarak tutuklanması" talebinde bulundu.

    İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği da Kavala'nın tutuklanması kararını verdi.

  2. Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden Gökçek hakkında 'ihaleye fesat' soruşturması

    Fundanur Öztürk

    BBC Türkçe, Ankara

    Melih Gökçek

    Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'e 'ihaleye fesat' soruşturması açıldı. Oluşan 16 milyon 241 bin 345 dolar zararın eski Belediye Başkanı Melih Gökçek, encümenler, ilgili bürokratlardan tazmini için dosyanın hukuk müşavirliğine gönderileceği belirtildi.

    Ankara Büyükşehir Belediyesi müfettişleri, 2005 yılında alınan özelleştirme kararına rağmen Belbeton A.Ş.’ye özelleştirmeden önce milyonluk yatırımlar yapıldığını ve protokole göre Belediye’ye verilmesi gereken kârın Meclis kararları alınarak şirketin sermayesine eklendiğini belirledi.

    Ankara Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan Belbeton AŞ’nin 2005'te alınan Meclis kararı ile özelleştirilmesine karar verildi ve şirket, 2012 yılında 12 milyon 500 bin dolara özelleştirildi.

    Müfettişlerin hazırladığı teftiş raporunda, 2012 yılında özelleştirilen Belbeton’un değerini tespit eden Detay Bağımsız Denetim ve Danışmanlık AŞ’nin, Belediye ve bağlı şirketlerle iş ilişkisi içinde olduğu için şirketin satış bedelinin kasıtlı olarak düşük gösterdiği yer aldı.

    Özelleştirme bedeli kasıtlı olarak düşük gösterildi

    Büyükşehir Belediyesi’nin teftişi sonucunda bu bedelin bariz bir biçimde ve kasıtlı olarak düşük gösterildiği ifade edilerek, o dönemdeki Belediye Encümeni ve üst düzey yönetici sıfatına haiz Belediye Başkanı’nın eksik ya da hileli işlemlerle ciddi bir kamu zararına neden oldukları belirtildi.

    Belediye yetkililerince yapılan incelemede, şirketin 12 milyon 500 bin dolara özelleştirilmesinden önce Belediye tarafından sadece 2007 ve 2008 yıllarında bordür ve parke taşı üretimi tesisi için yaklaşık 11 milyon TL yatırım yapıldığı ortaya çıktı.

    Değerinden 10 kat fazla tutara ihale verilmiş

    Detay Bağımsız Denetim ve Danışmanlık AŞ’nin değerlendirme raporunda, Belbeton AŞ’nin 2011-2015 yılları arasında yaklaşık 145 milyon TL satış yapacağı öngörülmesine rağmen, Büyükşehir Belediyesi tarafından aynı yıllar arasında şirkete söz konusu satış tutarının 10 katından fazla olan yaklaşık 1,5 milyar TL tutarında ihale verildiği ortaya çıktı.

    Bu yolla Belbeton özelleştirilmesi Belediye kaynakları ile finanse edildiği ve geri kalan kısımla ise haksız kazanç elde edildiği öğrenildi.

    16 milyon 241 bin 345 dolar zararın eski Belediye Başkanı Melih Gökçek, encümenler, ilgili bürokratlar, onay mercileri ve Detay Bağımsız Denetim ve Danışmanlık AŞ’den tazmini için dosyanın hukuk müşavirliğine gönderileceği ifade edildi.

  3. Ali Koç: Fenerbahçe'ye karşı kara propaganda var

    Ali Koç

    Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, son günlerde tartışılan hakem hatalarına ilişkin açıklama yaparak "Fenerbahçe aleyhine hakem hatalarının sistematik bir durum olduğu apaçık ortadadır" dedi.

    Sadece etik davranış ve adalet istediklerini kaydeden Koç, "Bizlerin itirazları bazılarını çok rahatsız etmiş olmalı ki sürekli bir algı çalışması var. Kara propaganda yapılıyor. Geldiğimizden beri belli seviyede yapılıyordu, bu sezon zirveye çıktı" diye konuştu.

    Fenerbahçe Spor Kulübü olarak Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir'e “kızgın ve kırgın” olduklarını belirten Koç, kulüp aleyhine verilen kararların bir klibini basın mensuplarına izletti.

    Koç, "TFF Başkanı’nın hangi özel ilişkilerle belirlendiğini, yönetim kurulunun nasıl oluşturulduğunu, oraya kimlerin adamlarını nasıl soktuğunu gördükçe bu kafayla, bu zihniyetle çok fazla bir yol kat edemeyeceğiz" diye konuştu.

    "Fenerbahçe lehine hatalar olsaydı ne federasyonu kalmıştı ne Fenerbahçe Başkanı ne Zorlu toplantısı ne de başka bir şey" diye konuşan Koç, "Hakemlerimizin söz konusu Fenerbahçe olunca takındıkları bu son derece cüretkar tavrını, hatta ürkütücü boyutlarda olan bu tavırlarını nasıl yorumlayacağımızı, etkilerini nasıl ölçebileceğimizi size bırakıyorum" dedi.

  4. HSK, Gezi Davası'ndaki 3 hakim için inceleme ve soruşturma izni verdi

    Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 1. Dairesi, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Galip Mehmet Perk ile üyeler Ahmet Tarık Çiftçioğlu ve Talip Ergen hakkında inceleme ve soruşturma izni verdi.

    Davada dün Osman Kavala dahil dokuz sanık beraat etmiş, yedi sanığın dosyaları ise ayrılmıştı. Kavala daha sonra 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında gözaltına alınmıştı.

    Mayıs 2013'te İstanbul'da başlayan ve zamanla Türkiye'ye yayılan Gezi Parkı eylemleri nedeniyle biri tutuklu 16 sanığın yargılandığı davanın Salı günkü karar duruşmasında, davanın tek tutuklu sanığı Osman Kavala'nın da aralarında olduğu dokuz kişi beraat etmişti.

    Ancak iş insanı Osman Kavala, tahliyesi sonrası bu kez de 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında yeniden gözaltına alındı.

    Dünkü karar duruşmasında, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, beraat gerekçesini, Osman Kavala, Ayşe Mücella Yapıcı, Yiğit Aksakoğlu, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden hakkında "söz konusu suçlardan hukuka uygun somut ve kesin delil bulunmaması" olarak açıkladı.

    Yedi sanık hakkında çıkarılan yakalama kararları ise kaldırıldı.

    Sanıklar Ayşe Pınar Alabora, Can Dündar, Gökçe Tüylüoğlu, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, İnanç Ekmekçi ve Mehmet Ali Alabora hakkında "ifadelerinin alınmasına yönelik" ayrı ayrı yakalama emri çıkarılmasına karar verildi. Bu kişiler hakkında yeni bir dosya açılarak yargılama devam edecek.

    Ancak iş insanı Osman Kavala, tahliyesi sonrası bu kez de 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında tekrar gözaltına alındı.

    Gezi davası
  5. Büyükada Davası'nda karar çıkmadı, duruşma 3 Nisan'a ertelendi

    Esra Yalçınalp

    BBC Türkçe

    Büyükada Davası
    Image caption: Büyükada Davası

    “Büyükada davası” olarak bilinen 11 insan hakları savunucusunun yargılandığı dava Çağlayan 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Karar duruşması olarak öngörülen dava, avukat savunmaları tamamlanmadığı için 3 Nisan 2020’ye ertelendi.

    Duruşmada Taner Kılıç, Günal Kurşun, Veli Uca, Şeyhmus Özbek, İlknur Üstün, Nejat Taştan savunmalarını yaptıktan sonra müdafi Erdal Doğan, duruşmaya katılamayan sanıkların da esasa ilişkin savunmalarını mahkemeye sundu.

    Sonrasında Murat Dinçer, Hülya Gülbahar, Oya Aydın’ın aralarında bulunduğu müdafi avukatlar da savunmalarını yaptı.

    11 sanık, "Silahlı terör örgütüne üye olma" ve "Silahlı terör örgütüne yardım etme" suçlarından yargılanıyor.

    Sanıklardan altısının (Taner Kılıç, Günal Kurşun, İdil Eser, Özlem Dalkıran, Nejat Taştan ve Veli Acu) 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisleri istenmiş, diğer beş sanığın ise beraatleri talep edilmişti.

    Duruşmaya Hollanda, Almanya, İrlanda gibi konsolosluklar ve başta Uluslararası Af Örgütü temsilcileri olmak üzere uluslararası STK’lardan çok sayıda gözlemci katıldı.

    İnsan hakları savunucuları 5 Temmuz 2017'de İstanbul Büyükada'daki bir otelde "İnsan hakları savunucularının korunması dijital güvenliği" konulu bir toplantı düzenlemek için bir araya gelmiş, polis toplantıya baskın düzenleyerek 10 hak savunucusunu gözaltına almıştı.

    25 Ekim 2017'de görülen ilk duruşmada, tutuklu 8 kişi de serbest bırakılmıştı.

  6. Tokat'ta ilkokul öğrencilerinin sahiplendiği köpek 'Fındık' sosyal medyanın gündeminde

    Tokat

    Tokat'ın Tuhal ilçesinde mezarlıkta bulunan ve getirildiği ilkokulda öğrencilerin sahiplendiği köpek 'Fındık' sosyal medyanın da gündemine düştü.

    DHA'nın haberine göre 'Fındık' adı verilen yavru köpek 37 öğrencili Kayacık Köyü Şehit Haluk Yılmaz İlkokulu'na getirildi ve okulun bahçesinde yapılan kulübede yaşamaya başladı.

    Köpeği, Kayacık köyündeki Kayacık Şehit Haluk Yılmaz İlkokulu Müdürü Ahmet Aktürk ve öğretmen Mustafa Önlen, evlerine giderken geçtikleri mezarlıkta gördü. Sokak köpekleri yavru köpeğe saldırıyordu.

    Aktürk ve Önlen, av köpeği melezi olan erkek yavru köpeği kurtararak Şehit Haluk Yılmaz İlkokulu'na getirdi.

    Okul Aile Birliği Başkanı Bedriye Göçer, Fındık'a forma dikti.

    Fındık'ın ilkokul formasıyla öğrencilerin arasında çekilen fotoğrafları sosyal medyanın da en çok konuştuğu konular arasındaydı.

    Fotoğraflar çekilirken öğrenciler Fındık'ın önünde "Gel Pisi Pisi" adlı kitabı koydu.

    Quote Message: Okul çıkışı eve doğru giderken yavru köpeğin büyük köpekler tarafından sıkıştırıldığını gördük. Önce onu korumaya aldık. Sonra Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk'un 'Müfredattaki kitaplara istediğiniz kadar hayvan sevgisi ile ilgili paragraf koyun. Hiçbir şey bir köpek sevgisi, bir çocuğun okula geldiğinde köpeğe günaydın demesinin yerini alamayacaktır" paylaşımı aklımıza geldi. Ondan esinlenerek köpeğimizi okula getirdik. Ondan itibaren çocuklarda inanılmaz derecede değişimler fark ettik. Çocuklar köpeği besleyerek sorumluluk sahibi oldular. Okula devam etmeye başladılar. Birbirlerine zorbalık yapmamaya başladılar. Köpeğin hikayesini de biliyorlardı. Hatta teneffüslerde dışarıda köpeğin üşüdüğünü görüp, içeriye alarak sobanın yanında ısıtıyorlar." from Mustafa Önlen Öğretmen
    Mustafa ÖnlenÖğretmen
    Tokat
    Quote Message: Konu, madem sınıfa geliyor o zaman önlük giymesi gerekiyor diye espri ile başladı. Okul aile birliği başkanımız hemen bir önlük dikip okulumuza getirdi. Köpeğe giydirdik ve inanın veliler de bile değişim oldu. Velilerimiz köpeği gördü, okuldan gitmek istemediler. Velilerimiz köpekle fotoğraf çektirdi, onunla oynadı ve sevdiler. Onlar da aslında köpeğin bir can olduğunu fark ettiler. Bu da bizi inanılmaz mutlu etti. Çocuklarımız resim derslerinde ev, anne ve baba çizer. Fındık sınıfa girdiğinden belli çocuklar mutlaka resmin bir kısmına köpek de çiziyorlar. Köpeğin ismini ise çocuklar koydu. Her şeyleri ile çocuklar ilgileniyorlar." from Mustafa Önlen Öğretmen
    Mustafa ÖnlenÖğretmen
    View more on twitter
    View more on twitter
    View more on twitter
    View more on twitter
  7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı: 12 Eylül darbesi davasında Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın rütbeleri alınsın, mallarına el konulsun

    12 Eylül davası

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Eylül darbesinin mimarları Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın rütbelerinin sökülmesi ve mallarına el konulması yönünde talepte bulundu.

    12 Eylül darbe davasının görüldüğü Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 12 Nisan 2019'daki karar duruşmasında dönemin Genelkurmay Başkanı ve 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya'nın ölmesi nedeniyle haklarındaki kamu davasının "ortadan kaldırılmasına" karar vermişti.

    Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığı’nın da aralarında bulunduğu müşteki avukatlarının mahkemenin bu kararını temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

    Dosyayı inceleyen Başsavcılık, hazırladığı tebliğnameyi Yargıtay 16. Ceza Dairesine sundu. Tebliğnamede, Evren ve Şahinkaya'nın ölümleri nedeniyle davanın düşürülmesinin isabetli olduğu, ancak rütbelerinin sökülmesi ve mallarına el konulmasına yer olmadığı kararının bozulması gerektiği vurgulandı.

    Başsavcılık, Evren ve Şahinkaya'nın rütbelerinin sökülmesini ve mal varlıklarına el konulmasını talep etti.

    Tebliğnamede, mirasçıların, sanıklardan elde ettiği haklardan yararlanamayacağı da bildirdi. Maaş, ikramiye, orduevinden istifade, koruma gibi hakların geçerli olmayacağının altı çizildi.

    Yargıtay 16. Ceza Dairesi, dosyayı incelemesinin ardından Evren ve Şahinkaya hakkındaki kararını verecek.

    View more on youtube
  8. TC Merkez Bankası politika faizini yarım puan indirerek 10,75'e çekti

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yarım puan indirerek yüzde 10,75'e çekti.

    TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), yılın ikinci toplantısında, yüzde 11,25 olan politika faizini 50 baz puan indirerek 10,75 seviyesine çekti.

    Merkez Bankası böylece son 6 toplantıda 13,25 puanlık faiz indirimi gerçekleştirmiş oldu.

    TCMB
  9. Erdoğan'dan Osman Kavala kararı ile ilgili 'yargı güvenilirliğini yitirdi' eleştirilerine yanıt: Saygı duymaları lazım

    AKP'nin TBMM'deki grup toplantısı sonrası gaztecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gezi Davası’nda Osman Kavala’nın beraat edip, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili başka bir soruşturmadan tekrar gözaltına alınması ile ilgili olarak “yargı güvenilirliğini yitirdi” yönündeki eleştiriler hakkında şunları söyledi:

    "Katılmıyorum. Bunlar işine gelen, yargının verdiği iyi kararlara, yargı iyi karar verdi derken, işlerine gelmeyen karar için niçin yargıyı eleştirme yoluna gidiyorlar? Tahliye etti, ama Kavala'yla ilgili de bu kararı verdi. Saygı duymaları lazım.”

    'Darbenin adını bile anmak bize haramdır'

    Darbe planı söylentileri için de Erdoğan şunları söyledi:

    "Böyle bir şeye siz inanıyor musunuz? Bunlar tamamen bir kumpanya. Kampanyaya, dolmuşa gelip sizin gibi saygın olan gazeteci arkadaşlarımızın bu oyuna gelmelerini anlamakta zorlanıyorum. Bu kampanya, bir kere vatana ihanettir, millete ihanettir. Kimsenin bu milletin hafızasını karıştırmaya hakkı var mı? Bunlar hain. Öyle bir hava hissediyor musunuz? Böyle bir şey var mı? Herkes huzur içinde geziyor, tozuyor yiyor, içiyor."

    “Herhalde bunlar yiyip içemiyor, gezip tozamıyor. Bunları yapamadığı için de darbenin nal sesleri geliyor bunlara. Bizim öyle bir derdimiz yok. Bu ülke 15 Temmuz’u yaşadı ve yaşatanlara da gereken cevabı milletim verdi. Bundan sonra da böyle bir şeyde kat be kat fazlasını öderler. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunun adını bile anmak bize haramdır."

    View more on twitter
  10. Bahçelievler’de tahliye edilen riskli binaların yıkımı devam ediyor

    26 Eylül'de İstanbul'da Silivri açıklarında meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki depremin ardından Bahçelievler’de tahliye edilen riskli binaların yıkımı devam ediyor.

    Belediyeye bağlı ekipler, dün başlanan Ferit Selim Paşa Caddesi Gonca Sokak’taki 6 katlı, 43 yıllık Gonca Apartmanı’nın yıkımına bugün de devam etti.

    Anadolu Ajansı'nın Bahçelievler Belediyesi yetkililerine dayandırarak verdiği bilgiye göre, ilçede bu hafta sonuna kadar toplam 24 bina daha risk taşıdığı gerekçesiyle yıkılacak.

    Bahçelievler'de yıkılan binalar
  11. Erdoğan: İdlib harekatı bir an meselesidir

    Partisinin Meclis'teki grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, idlib ve Libya konusunda şunları söyledi:

    "Artık son ikazlarımızı yapıyoruz. Gerek ülkemizde gerek Rusya'da şu ana kadar maalesef arzu ettiğimiz neticeye ulaşamadık. Türkiye İdlib konusunda her türlü hazırlığını yapmıştır. Bir gece ansızın gelebiliriz. İdlib harekatı bir an meseledir. İdlib'i hem Türkiye hem bölge halkı açısından güvenli yer haline dönüştürmekte kararlıyız."

    Trablus yönetimini ülkenin tamamında hakimiyet kurması için destekleyeceğiz

    "Avrupa Birliği'nin (AB) Libya ile ilgili olarak herhangi bir karar alma yetkisi yoktur. Şayet uluslararası toplumun da dahil olduğu görüşmelerden adil bir anlaşma çıkmazsa ki şu anda Trablus'un meşru yönetimi masadan çekilmiştir ki olumlu bir karardır, haklı bir karardır, isabetli bir karardır. Çünkü tezgah farklı dolaşıyor. Farklı yöne doğru gidiyor. Meşru Trablus yönetimini ülkenin tamamında hakimiyet kurması için destekleyeceğiz."

    Erdoğan
  12. Erdoğan: Gezi olayları devleti, milleti hedef alan alçak bir saldırıdır

    AKP'nin Meclis'teki grup toplantısında konuşan Erdoğan, Gezi Davası ile ilgili olarak da şunları söyledi:

    “Dünkü gelişmeler bize Gezi olaylarını bir kez daha hatırlattı. Taksim'deki Gezi Parkı'nda güya ağaç ve çevre hassasiyeti bahanesiyle başlayan olaylar millete ve devlete karşı sivil bir darbe halini almıştı.

    “Gezi olayları, tıpkı askeri darbeler, muhtıralar, terör örgütlerinin saldırıları, FETÖ'nün 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişimleri gibi devleti, milleti hedef alan alçak bir saldırıdır.”

    “Bay Kemal bunu zannediyorum dünkü konuşmasıydı aydınlık gençler diye vasıflandırıyor. Bunlar başta şahsı olmak üzere, aldatılmış gençlerdir.”

    “Perde arkasında, Soros türü, bazı ülkeleri ayaklandırmak suretiyle oraları karıştıran tipler vardır. Gezi’yi karıştıran malum kişi içerdeydi. Bir manevrayla dün onu beraat ettirmeye kalktılar.”

  13. Cumhurbaşkanı Erdoğan: FETÖ'yü terör örgütü ilan edip ona savaş açan, şahsım ve AK Parti'dir

    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşuyor.

    Erdoğan “FETÖ’nün siyaset ayağı” tartışması ile ilgili olarak "Bu ülkede FETÖ'yü terör örgütü olarak ilan edip ona savaş açan, şahsım ve AK Parti'dir" dedi.

    Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

    “Türkiye'de FETÖ'nün büyümesinde herkesin payı olabilir ama bu ülkede FETÖ'yü terör örgütü ilan edip ona savaş açan şahsım ve AK Parti'dir. Bu süreçler iyi bilen birisiyim ve FETÖ'nün bu ülkede anlaşamadığı, görüşemediği tek lider vardır. O da merhum Erbakan hocamızdır. Erbakan hocamızdan nefret ederdi.''

    “CHP bir anda karşımıza en büyük FETÖ yandaşı olarak çıktı. Hükümetlerimiz döneminde ülkede bizim gibi düşünmeyen herkes gibi bunlara hukuk ve hakkaniyet sınırları içinde yaklaştık. Doğrusu ben de görüştüm. Bunu kaçırmama gerek yok.”

    “Bu ülkede vesayet güçleri FETÖ’ye dokunmadı… Başbakanlığım boyunca YAŞ’larda (Yüksek Askeri Şura) önüme tek bir FETÖ’cünün dosyası gelmedi.”

    “FETÖ’yle 2010 itibariyle mücadeleye geçen biziz.”

    Erdoğan
  14. İlaç fiyatları bugünden itibaren yüzde 12,10 oranında artıyor

    İlaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan euro kurunun yükseltilmesinden dolayı ilaç fiyatları yüzde 12,10 oranında artmış olacak.

    19 Şubat'tan geçerli olmak üzere euro kuru 3,4037 TL’den 3,8155 TL’ye yükseltildi.

    Zam beklentisinden dolayı bazı firmaların piyasaya ilaç vermediği ve eczanelerde bazı ilaçların bulunamadığına dair haberler son günlerde medyada yer almıştı.

    ilaç
  15. Manisa'nın Kırkağaç ilçesinde 4,2 büyüklüğünde deprem oldu

    Kandilli Rasathanesi'nin Twitter hesabında yapılan açıklamada, Kırkağaç ilçesinde bugün saat 00.23'te 4,2 büyüklüğünde bir deprem kaydedildiği, depremin, 5,3 kilometre derinlikte gerçekleştiği belirtildi.

    Dün akşam 19.09'da da merkez üssü Kırkağaç olan 5,2 büyüklüğünde deprem meydana gelmişti.

    View more on twitter
  16. Büyükada Davası'nda kararın bugün açıklanması bekleniyor

    adliye

    Kamuoyunda "Büyükada Davası" olarak bilinen 11 insan hakları savunucusunun yargılandığı davanın 11. duruşması bugün Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor.

    Bugünkü duruşmada mahkeme heyetinin kararını açıklaması bekleniyor.

    Duruşma öncesi Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yapan insan hakları örgütleri temsilcileri, "Türkiye’de insan hakları savunuculuğu suç olmaktan çıkarılmalıdır" dedi.

    Geçen Kasım ayında mütalaasını veren savcı, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı ve eski Direktörü Taner Kılıç'ın "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla, insan hakları savunucuları Nejat Taştan, Veli Acu, Günal Kurşun, İdil Eser ve Özlem Dalkıran'ın da "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçundan yine 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep ediyor.

    Savcı diğer hak savunucuları İlknur Üstün, Ali Gharavi, Peter Frank Steudtner, Nalan Erkem ve Muhammed Şeyhmus Özbek içinse terör örgütlerine yardım yapıldığına dair delil olmadığı gerekçesiyle beraatlerini istiyor.

    İnsan hakları savunucuları 5 Temmuz 2017'de İstanbul Büyükada'daki bir otelde "İnsan hakları savunucularının korunması dijital güvenliği" konulu bir toplantı düzenlemek için bir araya gelmiş, polis toplantıya baskın düzenleyerek 10 hak savunucusunu gözaltına almıştı.

    25 Ekim 2017'de görülen ilk duruşmada, tutuklu 8 kişi de serbest bırakılmıştı.

    Mahkeme, telefonunda ByLock bulunduğu iddiasıyla Haziran 2017'de tutuklanan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi'nden Taner Kılıç'ın dosyasını da Büyükada davasıyla birleştirmişti.

    Bugün davası görülen insan hakları savunucuları şunlar: Uluslararası Af Örgütü'nün Türkiye direktörü İdil Eser, örgütün Türkiye şubesinin yönetim kurulu başkanı Taner Kılıç, Helsinki Yurttaşlık Derneği'nden Nalan Erkem ve Özlem Dalkıran, Kadın Koalisyonu'ndan İlknur Üstün, İnsan Hakları Gündemi Derneği'nden Günal Kurşun ve Veli Acu, HAK İnisiyatifi'nden Şeyhmus Özbekli, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği'nden Nejat Taştan, Alman vatandaşı insan hakları eğitimcisi Peter Staudtner ve İsveç vatandaşı Ali Gharavi.

    Davayı BBC Türkçe'den Esra Yalçınalp izliyor.

    View more on twitter