DERGİ - Bikini nasıl moda klasiği haline geldi?

1946’da ipli bikininin ortaya çıkması sansasyon yaratmıştı. Bu minik kumaş parçası nasıl oldu da bir tasarım ikonu haline geldi?

1940’larda atom bombası denemelerinin yapıldığı Pasifik’teki küçük bir mercan adasının, dünya çapında bilineceği ve yazın vazgeçilmez giysilerinden birine ismini vereceği kimin aklına gelirdi?

Fransız makina mühendisi ve bikininin babası olarak anılan tasarımcı Louis Réard, boyutunun küçük etkisinin büyük olmasından dolayı bu kostüme ‘bikini’ adını verdi.

Hikâye şöyle: Ailesinin Paris’teki iç çamaşırı şirketini devralan Réard, moda tasarımcısı Jacques Heim ile dünyanın en küçük iki parçalı kostümünü üretmek için yarışa girmiş. Saint-Tropez’deki kadınların güneşlenmek için giysilerinin paçalarını katladığını fark etmiş. Réard teknik becerisini kullanarak ölçüleri küçültmüş ve 1946’da ipli üçgen bikini tasarımını sunmuş. Paris Gazinosu’ndan çıplak bir dansçı üzerinde eserini sergilediğinde kültürel bir sansasyon yaratmış. Böylece ilk kez bikini altları göbek altına inmiş. Ama ondan önce iki parçalı yüzme kıyafetinin ilk tasarımını 1913’te Carl Jantzen yapmış.

Telif hakkı Getty

Réard’ın tasarımı on yıl öncesinde sahillerde boy gösteren tuniklerden büyük farklılık gösteriyormuş. Reklamcıların “ne kadar küçükse o kadar iyi” yaklaşımı sonucu öyle bir noktaya varılmış ki, bikini yüzük içinden geçirilebiliyorsa ancak o zaman bikini adını hakediyor anlayışı gelişmiş.

Geçmişi eskilere dayanıyor

Şüphesiz bikininin geçmişi çok daha eskilere dayanıyor. Sicilya’da bulunan ve 4. yüzyıl Roma dönemine ait bir villada bulunan mozaiklerde, iki parçalı kostüm giyinmiş kadınlar görülüyordu. Büyük ihtimalle bu giysiler yüzme için pek de uygun olmayan deriden yapılmıştı; ama asıl amaç çekici kadın bedenlerini görünür kılmaktı. Tekstil mühendisliğinin başarılı icatları bugün büyük oranda bu amaca hizmet ediyor.

Özgürlük ve bedensel özgüvenin sembolü olarak bikininin tasarım evrimi kadın özgürlüğü ile paralellik gösteriyor. Film yıldızlarının bikinili görüntüleri bu mitin canlandırılmasında etkili oldu. 1956 yapımı Fransız filmi Ve Tanrı Kadını Yarattıda Brigitte Bardot’u, 1962 yapımı Dr No’da beyaz bikinisiyle Ursula Andress’i örnek verebiliriz. Bu filmde Andress denizden çıkan ıslak bedenini kaplayan beyaz bikinisiyle baştan çıkaran kadının somut örneği haline geldi. Andress 2001’de bu bikiniyi Londra’da müzayedeye çıkararak 61.500 dolara sattı.

Sürekli değişen tasarım

Amerikan dergisi Sports Illustrated 1964’te ilk mayo sayısını çıkardığında moda tasarımcısı Rudi Gernreich de monokini adı verilen üstsüz, tek parça tasarımlarını sunmuştu. Liberal 70’lerde bu tasarım tam bir fırtına estirmesine rağmen Gernreich’in “beş yıl sonra herkes göğüslerini açacak” öngörüsü gerçekleşmedi. 1985’te çıkarılan ve bikini altında V şeklinde bir açıklık getiren pubikini’ler de tutmadı.

Çağdaş tasarımlardan biri de bikini altına eklenti halinde boyun bağı olarak uzayan ve göğüsleri açıkta bırakan half-kini. Bu belki açık saçık mayolarıyla ünlü Rio de Janerio’da tutabilecek bir yenilik.

Askısız bir üst parça içeren tankini’den tutun da Brezilya bikinisi olarak da adlandırılan thong’a kadar son on yıllarda çok çeşitli yeni bikini modelleri piyasaya sürüldü. Üçgen üstler, bağlı üstler, halter tipi üstler, altta ise t-string, g-string ve v-string'ler çıktı.

Telif hakkı Getty

Son dönemlerde ise biraz daha eskiye dönüş, daha kapalı ya da tek parça mayolara rağbet gözleniyor. Rihanna gibi ünlülerin bikinilerle alışveriş merkezlerine gittiği bir dünyada, şok olmaktan usanmış olanlar biraz daha kapalı bir görünüm tercih ediyor.

Elbette bikininin özelliği, basitliğine rağmen daima güçlü bir etki bırakmasında. Modayı ve dönemi yansıtacak şekilde kesimi ve biçimi sürekli değişen küçücük bir kumaş parçasının bir tasarım ikonu haline gelmesi işte bu yüzden.

Bu makalenin İngilizceaslını BBC Culture’da okuyabilirsiniz.

Derginin diğer makalelerine buradan ulaşabilirsiniz.