İnsan Hakları

  1. Tanrıkulu: 2002-2020 arasında en az 27 bin 483 kişi işkence ve kötü muameleye uğradı

    Sezgin Tanrıkulu

    TBMM İnsan hakları İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 2002-2020 yılları arasında AKP Hükümetleri ile ilgili hazırladığı ''İşkence ve Kötü Muamale Raporunu" açıkladı.

    Rapora göre 2002 - 2020 yılları arasında en az 27 bin 493 kişinin işkence ve kötü muameleye uğradığı tespit edildi.

    2002- 2014 yılları arasındaki kayıtlara göre vaka sayıları binin altında.

    2014 yılında 1039 işkence ve kötü muamele görülürken , bu sayı 2015'de 5.671; 2016'da 5606 vakaya yükseldi.

    Tanrıkulu'nun hazırladığı rapora göre son dört yılda kaydedilen işkence ve kötü muamele sayısı ise şöyle:

    • 2017 : 2.278
    • 2018 : 2.214
    • 2019 : 2.634
    • 2020 : 3.534

    Artan işkence ve kötü muamele olaylarında cezasızlık politikalarının da etkili olduğunu belirten Tanrıkulu, ''İşkence ve hatta yaralama/öldürme suçu işleyen kolluk görevlilerinin adil ve etkili bir biçimde soruşturulmadığını, yargılanmadığını birçok olay göstermiştir'' dedi ve pandemi sürecinde bu tür durumların arttığını ifade etti.

    Avrupa Konseyi İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezalandırmayı Önleme Komitesi’nin (CPT) Türkiye’ye 2017 ve 2019 yıllarında yapılan iki ayrı ziyarete ilişkin hazırlanan raporların 2019 yılı Ağustos Ayında yayınladığını söyleyen Sezgin Tanrıklu, 2017 ziyaretine ilişkin raporda, başta İstanbul ve Gündeydoğu Anadolu bölgesindeki iller olmak üzere gözaltı merkezlerinde çok sayıda kişiye fiziksel şiddet ve kötü muamele uygulandığının kaydedildiğini belirtti.

    Tanrıkulu, raporunda zorla kaybettirmelere de değindi ve İHD'nin 7 zorla zorla kaçırma olayı saptadığını belirtti.

    '' Kaçırılanlardan beşi “Birleşmiş Milletler Zorla veya İrade Dışı Kaybetmeler Çalışma Grubu”na başvurulduktan sonra sağ olarak bulundu. Diğer kişinin akıbeti ise bilinmiyor. Bulunan kişilerin işkenceye maruz kaldıkları anlaşıldı.''

    OHAL sonrası dönemde (2016-2020 yılları arasında) çoğunluğu Gülen yapılanması operasyonları çerçevesinde kaybedilen 24 kişinin daha sonra bulunduğunu söyleyen Tanrıkulu, bu kişilerin “kayıp oldukları dönemde” yoğun işkence gördüklerinin altını çizdi. Ayrıca Şırnak'ta kaybolan Şimoni Diril'in cesedinin 70 gün sonra köy yakınlarında bulundunu hatırlattı.

  2. Hrant Dink, Mayıs 2005

    Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink 14 yıl önce 17 yaşındaki Ogün Samast tarafından vurularak öldürüldü. Dink'in ölümünde ihmali ve sorumluluğu olmakla suçlanan yedisi tutuklu, 13'ü firari 76 kamu güvenlik görevlisinin yargılandığı dava hala devam ediyor.

    Daha fazla bilgi
    next
  3. anayasa mahkemesi

    Anayasa Mahkemesi, gözaltında götürüldüğü polis merkezinin çay ocağında polislerin çıplak aramasına maruz kaldığını belirten Rüya Ağdaş Sönmez'in "kötü muamele yasağının ihlal edildiği" iddiasıyla ilgili başvurusunu görüşerek, hak ihlali yapıldığı kararını verdi.

    Daha fazla bilgi
    next
  4. Türkiye'de yaşayan Uygur Türkleri, Çin ile suçluların iadesi anlaşmasından ötürü endişeli

    Çin, Türkiye ile suçluların iadesini öngören anlaşmayı onayladı. Henüz TBMM'den geçmeyen anlaşma, Türkiye'de yaşayan Uygur Türkleri ve ailelerinin Çin'e iadesine yol açabileceği endişelerini ortaya çıkarıyor.

    Daha fazla bilgi
    next
  5. Ayşe Sayın

    BBC Türkçe, Ankara

    Osman Kavala

    Anayasa Mahkemesi, üç yıldır uzun süredir tutuklu olarak yargılanan iş insanı ve Anadolu Kültür A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala'nın bireysel başvurusunu reddetti ve Kavala'nın 'kişi hak ve özgürlüğü güvenliğinin ihlâl edilmediğine' karar verdi.

    Daha fazla bilgi
    next
  6. CHP’li vekillerden çıplak arama iddiaları için TBMM’de alt komisyon talebi

    Sezgin Tanrıkulu

    CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na, son dönemde yoğun şekilde gündeme gelen çıplak arama iddialarının araştırılması için alt komisyon kurulması talebinde bulundu.

    Perşembe günü İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na yazdığı dilekçede Tanrıkulu, “Uşak’ta gözaltına alınan 30 kadına yönelik Uşak Emniyet Müdürlüğünde çıplak arama yapıldığına ilişkin iddialar mevcuttur. En son Uşak Emniyet Müdürlüğü ile gündeme gelen ancak daha öncesinde de diğer gözaltı merkezleri ve cezaevlerinde başka çıplak arama iddialarına ilişkin TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerine iletilen cezaevi mektuplarında (cezaevine giriş, nakiller vb. zamanlarda) çıplak arama uygulamalarına sıklıkla yer verilmektedir. Çıplak arama vücut dokunulmazlığını ihlal etmekte olup, tüm insanlar bakımından adeta cinsel şiddete dönüşebilen bir uygulamadır. Gözaltı merkezlerinde ve cezaevlerinde bulunan hükümlü, tutuklu ve hükümözlülerin maruz kaldığını ifade ettikleri çıplak arama uygulamasının tüm boyutlarıyla araştırılarak, ihmali ve sorumluluğu bulunanların belirlenmesi ve iddiaların araştırılarak kamuoyuna şeffaf bilgilendirme yapılması amacıyla ivedi olarak bir Alt Komisyon kurulmasını arz ve talep ederiz.” ifadelerine yer verdi.

  7. Demirtaş

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), eski HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş'ın ifade, özgürlük ve güvenlik, serbest seçim, hak kısıtlamasının kullanılmasında sınırlamalar haklarının ihlal edildiğine hükmetti ve derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.

    Daha fazla bilgi
    next
  8. Ayşe Sayın

    BBC Türkçe, Ankara

    İtalya'da Türkiye'de ifade özgürlüğü için eylem yapan Af Örgütü üyeleri

    TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edilerek Genel Kurul gündemine giren "Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi", başta İçişleri Bakanlığı'nca dernek yönetimlerinin görevden alınması ve yerine kayyum atanmasını öngören maddeleri olmak üzere, sivil toplum örgütlerine yönelik yeni düzenlemeler nedeniyle muhalefet partilerinin hedefinde. Ayşe Sayın'ın haberi.

    Daha fazla bilgi
    next
  9. Ella Kissi-Debrah: Birleşik Krallık’ta ilk defa bir kişinin ölüm nedenleri arasında hava kirliliği yer aldı

    ella

    İngiltere’de 2013 yılında hayatını kaybeden Ella Kissi-Debrah, ölüm nedenleri arasında resmen hava kirliliği yer alan ilk kişi oldu.

    Ölüm nedeni inceleme birimlerinin hazırladığı rapora göre hava kirliliği dokuz yaşındaki kızın ölümünde önemli bir rol oynadı.

    Hükümetin hava kirliliği danışmanı Prof. Gavin Shaddick, “Bu çok önemli bir karar” dedi.

    Ölüm nedeni belirleme görevlisi Philip Barlow, iki haftalık incelemesinin ardından Ella’nın “aşırı derecede hava kirliliğine” maruz kaldığını belirtti.

    Ella’nın evi, Londra’nın güneyindeki Lewisham’da A205 adlı anayola 25 km. uzaklıktaydı.

    Ella ölümünden önceki son üç yılında birden fazla astım krizi geçirdi ve 27 kere hastaneye kaldırıldı.

    Ella'nın evinin yakınındaki anayol
    Image caption: Ella'nın evinin yakınındaki anayol

    Philip Barlow, Ella’nın evi etrafındaki nitrojen dioksit seviyelerinin Dünya Sağlık Örgütü ve AB limitlerini aştığını, Ella’nın annesine yeterli bilgi verilmemesinin de ölümde rol oynadığını aktardı.

    Ellla’nın ailesi, evlerinin etrafındaki hava kirliliği seviyesi ve bunun kızlarının sağlığına etkisi hakkında bir bilgilerinin olmadığını söylemişti.

    BBC Çevre Analisti Roger Harrabin bunun İngiltere için tarihi bir karar olduğunu aktarıyor.

    Harrabin’e göre bu karar ülkedeki toplumsal eşitsizliğe dair tartışmaları da alevlendirecek.

    Birleşik Krallık’ta genellikle yoksullar en kötü hava kalitesinin olduğu, zenginler ise en iyi hava kalitesinin olduğu yerlerde yaşıyor.

    Ülkede hava kirliliği on yıllar önce de pek çok kişinin ölümüne yol açıyordu.

    Fakat bugüne kadar kimsenin ölüm belgesinde ölüm nedeni olarak resmen hava kirliliği yer almamıştı. Uzmanlar bugüne kadar hava kirliliğinin başka ölüm nedenlerine katkısının olabileceğini belirtiyordu.