Derbi gündemi: 1453 Kartalları, Çarşı, Gezi

Türkiye Süper Ligi'nin 5. haftasında Beşiktaş ile Galatasaray'ı karşı karşıya getiren derbi, taraftarların sahaya inmesiyle bitiş düdüğüne dakikalar kala tatil edildi.

Sandalyelerin havada uçuştuğu, siyah-beyazlılar ve turuncu üniformalı güvenlik görevlilerinin birbirlerini kovaladığı, ve hatta gözaltına alınanların olduğu maç bitmiş olsa da, tepkiler ardı ardına geliyor.

Derbide yaşananlara yönelik hükümetin tepkisini aktaran ilk isim, Beşiktaşlı olduğunu sıklıkla dile getiren Bülent Arınç'tı.

Arınç yaşananları "acı, çirkin ve korkunç" olarak niteledi, Türkiye'nin itibarının zedelendiğini söyledi.

Arınç'a göre derbide yaşanan olaylar önceden planlanmış: "3-5 bin kişi böylesine bir taşkınlık yapmak için, böyle bir provokatif eylemde bulunmak için hazırlanmış, içeriye sızmış veya bunların sızmalarına gözler kapanmış"

Olayların tribünlerde kışkırtma sonucu patlak vermiş olabileceği ihtimali başkalarının açıklamalarında da dile getirilen bir olasılık.

Zira Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, Twitter'da "Olayların [Çarşı] grubu ve Beşiktaş taraftarları ile ilgisi yok. Araya sızan teröristlerin işidir. Bu görüntü futbolu bitirir. Karşı çıkalım." dedi.

Olayların belli bir grubun provokasyonuyla meydana geldiği iddiasını dile getiren sadece siyasiler değil.

Doğan Haber Ajansı, gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan bir Beşiktaş taraftarının da "Beşiktaş tribünlerinde 100-150 kişilik bir grup vardı. Zaten gerginlik yaratmaya çalışan bir gruptu. Onlar son dakikada ortamın gerilmesiyle birlikte sahaya girdiler. Bu olayı gerçek Beşiktaş taraftarının yaptığını düşünmüyorum." dediğini aktarıyor.

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman da bugün Doğan Haber Ajansı'nın konuştuğu taraftara benzer açıklamalarda bulundu. Orman, taraftarların "hiç birinin olaylara katılmadığını" ve "yaşananları ıslıklarla protesto ettiğini" söylerken "Bu olayların içinde bulunanları Beşiktaşlı olarak nitelendiremiyorum. Beşiktaşlılık kulübüne zarar vermek değildir." dedi.

1453 Kartalları, Çarşı, Gezi

Kışkırtan bir grup olduğu olasılığı dile getirilse de, bu grubun yapısı ve kimliği tartışma konusu.

Beşiktaş tribünlerinde bugün iki grubun ismi geçiyor: Beşiktaş'ın ünlü taraftar grubu Çarşı, ve nispeten yeni bir oluşum olan 1453 Kartalları.

Beşiktaş'ın ünlü Çarşı grubuna atfedilen bir açıklamada kendilerine muhalefet olarak kurulduğu öne sürülen ve olayları başlatmakla suçlanan 1453 Kartalları iddialara Twitter üzerinden sert tepki verdi: "ALLAH şahidimizdir bir kez bile şiddet yanlısı olmadık, bir kez bile sahaya inmedik, bir kez bile BEŞİKTAŞ'ımızı desteklemekten vazgeçmedik!"

Ama iki grup olaylardan birbirlerini suçlarken, yaz aylarını andırırcasına 'Gezi' iddiası bir kez daha gündemde.

Zira Çarşı grubu Gezi olaylarında adından sıklıkla söz ettirmiş, grubun siyasi kimliği olup olmadığı tartışılmaya başlanmıştı.

Dün gece yaşanan olayların arkasında siyasi amaçların olup olmadığı iddiası sıcağı sıcağına CHP tarafından meclise taşındı.

Parti verdiği soru önergesinde "Dört spor savcısının bu karşılaşmada görevlendirilmesi, iktidar partinizin ülkemizde Gezi Parkı gösterilerine destek verdiği için Beşiktaş kulübümüzün artık spor ruhu ile özdeşleşen taraftar grubu Çarşı’ya karşı başlattığı yok etme, göz korkutma operasyonunun bir parçası mıdır?" diye soruyor.

Ama önerge daha gündeme gelmeden CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, Çarşı grubuna yaptığı ziyarette "AKP'nin korkusu Gezi direnişinin ve sloganlarının statlarda atılmasıdır. Bunu engellemek adına yapılan şey ise Türk futboluna, tarihin en büyük zararını verecektir." dedi.

Derbide taraftarın sahaya inmesi daha önce görülmediği kadar meclis gündemine taşınırken, olayların Gezi protestolarıyla bağı olduğunu düşündüğünü açıklıkla dile getiren tek taraf CHP değil.

AKP Gaziantep milletvekili Şamil Tayyar, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada "Taraftar kılıklı çapulcular sahayı bastı! Her yer taksim her yer direniş diye slogan atıyor! Şerefsizler..." dedi.

Polisin biber gazı kullandığı iddiaları gündeme gelirken Tayyar'ın hisleri Burhan Kuzu'nun da sözlerinde yankılanıyor: "Polis olay çıkmasın diye uzak durmaya çalışıyor; suç gene polise yıkılmaya gayret ediliyor. Bugün yaşananlar yeni bir Gezi denemesidir. Bu akıntıya uyanları sel götürür. Bu aptalca bir denemedir."

İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da biber gazı kullanıldığını yalanlıyor.

Kanun değişiyor mu?

Ama tüm olayların ve tartışmaların ardından akıllardaki soru: 'Şimdi ne olacak?'

14 Mart 2010’da yine Olimpiyat Stadı'nda İstanbul Büyükşehir Belediye 1-0 öndeyken 88. dakikada Diyarbakırsporlu taraftarların sahaya girmesiyle maç tatil edilmiş, skor Federasyon tarafından 1-0 tescil edilip, Diyarbakır'a 3 maç seyircisiz oynama cezası verilmişti.

Galatasaray – Beşiktaş maçının hakemi Fırat Aydunus da saha içi raporunu Türkiye Futbol Federasyonu'na teslim ederken, top şimdi Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nda.

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman öncelikle yaşanan olaylardan dolayı takımın "6222 sayılı Sporda Şiddeti ve Düzensizliği önleme kanuna göre tüm gerekli işlemlerin yapılması için savcılığa" başvurduğunu ve saha için güvenliği sağlayan özel güvenlik şirketiyle anlaşmanın askıya alındığını açıkladı.

"Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkanlık makamı ne polis ne de savcılık makamıdır." diyen Orman, "sportif olaylar dışında yaşananları yetkililerin ortaya çıkaracağına inandıklarını" da sözlerine ekledi.

Ama kimilerine göre bu tür olaylara verilecek cezaları kapsayan 6222 sayılı kanun yeniden düşünülmeli.

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç "Meclis açılır açılmaz kanun yeniden düzenlenecektir. Para ve seyirciden men cezası yeterli mi, tartışılmalı." derken Türkiye Futbol Federasyonu Başkanvekili Ufuk Özerten isteklerini çok daha açık dile getirdi: "O yeşil sahaya inmenin bir cezasının olması lazım. Bunun da hapis cezası olmasını istiyorum."

İlgili haberler