Hapishane

  1. Hatice Kamer

    Diyarbakır

    Mehmet Emin Özkan

    26 yıldır işlemediğini söylediği bir suçtan dolayı cezaevinde olan 83 yaşındaki Mehmet Emin Özkan'ın hastaneye kelepçeli olarak götürülürken zorla yürüyebildiği görüntüler sosyal medyada tepki yarattı. Özkan'la ilgili hukuki süreç, davasıyla ilgili kuşkular ve tahliyesinin önündeki engelleri Diyarbakır'dan Hatice Kamer araştırdı.

    Daha fazla bilgi
    next
  2. Cezaevi

    Avrupa Konseyi'nin yayımladığı 2020 ceza istatistikleri raporuna göre Türkiye, 31 Ocak 2020 tarihi itibarıyla Konsey'in 47 üyesi arasında, her 100 bin kişiye düşen tutuklu ve hükümlü sayısında ilk sırada yer aldı. Cezaevi kalabalıklığı ve cezaevi personeli başına düşen tutuklu ve hükümlü sayısı istatistiklerinde de Türkiye zirvede.

    Daha fazla bilgi
    next
  3. cezaevi

    İnsan Hakları Derneği (İHD) 2020 yılında meydana gelen cezaevlerindeki hak ihlâllerine dair raporunu yayımladı. Raporda, toplamda 1182 başvuru aldıkları ve bunlar arasında Covid-19 salgını ile çok sayıda başvuru olduğu kaydedildi.

    Daha fazla bilgi
    next
  4. Hatice Kamer

    Diyarbakır

    HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay ve tutuklu aileleri, soruna dikkat çekmek için 12 Ocak'ta Şakran Cezaevi önünde basın açıklaması yapmışlardı

    Cezaevlerinde iyi hal, dolayısıyla şartlı tahliye hükümlerinin, yetkisi iki ay önce artırılan Cezaevi İdare Gözlem Kurulları tarafından daha dar yorumlandığı ve özellikle "örgütlü suçlardan" hüküm giymiş onlarca tutuklunun koşullu salıverilme taleplerine olumsuz yanıt verildiği yönündeki şikayetleri, Hatice Kamer araştırdı.

    Daha fazla bilgi
    next
  5. Tanrıkulu: 2002-2020 arasında en az 27 bin 483 kişi işkence ve kötü muameleye uğradı

    Sezgin Tanrıkulu

    TBMM İnsan hakları İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 2002-2020 yılları arasında AKP Hükümetleri ile ilgili hazırladığı ''İşkence ve Kötü Muamale Raporunu" açıkladı.

    Rapora göre 2002 - 2020 yılları arasında en az 27 bin 493 kişinin işkence ve kötü muameleye uğradığı tespit edildi.

    2002- 2014 yılları arasındaki kayıtlara göre vaka sayıları binin altında.

    2014 yılında 1039 işkence ve kötü muamele görülürken , bu sayı 2015'de 5.671; 2016'da 5606 vakaya yükseldi.

    Tanrıkulu'nun hazırladığı rapora göre son dört yılda kaydedilen işkence ve kötü muamele sayısı ise şöyle:

    • 2017 : 2.278
    • 2018 : 2.214
    • 2019 : 2.634
    • 2020 : 3.534

    Artan işkence ve kötü muamele olaylarında cezasızlık politikalarının da etkili olduğunu belirten Tanrıkulu, ''İşkence ve hatta yaralama/öldürme suçu işleyen kolluk görevlilerinin adil ve etkili bir biçimde soruşturulmadığını, yargılanmadığını birçok olay göstermiştir'' dedi ve pandemi sürecinde bu tür durumların arttığını ifade etti.

    Avrupa Konseyi İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezalandırmayı Önleme Komitesi’nin (CPT) Türkiye’ye 2017 ve 2019 yıllarında yapılan iki ayrı ziyarete ilişkin hazırlanan raporların 2019 yılı Ağustos Ayında yayınladığını söyleyen Sezgin Tanrıklu, 2017 ziyaretine ilişkin raporda, başta İstanbul ve Gündeydoğu Anadolu bölgesindeki iller olmak üzere gözaltı merkezlerinde çok sayıda kişiye fiziksel şiddet ve kötü muamele uygulandığının kaydedildiğini belirtti.

    Tanrıkulu, raporunda zorla kaybettirmelere de değindi ve İHD'nin 7 zorla zorla kaçırma olayı saptadığını belirtti.

    '' Kaçırılanlardan beşi “Birleşmiş Milletler Zorla veya İrade Dışı Kaybetmeler Çalışma Grubu”na başvurulduktan sonra sağ olarak bulundu. Diğer kişinin akıbeti ise bilinmiyor. Bulunan kişilerin işkenceye maruz kaldıkları anlaşıldı.''

    OHAL sonrası dönemde (2016-2020 yılları arasında) çoğunluğu Gülen yapılanması operasyonları çerçevesinde kaybedilen 24 kişinin daha sonra bulunduğunu söyleyen Tanrıkulu, bu kişilerin “kayıp oldukları dönemde” yoğun işkence gördüklerinin altını çizdi. Ayrıca Şırnak'ta kaybolan Şimoni Diril'in cesedinin 70 gün sonra köy yakınlarında bulundunu hatırlattı.

  6. Diyarbakır’da HDP ve STK’lar 27 Kasım'da Cezaevi'nde başlatılan süresiz ve dönüşümlü açlık grevlerine dikkat çekti

    Hatice Kamer

    BBC Türkçe, Diyarbakır

    açıklama

    Diyarbakır'da faaliyet yürüten bazı sivil toplum örgütleri ve Halkların Demokratik Partisi, cezaevlerindeki açlık grevlerine dikkati çekmek için bugün Koşuyolu Parkı'nda, İnsan Hakları Anıtı önünde bir basın açıklaması yaptı.

    27 Kasım'da Türkiye'deki birçok cezaevinde PKK ve PJAK' tutuklularının beşer gün arayla dönüşümlü olarak açık grevi başlatmıştı.

    Cezaevlerinde birçok hak ihlali yaşandığını savunan tutuklu ve hükümlüler, yaşanılan hukuksuzlukların 21 yıldır İmralı Adası'nda Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan'a uygulanan tecrit politikasından bağımsız olmadığını öne sürüyor.

    Cezaevlerinde insan hakları ihlallerinin en üst seviyede kendini gösterdiğini, insanlık dışı yöntemlerle tutsakların hakların yok sayıldığını savunan sivil toplum kurumları, HDP'nin eski eş Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile Leyla Güven ve diğer bütün siyasi tutsakların haklarının askıya alındığını, cezaevindeki siyasi tutsakların iradelerine sahip çıktığını ve bu uygulamalara boyun eğmediklerini savundular.

    Açıklamaya Mezopotamya Tutuklu Aileleri Derneği, Tutuklu Aileleri Federasyonu ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği de katıldı.

    120'si cezaevinde bulunan 300 kişinin açlık grevinde olduğunu belirten örgütler, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:

    "Demokratik ve özgür bir toplum için bedel veren siyasi tutsaklar şimdi de toplumun huzuru ve barışı için açlık grevi eylemi sürdürmekteler. İstekleri İmralı’daki tecridin bir an önce kaldırılmasıdır. Tecridin kaldırılması barış, çözüm ve huzurun önünü açacaktır.

    “Biz HDP ve STK’lar olarak siyasi tutsakların eylemini destekliyor ve istekleri bizim isteğimiz diyoruz. Bugün açlık grevlerinin 27’nci günü, bunun için bütün parti ve STK’ların bu konuda hassas olmaları gerekmekte, çünkü siyasi tutsakların istekleri bütün insanlığın isteğidir."

  7. İnsan Hakları İzleme Merkezi: Suudi Arabistan’da gözaltındaki göçmenler insanlık dışı koşullarda tutuluyor

    HRW gözaltındakilerin Riyad'daki bu güvenlik kompleksinde tutulduğunu aktarıyor
    Image caption: HRW gözaltındakilerin Riyad'daki bu güvenlik kompleksinde tutulduğunu aktarıyor

    İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Suudi Arabistan’daki sınır dışı etme merkezinde göçmenlerin insanlık dışı koşullarda tutulduğunu açıkladı.

    Örgüt, “Koşullar o kadar vahim ki kötü muamele sınıflandırmasına giriyor” ifadelerini kullandı.

    HRW’ye konuşan göçmenler aşırı kalabalık odalarda çok uzun süreler tutulduklarını, plastik kaplı çelik coplarla darp edildiklerini, Ekim ve Kasım aylarında bu darplar sonucu en az üç kişinin hayatını kaybettiğini anlattı.

    HRW Sığınmacı ve Göçmen Hakları Araştırmacısı Nadia Hardman “Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Suudi Arabistan’da bu koşulların hiçbir bahanesi yok” dedi.

    HRW pandemi döneminde bu kalabalığın salgını artırdığına da dikkat çekti.