Kadın hakları

  1. İstanbul Sözleşmesi Çalışma Platformu: Yerli ve milli yasal düzenleme yapılmasını teklif ediyoruz

    Figen Şaştım

    İstanbul Sözleşmesi Çalışma Platformu Sözcüsü Avukat Figen Şaştım, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesini istediklerini söyledi.

    İstanbul Sözleşmesi Çalışma Platformu, İstanbul Sözleşmesi’nin hukuki, sosyolojik ve psikolojik açıdan değerlendirerek, hazırladıklarını belirttikleri raporu kamuoyuyla paylaştı.

    Sözcü Avukat Figen Şaştım’ın açıklamaları şöyle:

    “İstanbul Sözleşmesi, Türkiye toplumunun temel dinamiklerine aykırı olan, kullanılan kavramlar ve hegemonik dille kadın erkek cinsi arasında dayanışma ve iletişim dilini ortadan kaldıran, dünya milletlerini cinsiyetsizleştirme ve üçüncü bir cinsi oluşturmanın ilk adımlarına öncülük eden proje bir sözleşmedir.

    "Sözleşmenin 80'inci maddesinde de düzenlenen usul gereğince Türkiye’nin sözleşmeden çekilmesini ve hükümetin kadına yönelik şiddet başta olmak üzere tüm canlılara yönelik şiddeti önleme ve ortadan kaldırmayı hedef alan yerli ve milli bir yasal düzenleme yapmasını teklif ediyoruz."

    Platform Sözcüsü Şaştım, raporu içinde sivil toplum örgütlerinin başkanları ve temsilcilerinin de yer aldığı, hukukçu, psikolog, sosyolog ve ilahiyatçılardan oluşan 12 kişilik ekiple hazırladıklarını söyledi. Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Şaştım, "Neden İstanbul Sözleşmesi'nden geri çekilmek istiyorsunuz?" sorusu üzerine şöyle konuştu: "Kadına yönelik şiddeti hiç kimsenin onaylaması söz konusu değil. Türkiye'nin kendi mevzuatı bağlamında, anayasa başta olmak üzere Türk Ceza Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve ilgili tüm kanunlarda şiddetin önlenmesi ve şiddetin ortadan kaldırılmasına yönelik 6284 sayılı 'Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Hakkındaki Kanun' dahil yasal düzenlemelerimiz mevcut.

    'Dayatmacı dil'

    "İstanbul Sözleşmesi'ne kutsiyet atfedilmesini bizler doğru bulmuyoruz. İstanbul Sözleşmesi Türkiye'de kadına yönelik şiddetin önlenmesi ya da ortadan kaldırılmasında bir teminat değildir. Kamuoyunda böyle bir yaklaşım ve anlayış var. İstanbul Sözleşmesi sanki 2011 yılında imza altına alınıp, 2014'te yürürlüğe girene kadar 'kadına yönelik şiddeti önlemeye dair Türkiye’de hiçbir mevzuat yok' gibi bir propaganda dili kullanılıyor. Ancak böyle değil.

    "İmza edenlerin yola çıkarken niyetinin sembolik olarak uluslararası düzeyde kadına yönelik şiddeti önleme ve ortadan kaldırmada bizlerde sizler gibi düşünüyoruz, mesajını vermek amacıyla taraf olunduğu kanaatindeyim. Türkiye'de yasal bir boşluk olduğu için değil. İstanbul Sözleşmesi'ndeki birtakım kavramların ve Türkiye'ye ve Türkiye toplumuna dayatmacı dilin doğru olmadığını düşünüyoruz.

    "Biz İstanbul Sözleşmesi'nin hedeflerinden birinin eşcinsel tercihlerde bulunma noktasında toplumu yönlendirdiğini, cesaretlendirdiğini düşünüyoruz. Ancak cinsel tercih eşcinsellikte olsa o kişilerin şiddete uğramasını ya da kötü muameleye maruz kalmasını onaylıyoruz gibi bir anlayışa da sahip değiliz."

  2. Zarka

    Afganistan'ın yoksul bölgelerinden Kairkot'ta yaşayan Zarka bir erkek şiddeti mağduru. Kocası, kıskançlık yüzünden Zarka'nın burnunu kesti. Tedavi gören Zarka, "Boşanmak istiyorum" diyor ama boşanırsa oğlunu kaybedeceğinden korkuyor. Zarka'nın hikayesi.

    Daha fazla bilgi
    next
  3. Daria Kyryliuk

    Ukraynalı manken Daria Kyryliuk, tatil için gittiği Çeşme'deki "The Beach of Momo" isimli özel plajın güvenlik görevlileri tarafından dövüldüğünü iddia etti. Momo yetkilileri, "Meydana gelen yaralanmada güvenlik ekibimizin hiçbir dahli yoktur" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yaşananlara tepki gösterdi.

    Daha fazla bilgi
    next
  4. Kaçaturyan kardeşler

    Krestina, Angelina ve Maria Kaçaturyan kardeşler hakkında cinayet davası açılması ülkede büyük tepkiye neden olmuştuBugünkü duruşmada, Krestina ve Angelina Kaçaturyan yargıç önüne çıkacak. Olay sırasında 17 yaşında olan kardeşleri Maria'nın davası ayrı görülüyor. Maria da cinayetten yargılanıyor.

    Daha fazla bilgi
    next
  5. Hatice Kamer

    Diyarbakır

    Mutlu Kaya

    Beş yıl önce eski erkek arkadaşı tarafından başından vurulan Mutlu Kaya, mucizevi bir şekilde hayatta kaldı. Ancak bugün bedeninin büyük kısmını güçlükle kullanıyor. Bu süre içinde Kaya'nın ablası ve avukatı da kadın cinayetlerine kurban gitti. BBC Türkçe'ye konuşan Kaya'ya göre cinayetlerin önemli bir nedeni, cezaların hafif olması.

    Daha fazla bilgi
    next