Ülke rehberi: Belçika

Brüksel

Küçük bir ülke olmasına rağmen Belçika yüzyıllardır Avrupa'daki en büyük çarpışmalarda savaş meydanı oldu.

İspanyol, Alman ve Fransız devletleri denetimine giren bölge 1831'de bağımsız bir devlet statüsüne kavuştu.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'nda Almanya tarafından işgal edilen Belçika, son 50 yılda hem ekonomisinde hızlı bir atılım yaptı, hem de liberal Avrupa demokrasileri için bir model ülke oldu.

Başkent Brüksel de Avrupa Birliği ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü NATO'nun merkezi olarak dünya siyasetinin önemli merkezlerinden biri oldu.

GENEL BİLGİLER

Avrupa'nın nüfus yoğunluğu en yüksek ülkelerinden Belçika, 3 bölgeden oluşan federal bir devlet.

Kuzeydeki Flaman bölgesinde resmi dil, aynı zamanda Hollanda'nın da resmi dili olan Felemenkçe (Flamanca veya Hollanda dili de denebilir).

Güneydeki Valonya'da resmi dil Fransızca. Başkent Brüksel'de ise her ikisi de resmi dil statüsünde.

Ayrıca Valon bölgesinde Almanca konuşan yaklaşık 70 bin kişilik bir topluluk var. İtalyan, Faslı ve Türkler de başlıca azınlık toplulukları.

Bölgeler, özellikle eğitim ve kültür alanlarında geniş bir özerkliğe sahip. Bu haklar 1993 anayasasında daha da genişletildi.

Fransızca ve Felemenkçe konuşan toplumlar arasında zaman zaman gerginlik tırmanıyor.

Milliyetçi Felemenk partisi Vlaams Belang, Felemenk bölgesi için bağımsızlık istiyor. Ancak kamuoyu yoklamaları halkın fedarasyonun korunmasından yana olduğunu gösteriyor.

Ülkenin Ruanda, Burundi ve eski adı Zaire olan Kongo Demokratik Cumhuriyeti gibi ülkelerden sömürge dönemlerinden kalan bağları bulunuyor.

Belçika 2003'te, Irak'a karşı ABD öncülüğünde başlatılan savaş ardından, Belçika mahkemelerinin savaş suçu işlediği iddia edilen yabancıları yargılamasına imkan veren tartışmalı bir yasa dolayısıyla uluslararası toplumun ilgi odağı oldu.

Yasa başlangıçta, savaş suçları ve insan hakları ihlalleri söz konusu olduğunda suçun işlendiği yere ve zanlının milliyetine bakılmaksızın Belçika mahkemelerine yargı yetkisi veriyordu.

Bu yasa uyarınca, aralarında İsrail Başbakanı Ariel Şaron ve üst düzey Amerikalı yetkililerin de aralarında olduğu pek çok üst düzey isim hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Amerika Birleşik Devletleri'nden gelen yoğun baskı ardından, yasada değişiklikler yapıldı. Yasa yeni haliyle Belçika mahkemelerine sadece Belçika vatandaşları veya Belçika'da oturma izni olanlar hakkındaki suçlamaları ele alma yetkisi veriyor.

Ülke ayrıca mutfağıyla da dünyaca ünlü. Özellikle çikolata ve bira alanında Belçika önde gelen üreticilerden.

LİDERLER

<b>Devlet Başkanı</b>: Kral II. Albert

<b>Başbakan</b>: Yves Leterme (Görevi devredecek)

Belçika Başbakanı Yves Leterme, beş partinin oluşturduğu koalisyon hükümetinin çökmesinden sonra 2010 yılı Nisan ayında istifasını Kral 2. Albert'e sundu.

Koalisyon, Flamanca ve Fransızca konuşan toplumlar arasındaki güç dengesi konusunda yaşanan tartışmalar sonucu, Flaman Liberal Partisi'nin hükümetten çekilmesi sonucu çökmüştü.

Flaman Liberal Partisi, başkent Brüksel çevresindeki Flaman bölgelerinde yaşayan Valonların (Fransızca konuşan Belçikalıların) hakları konusunda uzun süredir devam eden bir tartışma sonucu hükümetten çekildi.

Yves Leterme 13 Haziran'da yapılan genel seçimlere dek görevi sürdürdü.

Seçimlerde Belçika'da etnik kesimler arasında bölünmeyi savunan Yeni Flaman İttifakı (NVA) ilk sırada yer aldı.

Bart de Wever'in liderliğindeki parti, Flamanca konuşanların yaşadığı kesimle Fransızca konuşanların yaşadığı Valonya bölgesinin tamamen ayrılmasını istiyor.

Ülkede koalisyon görüşmelerinde sonuç alınamayınca, Belçika 1 Temmuz'da Avrupa Birliği dönem başkanlığını, yeni hükümeti kurulamadan devraldı.

Yves Leterme ise 2007 yılı Temmuz ayında yapılan bir önceki genel seçimden bu yana iki kez başbakanlığı üstlenip, üç kez istifa etmiş bir siyasetçi.

O seçimden sonra da Belçika'da uzun bir aradan sonra hükümet kurulabilmiş ancak 2008 yılı Belçika'da büyük oranda siyasi krizlerle geçmişti.

Yves Leterme, başbakanlığı döneminde, ülkenin en önemli sorunu olan Belçika'da bölgesel yönetimlere daha fazla yetki devri konusunda fazla ilerleme sağlayamadı, o nedenle Flamanlarla Valonlar arasındaki gerginlik de sürdü.

Leterme'nin ilk istifası, Kral II. Albert tarafından reddedildi.

Başbakanın 2008 yılı Aralık ayındaki istifasının nedeni ise bir hakimin "hükümetin yargıya mali sıkıntı içine giren Fortis bankasının bölünüp satışa çıkarılmasını engellememesi için baskı yaptığı" yolunda güçlü göstergeler olduğu tespit etmesiydi.

Leterme'in istifası bu kez kabul edildi, onun yerine göreve Flaman bölgesinde Hıristiyan Demokrat bir siyasetçi olan Herman Van Rompuy geldi.

Ancak Herman Van Rompuy bir sene sonra Avrupa Birliği Başkanı olunca, Yves Leterme 2009 yılı Kasım ayında yeniden göreve geldi.

Yves Leterme önceliğini, ülke ekonomisinin kalkınması ve artan işsizlik sorununa bir çözüm getirilmesi olarak sıraladı ancak Flamanlarla Valonlar arasındaki görüş ayrılıkları yine hükümetin sonunu getirdi.

Belçika'da 13 Haziran'daki seçimlerin ardından koalisyon pazarlıkları sürüyor.

MEDYA

Belçika'da yayıncılık da ülkenin benzersiz siyaset ve dil yapısını yansıtır nitelikte. Radyo ve televizyon yayıncılığı konusundaki kuralları federal yönetim değil kültürel topluluklar koyuyor.

Bu nedenle pek çok Avrupa ülkesinin aksine, Belçika'da tek bir kamu yayın kurumu bulunmuyor. Bunun yerine, kendi radyo televizyon ve yurtdışı yayın faaliyetlerini yürüten iki ayrı birim var.

Belçikalıların yüzde 95'i kablolu televizyon abonesi. Bu da dünya genelindeki oranlara göre en yüksek rakamlardan biri.

Kablolu yayın servisleri Hollanda ve Fransa kanallarını da içeren çok sayıda yerli ve yabancı kanalı bir arada sunuyor.

Belçika basını hakkındaki düzenlemeleri tüm büyük gazetelerin editörlerinin bağlı olduğu Editörler Federasyonu yapıyor. Başlıca gazeteler az sayıda büyük medya grubu elinde toplanıyor.