Ülke rehberi: Polonya

Her fırsatta ulusal geçmişinden duyduğu gururu ifade eden Polonya'nın ülke olarak tarihi, yaklaşık bin yıl geriye gidiyor.

Ancak Avrupa'nın kalbinde yer alan ülke pek çok kez çalkantılı ve sarsıntılı dönemlerden geçti.

Pek çok kez başka ülkelerin işgali altında kalan Polonya'da, son olarak İkinci Dünya Savaşı sırasında milyonlarca kişi hayatını kaybetti. Bunların yarısı Yahudiydi.

GENEL BİLGİLER

Polonya Komünist düzenin yıkılmasından 15 yıl sonra Avrupa Birliği üyesi olarak siyasi tarihinde yeni bir döneme girdi.

1980 Ağustos'unda Gdansk tersanesindeki grevler ardından yetkililerle verilen anlaşma doğrultusunda kurulan Dayanışma Hareketi, Sovyet Bloğu'nun ilk bağımsız siyasi hareketi kabul ediliyor.

Siyasi özgürlük girişimleri, 16 ay sonra sıkı yönetim ilan edilmesiyle sekteye uğrasa da Dayanışma Hareketi'nin başını çektiği kampanyalar sonunda Polonya, 1989'da Doğu Avrupa ülkeleri arasında komünist düzenin yıkıldığı ilk ülke oldu.

Vatikan'da Polonya kökenli olan Papa İkinci Jean Paul'ün bulunuyor olması 1980'li yıllar boyunca Dayanışma Hareketi üzerinde önemli etki yarattı.

Katolik kilisesi günümüzde de toplumsal yaşamın en etkili güçlerinden birisi.

Kilise okullarda ibadet ve kürtaj gibi konularda yaşanan tartışmalarda etkin rol alıyor.

Avrupa Birliği süreci

Komünizm ile AB üyeliği arasında geçen 15 yılda, ülke merkez sağ ve merkez sol hükümetler arasında gidip geldi. Bunlardan çoğu yolsuzluk suçlamaları ile karşı karşıya kaldı.

Polonya bir piyasa ekonomisi yaratma ve dış yatırım çekme konusunda başarılar sağladı ancak ülkede işsizlik oranları hala yüksek, gelir düzeyi ve büyüme oranları ise düşük.

Hantal ve büyük tarım sektörü verimli değil. Gelecekte tarım sektörüne sağlanacak AB teşviklerinin düzeyi Polonya'nın üyelik sürecindeki başlıca tartışma konularından biriydi.

Nüfusunun yüksekliği dolayısıyla AB karar mekanizmalarında önemli bir söz hakkına kavuşan Polonya'nın Avrupa anayasasıyla ilgili itirazları da süreci sekteye uğratan önemli bir unsur oldu.

Ancak 1999'da NATO üyesi olan Polonya, 10 yıl süren adaylık süreci ardından, 2004'te AB üyesi oldu.

Yaklaşık 40 milyon nüfuslu Polonya'nın dünya siyasetinde adı, Irak'ta ABD öncülüğündeki askeri harekata destek vermesi ardından daha sık duyulur oldu.

Polonya, 2003 Eylül'ünden bu yana 2 bini kendi ordusundan yaklaşık 9 bin kişilik bir çok uluslu gücün komutasını üstlenmiş durumda. NATO da bu güce teknik destek veriyor.

Konunun yarattığı tartışmalara rağmen, muhafazakar hükümet, önceki iktidarın askerleri 2006 yılı başında çekme kararını geri aldı.

LİDERLER

Devlet Başkanı: Bronislaw Komorowski

Bronislaw Komorowski, Cumhurbaşkanı Lech Kaczynski'nin 10 Nisan'da Rusya'da bir uçak kazasında 95 kişiyle birlikte ölmesi üzerine, Meclis Başkanı olarak geçici süreyle cumhurbaşkanlığını üstlendi.

Komorowski daha sonra 4 Temmuz'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, Lech Kaczynski'nin ikiz kardeşi ve eski başbakan Jaroslaw Kaczynski'yi geride bırakarak Polonya Cumhurbaşkanı seçildi.

Bronislaw Komorowski, Ağustos ayında resmen göreve başlaaycak.

1952 doğumlu Komorowski aslen bir tarih profesörü.

Komorowski, 1970'li yıllarda Komünist yönetime karşı yürütülen sivil haklar hareketinde aktif şekilde rol oynamıştı.

Merkez sağ eğilimli Yurttaş Platformu'nun önde gelen isimlerinden olan Komorowski, Komünist rejimin son bulmasının ardından 1989'dan sonra birçok kez hükümette görev yapmıştı.

Komorowski'nin üstlendiği görevler arasında, 2000 ve 2001 yıllarında sürdürdüğü savunma bakanlığı da vardı.

2007 yılında Meclis Başkanı olan Komorowski, normalde sonbaharda yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde Yurttaş Platformu'nun adayı olmuş, Lech Kaczynski'nin ölümü üzerine seçim öne alınmıştı.

Bronislaw Komorowski, Lech Kaczynski'ye kıyasla, Yurttaş Platformu'nun liderliğindeki hükümetle çok daha yakın işbirliği içinde olacak.

Siyaseten daha sağ bir çizgide olan Lech Kaczynski, Yurttaş Platformu hükümetinin piysalarda reform öngören bir dizi yasayı veto etmişti.

Başbakan: Donald Tusk

Donald Tusk, lideri olduğu merkez sağ eğilimli Yurttaş Platformu'nun Ekim 2007'deki seçim zaferini takiben hükümeti kurmakla görevlendirildi.

Merkezdeki Köylü Partisi ile koalisyona girilmesi sonucu oluşan hükümet Kasım ayında güven oyu alarak göreve başladı.

Donald Tusk'un zaferiyle sonuçlanan erken seçimlere cumhurbaşkanının ikiz kardeşi Jaroslaw Kaczynski liderliğindeki koalisyonun dağılması yol açmıştı.

Tusk, son dönemde Avrupa Birliği ile özellikle de komşusu Almanya ile yaşanan gerginliklere son vereceğini belirtiyor. Önceki iktidarın özellikle son dönemine dış ilişkilerdeki gerginlikler hakim olmuştu.

Irak'taki askerlerin çekileceğini ve ABD'nin bölgede kurmak istediği füze savunma sistemi konusunu gözden geçirmek istediğini belirten Tusk, Polonya'nın özellikle bu konuda Rusya ile gerilen ilişkilerini de onarmak istediğini söylüyor.

MEDYA

Polonya medyası Orta ve Doğu Avrupa bölgesindeki en büyük pazarı oluşturuyor. Bu nedenle ülkede pek çok yabancı grubun da yatırımları var.

Devlet denetimindeki TVP, iki ulusal kanalıyla hala en büyük izleyici kitlesine sahip. Kurum bünyesinde yerel yayınlar ve uluslararası yayın yapan uydu kanalı TV Polonia da bulunuyor.

Polsat ve TVN ise en önde gelen ticari kanallar. Dijital yayın yapan Cyfra+ Fransız Canal+ televizyonunun kurduğu bir şirket.

Polonya halkının yaklaşık dörtte biri de yabancı kanalları da izliyor.

Radyoya ilgi geçmişe göre azalmış olsa da ülkede hala yayın yapan 200'ü aşkın istasyon var.

Gazetelerin sayısı ise yerel ve bölgesel yayınlarla birlikte 300'ü buluyor. Ancak ülke genelinde gazete okuma oranı yüzde 30'un altında.